(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
J. Er. Zeki KARACARın 10.03.2001 tarihinde Akkoç J. Krk. K.lığında çevre emniyet nöbetçisi iken nöbet yerini terk ederek karakol giriş kapısında J. Er Kenanla konuşmaya başladığını, silahla şakalaşırken santral nöbetçisi olan müteveffa Er Cemal ÖZERin izin alarak aynı yere geldiğini, J.Er Zeki KARACAR'ın bu sefer de tüfeğini müteveffa ere doğrulttuğunu, geriye doğru uzaklaşan müteveffanın kazaen ateşlenen silahtan çıkan merminin isabeti sonucu yaralandığını, ilk müdahaleden sonra hastaneye sevk esnasında vefat ettiğini, ölüm olayından dolayı ölenin yakınlarına Mehmetçik Vakfınca para yardımında bulunulduğunu, 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmediğini, 5434 sayılı Kanun gereğince maaş bağlama istemlerinin devam ettiğini, istenen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, faizin maddi tazminat için dilekçe tarihinden ve manevi tazminat için karar tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Davacıların yakınının ölümüne yol açan olayın bir kamu hizmeti olan askerlik görevinin ifası sırasında, idarenin yine aynı hizmette istihdam ettiği ajanı olan diğer bir asker kişinin silahı ile ilgili dikkatsiz ve tedbirsiz bir davranışından kaynaklandığını bu nedenle davacı eş ve kıza destekten yoksun kalmalarından dolayı kendilerine yapılan ve yapılacak ödemeler de dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın yasal faiziyle birlikte maddi tazminat, davacı eş, kız evlat, anne, baba ve kardeşe yakınlarını kaybetmelerinden ötürü duydukları acı ve üzüntüyü karşılamak üzere takdir olunacak bir miktarın yasal faizi ile birlikte manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör üye Hak.Yb.Coşkun GÜNGÖR'ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24.12.2001 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ve kardeşi J. Er Cemal ÖZERin GAZiANTEP/Araban-Akkoç J.Krk. K.lığı emrinde görev yapmakta iken 10.03.2001 tarihinde nöbet mahallini terk ederek yanlarında gelen J.Eri Zeki KARACAR tarafından şakalaşma esnasında silahının ateş almasıyla kazaen vurulduğunu ve hastaneye sevk edilirken yolda vefat ettiğini, idarenin kusurundan dolayı yakınları vefat eden müvekkillerinin zararının tazmininin gerektiğini beyanla, müvekkilleri için maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
AYİM ikinci Dairesinin 01 Mayıs 2002 tarih ve 2002/305 Esas sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, bu kararı müteakip davacıların Ankara 4 ncü İdare Mahkemesinde açtığı davanın aynı Mahkemenin 27.12.2002 gün ve 2002/1053 esas sayılı kararıyla davada AYİM'in görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi üzerine gidilen Uyuşmazlık Mahkemesince, 28.04.2003 gün ve 2003/25 Esas, 2003/25 Karar sayılı hükümle AYİM İkinci Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasından sonra davaya kaldığı yerden devam edilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; davacıların yakını J.Er Cemal ÖZER'in, GAZİANTEP /Araban-Akkoç J.Krl.K.lığında 1980/3 tertip olarak askerlik hizmetini yapmakta olduğu, 10.03.2001 günü saat 21.20 sıralarında 21.00-24.00 saatleri arasında çevre emniyet nöbetçisi olan J.Er Zeki KARACAR'ın nöbet mahallini terk ederek karakol binasının giriş kapısına geldiği, aynı saatte nizamiye nöbetçisi J.Er Kenan MUTLU'nun da buraya geldiğini, bir süre konuştuktan sonra J.Er Zeki KARACAR'ın diğerine silahını çevirerek şaka yapmaya başladığını, bu sırada santral nöbetçisi olan müteveffanın nöbetçi astsubaydan tuvalet ihtiyacı için izin alarak yerinden ayrıldığı ve giriş kapısındaki bu erlerin yanına geldiği, er KARAÇARın silahını bu seferde müteveffaya yönelttiği, müteveffanın kaza olur diyerek geriye koştuğu sırada tüfeğin ateş aldığı ve çıkan mermi karın boşluğuna isabet eden Er Cemal ÖZERin yaralandığı, Araban Sağlık Ocağında yapılan ilk müdahaleden sonra GAZİANTEP Devlet Hastanesine sevk edilen erin yolda vefat ettiği, ölümünden doğan zararlarının karşılanması için müteveffanın eşi, annesi, babası, kızı ve kardeşinin vekilinin 11.09.2001 tarihli bir dilekçesiyle İçişleri Bakanlığına müracaatta bulundukları, bu talebi J.Gn.K.lığının 24.10.2001 gün ve AD.MÜŞ: 2001-423/3767-2 sayılı yazısı ile reddedildiği, bunun üzerine müteveffanın eşi, anne, baba, kızı ve kardeşinin vekilleri aracılığıyla 24 Aralık 2001 tarihinde maddi ve manevi tazminat talepli bu davayı açtıkları, eş için 15 milyar TL maddi ve 500 milyon TL manevi, kızı için 5 milyar maddi ve 500 milyon TL manevi, baba ve anne için 300 milyon TL manevi, kardeş için 200 milyon TL manevi tazminat istendiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125/son maddesine göre idare kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararları karşılamakla yükümlüdür. Doktrin ve yargı kararlarına göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. Hangi ilkeye dayandırılırsa dayandırılsın genel olarak İdarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de, zarar tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğmalıdır.
Davacılar yakınının ölümüne yol açan olayın, kamu hizmeti olan askerlik görevinin ifası sırasında, idarenin yine aynı hizmette istihdam ettiği ajanı olan başka bir asker kişinin silahı ile suç teşkil eden dikkatsiz ve tedbirsiz davranmasından kaynaklandığı, davacıların yakınının ölümüne sebep olan J.Er Zeki KARACAR hakkında 5 nci Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.12.2001 tarih ve 2001/1653-1385 Esas ve Karar sayılı kararıyla dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan mahkumiyetine karar verildiği, müteveffanın kusurunun bulunmadığı, olayda idarenin ajanının suç teşkil eden kusurunun bulunduğu kanaatine varılarak davacıların uğradığı zararların idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyelere yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 07.07.2003 tarih ve 781137 sayılı işlem ile 1 nci derece vazife malulü olarak davacı eş Emine ÖZER'e 01.04.2001 tarihi itibariyle 201.290.000 TL dul aylığı bağlandığı, davacı çocuk Beyza ÖZER'in 04.04.2001 tarihinde doğması nedeniyle 01.05.2001 tarihi itibariyle aylıklar yeniden düzenlenerek çocuğa 82.640.000 TL. aylık bağlandığı, aynı tarih itibariyle Emine ÖZER'in aylıklarının ise 165.280.00 TL. olarak yeniden düzenlendi, sözkonusu aylıkların değişen katsayılar itibariyle yükseltilerek 01.01.2004 tarihinde Emine ÖZER'in 471.020.000 TL.ye, Beyza ÖZERin ise 235.510.000 TL.ye yükseltildiği, ayrıca, Emine ÖZER'e 2001 yılı için 505.000.000 TL, Beyza ÖZER'e 404.000.000 TL., 2002 yılı için her birine 686.000.000 TL., 2003 yılı için herbirine ayrı ayrı olmak üzere 728.400.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan eş ve çocuğun maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememizce ibraz edilen 27.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda, davacı eş ve çocuğa sağlanan maddi yararlar nedeniyle maddi tazminat hak edişlerinin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda istem yapılmış, davacı eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Tüm davacılara, yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş, şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, paranın alım gücü, işletilecek yasal faiz ve talep miktarı dikkate alınarak manevi tazminat verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş Emine ÖZER ile davacı çocuk Kader Beyza özerin MADDİ TAZMİNAT istemlerinin REDDİNE,
2. Davacı eş Emine ÖZER ile davacı çocuk Kader Beyza ÖZER'e takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak ayrı ayrı 500.000.000 TL. (BEŞYÜZMİLYON TL) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Davacı baba Ramazan ÖZER ile anne Sakine ÖZER'e takdiren ve istemlerine bağlı kalarak ayrı ayrı 300.000.000 TL. (ÜÇYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
4. Davacı kardeş Hasan Hüseyin ÖZER'e takdiren ve istemine bağlı kalınarak 200.000.000 TL. (İKİYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 10.03.2001 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01.07.2002 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ) 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %16 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf olan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 90.000.000 TL. (DOKSANMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan 301.000.000 TL. (ÜÇYÜZBİRMİLYON TL.) harcın istemleri halinde davacılara İADESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 65.000.000 TL. (ALTMIŞBEŞMİLYON TL) posta giderinin davalı idareden alınarak, DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Hükmedilen manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi olarak hesabedilen 216.000.000 TL. (İKİYÜZONALTIMİLYON TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, DAVACILARA VERİLMESİNE,
10 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy