(1111 S. K. m. 35)
Davacı vekili, 27.03.2002 tarihinde İstanbul 1.İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 01.04.2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 21.05.1999 tarihinde Tanzanyanın Abdülselam şehrinde kardeşi ve bir Tanzanyalı ile birlikte Prolific Grup adında bir şirket kurup oturma ve çalışma izni alınca 1111 sayılı Kanunun 35/G maddesi gereğince Nairobi Büyükelçiliğine başvurarak askere sevkini 31.10.2001 tarihine kadar ertelettiğini, mal alımı için 17.07.1999 tarihinde Türkiyeye geldiğini, 17.08.1999 depreminden zarar gören ailesine yardımcı olmak ve felaketin yarattığı olağanüstü durumun geçmesi için bir süre daha Türkiyede kaldığını, yapılan bir ihbar nedeniyle erteleme kararının MSBlığının 24.09.1999 tarihli yazısıyla iptal edildiğini, işlemin iptali için açtıkları davada AYİM 2 nci Dairesinin 16.02.2001 gün ve 2000/211 Esas, 2001/143 sayılı kararıyla iptal kararı verildiğini, ihbar nedeniyle askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan 1 nci Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinde dava açıldığı, yargılama aşamasında 24.02.2000 tarihli duruşmada yurtdışına çıkış yasağı konduğunu, 05.02.2002 tarihli beraat kararıyla yasağın kaldırıldığını, 31 Ekim 2002 tarihine kadar askerliğinin ertelenmesi için yaptıkları başvuruya MSBlığının 07.02.2002 tarihli yazılarıyla, Tanzanyada oturma ve çalışma izninin 13.07.2001 tarihinde bittiği belirtilerek ertelemenin mümkün olmadığı ve tabi olduğu statüde silah altına alınmak üzere askerlik şubesine başvurmasının istendiğini, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu, askere sevkini yasalara uygun bir şekilde erteleten, yasal çerçevede geçici bir süre için yurda gelen fakat daha sonra hakkında konulan yurtdışı çıkış yasağı nedeniyle yurtdışına çıkamayan ve bu suretle dövizle askerlik hizmetinden yararlanma koşullarından bir kısmını mücbir sebepler nedeniyle yerine getiremeyen davacının askere sevkinin ertelenmemesi işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 26 Haziran 2002 tarih ve Gensek No: 2002/709, Esas No: 2002/247 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 01 Ocak 1992 tarihinde askerlik çağına giren davacının askerlik ertelemesinin sona erdiği 31 Aralık 1995 tarihinden sonra bakaya olarak arandığı yapılan ihbarla çok kısa sürelerle yurt dışında olduğu anlaşılan davacının başvurusu üzerine TANZANYA/ T.C. Nairobi Büyükelçiliğince düzenlenen 17 Temmuz 1999 tarihli erteleme belgesinin MSBlığının talimatı gereği Askerlik Şubesince kabul edilmediği, buna karşı açılan dava sonunda AYİM 2 nci Dairesinin 16 Şubat 2001 gün ve E. 2000/211- K.2001/143 sayılı kararı ile işlemin iptal edildiği, bu nedenle askerliğinin 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/G maddesi gereğince 31 Ekim 2001 tarihine kadar ertelendiği, bu arada yurtdışında oturduğuna ve çalıştığına ilişkin belgelerin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle hakkında askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan dolayı açılan davada verilen mahkumiyet kararının temyiz aşamasında bozulduğu, 1 nci Or. K.lığı Askeri Mahkemesinin 05.02.2002 gün ve 2002/800-22 sayılı ilamı ile beraat kararı verildiği, aynı Mahkemenin 24.2.2000 tarihinde davacı hakkında koyduğu yurtdışına çıkış yasağının bu surette kaldırıldığı, bu gelişmeler üzerine davacının, 17.10.2001 tarihinde hakkındaki davanın temyiz aşamasında olduğunu ve yurtdışına çıkamayacağından dolayı dövizle askerlik hizmeti koşullarını yerine getiremediğini belirterek durumun incelenip Dövizle askerlik kapsamında 31 Ekim 2001 tarihine kadar olan ertelemesinin 31 Ekim 2002 tarihine kadar uzatılmasını istediği, MSBlığının 7 Şubat 2002 tarihli yazısıyla oturma ve çalışma izninin 13 Temmuz 2001 tarihinde sona ermesinden dolayı talebinin reddedildiğinin ve tabi olduğu statüde askere sevk edileceğinin tebliğ edildiği, bunun üzerine işlemin iptali için 27 Mart 2002 tarihinde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının askerlik hizmetinin 31 Ekim 2002 tarihine kadar ertelenip ertelenemeyeceği hususundan ibarettir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 35 nci maddenin (G) fıkrasında Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sıfatı ile yabancı ülkelerde bulunan yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgeler ile bağlı bulundukları Türk Konsolosluklarına başvurmaları halinde, bunların son yoklama, celp ve sevk gibi her türlü askerlik işlemleri; iki yılda bir yenilenmek kaydıyla, 38 yaşlarını tamamladıkları yılın sonuna kadar Milli Savunma Bakanlığınca ertelenebilir. Erteleme şartlarını haiz olmadıkları anlaşılanlar veya erteleme sebebi ortadan kalkanlarla kendi istekleriyle erteleme hakkından vazgeçenlerin ertelemeleri iptal edilerek, askere sevkleri sağlanır. hükmü öngörülmüştür.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 35 nci maddesi G fıkrasının amacı, yurtdışında oturma ve çalışma iznine sahip bulunan Türk vatandaşlarının, Türkiyedeki uzun süreli askerlik hizmetinden dolayı yurtdışında elde ettikleri birtakım haklarını kaybetmelerine engel olmaktır. Hükümde geçen ertelenebilir ibaresinden, bu hususta idareye kamu yararına takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/G maddesinde erteleme için öngörülen yabancı ülkede bulunma şartıyla ilgili olarak bir süre tayin edilmemiş olmakla beraber, uygulamada Kanunun EK-1 nci maddesi ve Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği ertelemenin devamı süresince toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasının yurt dışında geçirilmesi ve yurda kesin dönüş yapılmaması esas alınmaktadır.
Davacı hakkında beraatla sona eren ve yargılama esnasında konulan 24.2.2000 -05.02.2000 tarihleri arasındaki yurtdışına çıkış yasağını mücbir sebep ve hakkaniyet ilkesi gereği yurtdışında çalışma şartını gerçekleştirmemesinin mazereti olarak kabul etmek düşünülebilir ise de; AYİM 2 nci Dairesinin 16 Şubat 2001 tarihli iptal kararının gerekçesinin irdelenmesi gerekmektedir. Zira, her ne kadar söz konusu karar üzerine davalı idarece davacının askere sevki 31.10.2001 tarihine kadar ertelenmiş ise de, bundan önce erteleme şartlarını kaybedip kaybetmediği önem arz etmektedir.
AYİM 2 nci Dairesinin anılan kararında çözümlenen uyuşmazlığın konusu, 17.07.1999 tarihinden itibaren Türkiyede bulunan davacının askerlik ertelemesinin henüz takvim yılı sona ermeden 24.09.1999 tarihinde kaldırılıp davacının askere sevk edilip edilemeyeceğine ilişkindir. İdarenin ertelemeyi kaldırarak askere sevk etme işlemi, kararın gerekçesinde gösterildiği gibi 15.7.1999 tarihi itibariyle erteleme şartlarını taşıyan davacının askerliğinin ertelendiği, 17.7.1999 tarihinde yurda döndüğü iki ay dokuz gün sonra Milli Savunma Bakanlığınca 24.09.1999 tarihinde yurt dışında bulunma şartını kaybetmesi nedeniyle askerliğinin ertelenmesinin iptal edildiği, davacının askerliğinin ertelenmesinden itibaren henüz 6 aydan fazla bir sürenin yurt içinde geçirilmesi beklenmeden yurt dışında bulunma şartını kaybettiğinden bahisle tesis edilen işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından iptal edilmiştir. Yani, idarenin 6 aydan fazla bir süre yurt içinde geçirilene dek bekleyip işlem tesis etmesi halinde hukuka aykırılık bulunmayacaktır.
Her ne kadar davalı idare, 1999 yılında bir daha yurt dışına çıkmadığı halde davacının askerliğini 31.10.2001e kadar ertelemiş ise de, bu işlem davacıya yeni bir erteleme için hak sağlamamaktadır. Zira, davacı 1999 yılında sadece 1 ay 25 gün yurt dışında bulunmuştur. Davacı 17 Ağustos depremini ileri sürmekte ise de, bu yönde hiçbir somut belge gösterememiştir. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35 nci maddesinin G fıkrasının ikinci bendinden anlaşılacağı üzere derhal askere sevk için erteleme şartının bir kez ortadan kalkması yeterlidir. Davacı da yurtdışında bulunma şartını 1999 yılı sonu itibariyle yitirmiş olup Askeri Mahkemece 24.2.2000 tarihinde konan yurtdışına çıkış yasağının buna bir etki ve katkısı bulunmamaktadır.
Davacının bakaya olarak arandığı ve kardeşi tarafından yurt dışında ticaretle uğraştığı ileri sürülen 1992 yılında 1 gün, 1998 yılında 26 gün ve 1999 yılında 1 ay 25 gün süre ile yurt dışında kaldığı dikkate alınarak davacının askerliğinin ertelenmemesine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy