(926 S. K. m. 34) (6136 S. K. m. 7)
Davacı 15.03.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 31.10.1960 tarihinde Milli Birlik Komitesinin yönetiminin söz konusu olduğu dönemde kendi isteği ile emekli olduğunu, yaş haddi dolana kadar Sivil Savunmada görevine devam ettiğini, emekli olduktan sonra emeklilik durumunu gösteren bir kimlik kartının kendisine verildiğini, bu kartı yenisiyle değiştirilir hali ile 2001 yılı Nisan ayında Pendik Askerlik Şubesince kimlik kartına el konuluncaya kadar kullandığını, kartının iadesi için yaptığı başvuruya disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden resen ayırma işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle olumsuz yanıt verildiğini, işleme gerekçe gösterilen olay nedeniyle yargılandığı 6. Zırhı Tugay Mahkemesinde emre itaatsizlik suçundan beraat ettiğini, bu olay dışında sicilinde herhangi bir durumun mevcut olmadığını, Emekli Subay kimlik kartını 31 sene kullandığını, disiplinsizlik nedeniyle emekliye ayrılmadığını, böyle olsa idi 1960 yılına kadar görev yapmasının mümkün olmadığını ayrıca kendisine emekli subay kimlik kartının da verilmemesi gerektiğini, uzun yıllar sonra kimlik kartının elinden alınmasının sebebinin yasal olmadığını, bugün 89 yaşında olup, görev yaptığı dönemin harp dönemleri olup olağanüstü şartlarda ve büyük özverilerle memleketi savunmak için çok çaba sarf ettiğini, söz konusu emeklilik kartının kendileri için onur belgesi olduğunu ve manevi değerinin çok büyük olduğunu, bu olayın kendisini ve çevresini fevkalade üzdüğünü, kimlik kartının uzun yıllar sonra elinden alınmasının kendisine yeniden suç isnadında bulunulması demek olduğunu, kimlik kartının her hizmetten ayrılanlara verilen kart olduğunu, bu kartın o kişinin çalıştığı hizmet yeri personeli olduğunu teyit eden bir belge olduğunu, işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava 31.10.1953 tarihinde P.Kd.Yzb. rütbesinde iken 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39/E maddesi uyarınca disiplinsizlik nedeniyle emekliye sevk edilen davacıya idarece 1968 yılından beri verilen TSK. Emekli Subay kimlik kartının geri alınması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacıya ait kıta özlük, özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinden, davacının 1329 Üsküdar doğumlu olduğu, 01.05.1934 tarihinde Harp Okuluna duhul ettiği, 30.08.1936 tarihinde asteğmen, 28.02.1937de Teğmen, 30.08.1940da Üsteğmen, 30.08.1944de yüzbaşı naspedildiği, Kıdemli Yüzbaşı rütbesinde iken Ordu Sicil Yönetmeliğinin 33 ncü maddesinin son fırkası delaletiyle 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39/E maddesi gereğince disiplinsizlikten emekliye sevk edildiği, 31.10.1953 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce toptan ödeme yapıldığı ayırma işleminin iptali istemiyle Danıştayda dava açtığı davanın, Danıştay 5 nci Dairesinin 20.10.1954 tarihli ve 54/797 Esas, 54/2476 Karar sayılı ilamı ile süre aşımı yönünden reddedildiği, davacının 16.08.1954 tarihinde Nato Seferberlik Tatbikatı için alındığı 08.09.1954 tarihinde asteğmen rütbesi ile terhis edildiği bu tarihten sonra değişik kamu kurumlarında çalıştığı ve emekli olduğu, davacının 23.01.1970 tarihli dilekçe ile yedekte binbaşılığa terfi için başvurduğu, başvurusunun reddedildiği 1134 sayılı kanun gereğince yüzbaşılık nasbinin tashih edilerek yedekte binbaşılığa terfiine engel olduğu bildirilen 10.03.1953 tarihli menfi sicilin iptali ile yedekte terfiinin yapılması istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 13.01.1977 tarihli ve 1975/1864 Esas, 1977/464 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, Pendik Askerli Şubesi Başkanlığınca 19.06.1998 tarihinde davacı ve eşine verilen Türk Silahlı Kuvvetleri Emekli Subay Kimlik kartının geri alındığı anlaşılmıştır.
5434 sayılı Kanunun 39/B maddesi uyarınca disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden 25 fiili hizmet süresini doldurmadan ayırma işlemine tabi tutulan davacının Silahlı Kuvvetler Emekli statüsünü kazanmadığı aşikardır. Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 34/e, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ve İç Hizmet yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir.
TSK. İç Hizmet Kanununun 34/e maddesi, Silahlı Kuvvetler mensupları şekli ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartını resmi ve sivil olarak her zaman üzerinde bulundurmaya mecburdurlar hükmünü ihtiva etmektedir. 6136 sayılı Kanununun 7 nci maddesi 5 nci fıkrasında, Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ve belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinden yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müşterek hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir denilmektedir.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde, Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatta tespit edileceği öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan düzenlemeler, halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilişkin olup TSK. emeklileri ile ailelerine, vazife malulü yedek subay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikte yapılmış bir düzenleme bulunmamaktadır.
6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesi bu kanun uyarınca Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 11.nci maddesindeki hükümler emekli subay kimlik kartının verilmesi esas ve usullerini düzenlemediği, emekli subay kimlik kartı sahiplerinin bu kimliklerinin taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçeceği hususu ile ateşli silah taşıyabilme esaslarını düzenlemiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinin (MSY 52-7 (A)) Kimlik Kartı Verilmeyecek Personel başlıklı 6 nci maddesinin (b) fıkrası Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulanlara kimlik kartı verilmeyeceği hükmünü amirdir.
Yasal düzenlemelerde emekliye sevk edilen subay ve ailelerine kimlik kartı verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu alanın hizmetin gereği ve kimlik kartının işlevi dikkate alınarak idarece takdir yetkisi kullanılarak bir yönerge ile düzenlenmiştir. Anılan Yönergede disiplinsizlik nedeniyle ayrılan subaylara kimlik kartı verilmeyeceği öngörülmüştür. İdari yargı yetkisi İdari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup İdari işlem niteliğinde veya İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde Yargı kararı verilemez. Orduda disiplinsizlik nedeniyle emekliye sevk edilen, ayırma işleminin iptali istemiyle Danıştayda açtığı davası reddedilen davacının daha öncesinden kendisine verilen emekli subay kimlik kartının geri alınması işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sakat işlemlerde kazanılmış haktan söz edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı Emekli P.Kd.Yzb. ........................in emekli subay kimlik kartının geri alınması işleminin iptali istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy