(1005 S. K. m. 1)
Davacı, 15.04.2002 tarihinde Kocaeli Vergi Mahkemesine müracaatla, bu kanalla gönderilip 17.04.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1974 Kıbrıs 1 nci ve 2 nci Barış Harekâtının yapıldığı tarihlerde 6 nci Ana Jet Üs Komutanlığı Bandırmada konuşlu iken Antalyaya intikal eden 301 nci Deniz Hava Filosunda Hava Kuvvetleri unsurları ile koordineli olarak teşkil edilen Deniz Harekât Merkezinde Harekât İstihbarat astsubaylığı görevini yaptığını, 1 nci ve 2 nci Barış Harekâtına katıldığını, kendisi ve Dz. Kd. Bçvs. .....................in listede isimleri yer almadığından gazilik hakkından yararlandırılmadığını, başvurularına olumsuz cevap verildiğini, bilahare .....................ında isim listesinde bulunduğu tespit edilerek haklardan geç de olsa yararlandırıldığını, harekât tarihinde görev yaptığı birliğinin idari yönden Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olduğundan bu makama yaptığı müracaatında listelerde ismi olmadığından olumsuz cevap verildiğini, Deniz Harekât Merkezi Listesinde sadece uçucu personelin gösterilmesinden dolayı yeniden dilekçe ile başvuruda bulunduğunu Dz. K.K.lığının 30.Ocak.2002 tarihli yazısıyla, Dz. K.K.lığı Kıbrıs Barış Harekatına katılan personel listeleri ile OBIM listelerinde harekata katıldığına dair kayda rastlanılmadığından haklardan faydalandırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini belirterek işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Konuyla ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 28.08.1991 tarihli 3461 sayılı Kanunla 1005 sayılı Kanunun 2943 sayılı Kanunla değişik 1 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Milli Mücadeleye ve Kore Savaşlarına iştirak edenlerle 1974 yılında Temmuz 1 ve Ağustos 2 nci Barış Harekâtına Kıbrısta fiilen görev alarak katılanlara hayatta bulundukları sürece Vatani Hizmet Tertibinden 1500 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanması öngörülmüştür.
20.02.1968 tarihli 1005 sayılı Kanunun iki maddesinin değiştirilmesi ve Kanuna iki geçici madde eklenmesi amacıyla çıkarılmış olan 2943 sayılı Kanunun gerekçesi incelendiğinde; Korede savaşanlara, Kıbrısta savaşanlar arasındaki eşitsizliğin giderilmesi maksadıyla 1974 yılında Temmuz 1 ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrısta fiilen görevli olarak katılan Türk Vatandaşlarına da benzer imkanların sağlanmasının hedeflendiği görülmektedir. 1005 sayılı Kanunu değiştiren 27.04.1976 tarihli 1985 sayılı Kanun, 1950-1953 yılları arasında Korede fiilen savaşa katılanların tümünü kapsamakta olduğuna göre, bu kanundan yararlananlarla, Kıbrısta savaşanları eşit statüye getirmeyi amaçlayan 2943 sayılı Yasadaki 1974 yılında Temmuz 1 ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrısta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşları ibaresi ile kanun koyucunun 1974 yılında Kıbrısta icra edilen Barış Harekâtının birincisine veya ikincisine ya da her ikisine birden fiilen iştirak etmiş olma şartını kastettiği kuskusuzdur. Bunun aksini düşünmek kanunun gerekçesinde belirtilen sosyal amaca ters düşeceği gibi, 1 nci Harekâta fiilen katılma ancak, yaralanarak Türkiyeye tahliye edildiği için İkinci Harekâta katılmayan veya 1 nci harekâtta şehit olan bir personelin yerine 1 nci harekatın sonunda tayin olan ve ikinci harekâta katılan bir kişinin de yasanın getirdiği haklardan yararlandırılmaması gibi bir sonuç doğurur ki bu da büyük bir eşitsizliğe neden olur.
3761 sayılı Kanunun getiriliş amacı da ayni olduğuna ve yararlanabilmek için yeni şartlar getirilmediğine göre bu kanundan yararlanmak için Kıbrısta birinci ya da ikinci harekâta katılmanın yeterli olacağı açıktır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla, Birinci Kıbrıs Barış Harekâtının 20-21-22 Temmuz 1974, İkinci Barış Harekâtının da 14-15-16 Ağustos 1974 tarihlerinde yapıldığı kabul edilmekte olup 2943 sayılı Kanun ve onu değiştiren 3761 sayılı kanundan yararlanabilmek için bu tarihlerde fiilen Kıbrısta görev almış bulunmak gerekmektedir.
Kıbrıs Barış Harekâtının yalnızca Kıbrısa giderek savaşanların mücadelesi ile sınırlı kalmadığı, çok sayıda askeri birlik ve kurumun etkinliği ile gerçekleşebildiği, Ülkemizin genel yasam düzenine de yansıyan pek çok yönünün bulunduğundan kuşku yoktur. Bu yönüyle Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında birçok askeri birliğin Güney Bölgemizde çeşitli yerlere intikal ettiği ve oralarda üstlendiği, buralara intikal eden birliklerinin eski karargâhlarında kalan personelin de mesaisini Kıbrıs Barış Harekâtına yönelik olarak harcadığı bir vakıadır. Keza harekâtın Türkiyeden yönlendirilmesinin gerektiği Kıbrısa görevli gidiş-dönüşlerin olduğu da bir gerçektir.
Davacı 1 ve 2 nci Kıbrıs Barış Harekatına fiilen katıldığını ileri sürmekte ise de; bu harekatlara katılan personel ve birlik/gemi listesinin bulunduğu Dz.K.K.lığının 05 Ocak 1984 gün ve PER:4060-4-84 sayılı emir ekinde isminin bulunmaması, ayrıca emsal gösterdiği .....................in ve bazı Donanma K.lığı personelinin davacının ısrarla delil gösterdiği 6 nci Hava Ana Jet Üs.K.lığının 20.08.1974 gün ve PER:4060-5-74 sayılı yazıya ekli listede yer alırken davacının ismine rastlanmaması, bunun yanı sıra davacının da harekata fiilen katıldığına dair hiçbir kanıt gösterememesi karsısında, idari yargıda tanık dinlenmesi mümkün olmadığı da dikkate alınarak, davacının Kıbrıs Barış Harekatına katılanlara tanınan haklardan faydalandırılmaması ve gazilik unvanı verilmemesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy