(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 29 Mart 2002 tarihinde İstanbul 1 nci İdare Mahkemesine verdiği ve 03 Nisan 2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 20 Ekim 2000 gün ve 7203 sayılı raporu ile malûlen emekliye sevk edildiğini, nedeninin 08 Nisan 1997 tarihinde tespit edilen P.C.A. tümörü ve akabinde geçirdiği beyin ameliyatı neticesinde oluşan komplikasyonlar ve tümörün ameliyat öncesi verdiği zararlar olduğunu, tümörün oluşum sebebinin 1992 yılında başına gelen donma olayı olduğunu düşündüğünü, bu olaydan sonra ilk önce ürolojik rahatsızlığın kendini gösterdiğini ardından kulaklarında rahatsızlık başladığını belirterek, lehine 21.000.000.000.-TL maddi, 600.000.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 16 Eylül 1987 tarihinde Gelibolu 1102 nci Ağır Bakım Tamir Fabrika Müdürlüğünde astsubay olarak göreve başladığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptığı sürece iki kez periyodik muayeneye tabi tutulduğu, Balıkesir Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 12 Haziran 1990 gün ve 763 sayılı raporu ile hakkında sağlam kararı verildiği, 27 Şubat 1992 - 01 Eylül 1993 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı, Haydarpaşa GATA ve Ağrı Askeri Hastanelerinde ürolojik rahatsızlıktan dolayı tedavi gördüğü, bilahare periyodik muayene için sevk edildiği İstanbul Gümüşsüyü Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 14 Nisan 1995 gün ve 281 sayılı raporu ile hakkında yeniden sağlam kararı verildiği, ardından 20.10.1995 ve 01.11.1995 tarihlerinde İstanbul Gümüşsüyü Asker Hastanesi, 07 Ocak 1997 tarihinde de İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kulak Burun Boğaz polikliniklerinde tedavi gördüğü, bilahare sevk edildiği Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığında yapılan tetkik ve muayeneleri sonucu Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 09 Temmuz 1997 gün ve 4258 sayılı sol ponloserebellar tümörü teşhisli raporu ile davacıya, SMKli 3 ay istirahat verildiği, bilahare 17 Kasım 1998 tarihine kadar iki ve üç aylık istirahatları sonrasında, bu tarihte Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığında beyin ameliyatı geçirdiği, ameliyatını müteakip Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 25 Kasım 1998, 27 Ocak 1999, 10 Mayıs 1999, 01 Eylül 1999 ve 08 Mart 2000 tarihli üçer aylık istirahatına dair raporlarını müteakip, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 20 Ekim 2000 gün ve 7203 sayılı raporu ile Opere Sol Pontaserebella Akustik Nörinova, D/10 F 1 TSK.da Görev Yapamaz kararı verildiği, vücut fonksiyon kaybı % 60 oranında bulunan davacının bu raporun 08 Aralık 2000 tarihinde kesinleşmesini müteakip 31 Mayıs 2001 tarihinde malûlen emekliye sevk edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı idarece davada süre aşımı olduğu iddiasında bulunduğundan öncelikle bu husus incelenmiştir. Zira bu husus kamu düzenine ilişkin olup davanın her safhasında incelenmesi gerekmektedir. Davacının gerçek zararının tam olarak Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 08 Aralık 2000 tarihinde onaylanan 20 Ekim 2000 gün ve 7203 sayılı raporu ile belirlenmesi ve bir yıl geçmeden davacının 19 Ekim 2001 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davasını açması, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 26.12.2001 gün ve ESAS NO:2001/955, KARAR NO:2001/932 sayılı dava dilekçesinin görevli mercie tevdiine ilişkin kararı üzerine süresi içerisinde 29 Mart 2002 tarihinde davasını yenilemesi karşısında, bu tarihin görevli yere başvuru olarak kabulü gerektiğinden davada 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 40,43 ve 44/f maddelerine aykırı bir durum ve süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için; bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Maddi olayda bu koşullardan birinin yokluğu idarenin tazminle sorumlu tutulma yükümlülüğünü kaldırır. Orta yerde bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ve işlemden doğmamış ise veya zarar ile idari işlem ve eylem arasında uygun bir nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Dava dosyasında mevcut Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı Sağlık Kurulunun 08 Mart 2002 gün ve 64 sayılı ek raporunda; davacıda mevcut rahatsızlığın askerlik görevi ve geçirdiğini iddia ettiği donma olayı ile bağlantısının olmadığının belirtilmesi, davacının 1992 yılı Şubat ayında geçirdiğini ifade ettiği donma olayından sonra, 1995 yılında periyodik muayene amacıyla sevk edildiği İstanbul Gümüşsüyü Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 14 Nisan 1995 gün ve 281 sayılı raporuna göre bu tarihte hakkında sağlam kararı verilmesi, hastalıklarının donma olayı ile bağlantılı olduğuna dair somut bilgi ve belgenin mevcut olmaması karşısında, zararı doğuran rahatsızlığın hizmetin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklanmadığı, zararın idarenin kusurlu bir davranışından ileri gelmediği, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun bir nedensellik bağının bulunmadığı dolayısıyla davacının mevcut rahatsızlığının sonuçlarından idarenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ......................in maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy