(1602 S. K. m. 23, 26, 42) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili .........................., 13 Aralık 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Uzman Jandarma Okulunda askeri öğrenci iken hukuka aykırı bir şekilde okuldan çıkarıldığını, bu çıkarma işleminin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi tarafından iptal edildiğini, iptal kararı gereği yeniden okula kaydının yapıldığını, mezuniyeti sonucu 30 Ağustos 2001 tarihinde bir yıl gecikmeli olarak kıta görevine başladığını, ilk maaşını 15 Eylül 2001 tarihinde aldığını, hukuka aykırı okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle bir yıl geç mezun olmasından dolayı bir yıllık maaş kaybının doğduğunu, davacının 05 Ekim 2001 tarihinde dilekçe ile başvurarak bir yıllık maaş ve özlük haklarının ödenmesini, Emekli Sandığı ve OYAK kesintilerinin yapılması ve ilgili kurumlara aktarılmasını talep ettiğini, idarenin bu talebe cevap vermediğini, ayrıca davacı hukuka aykırı bir istemle okuldan çıkarılmasa idi 30 Ağustos 2000 tarihinde mezun olup 15 Eylül 2000 tarihinde maaş almaya başlayacağını belirterek, 15 Eylül 2000 - 15 Eylül 2001 tarihleri arasında mahrum kaldığı maaşlarının tahakkuk ettirilmemesi, Emekli Sandığı ve OYAK kesintilerinin yapılıp bu kurumlara aktarılması, bu kesintilerden sonraki net itasının tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmemesi işlemlerinin iptalini ve hukuka aykırı bir şekilde okuldan çıkarılma işleminin doğurduğu üzüntüyü gidermek amacıyla 400.000.000 TL. manevi tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası; AYİM Genel Sekreterliğinin 15 Nisan 2002 tarih ve Gensek No:2001/2432/ İd.Ks. sayılı yazısı ile AYİM Birinci Daire Başkanlığına gönderilmiş, bu Dairece davacının istemi üzerine 28 Mayıs 2002 tarihinde duruşması yapıldıktan sonra davanın Dairemizin görevine girdiği belirtilerek AYİM Birinci Dairesinin 28 Mayıs 2002 tarih ve Gensek No:2002/2432, Esas No:2002/731, Karar No:2002/858 sayılı tevdi kararı ile dosya Dairemize intikal ettirilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesine AYİM Başkanı tarafından 14 Aralık 2002 tarihinde İki dairenin de görev alanına giren uyuşmazlık nedeni ile, Daireler Kurulunda görüşülmesi şerhinin konulduğu anlaşıldığından 1602 sayılı Kanunun 28 nci maddesi dikkate alınarak Dairemizin 18 Aralık 2002 gün ve Esas No:2002/458, Karar No:2002/949 sayılı tevdii kararı ile dava dosyası AYİM Daireler Kuruluna intikal ettirilmiştir. AYİM Daireler Kurulu 20 Şubat 2003 tarih ve Gensek No:2001/2432, Esas No:2003/10, Karar No:2003/30 sayılı tevdii kararı ile davanın, okuldan çıkarma işleminden kaynaklanan zararın giderilmesi amacına yönelik olarak açılmış tam yargı davası olduğu, 1602 sayılı AYİM Kanununun 23 ncü maddesinde İkinci Dairede çözümlenerek uyuşmazlıklar arasında sayılan görevlerle ilgili bulunduğu ve ayrıca 26 ncı maddede uyuşmazlıkların Daireler Kurulunca çözümlenmesini gerekli kılan herhangi bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle dava dosyası Dairemize tekrar intikal ettirilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, 1999-2000 Eğitim-Öğretim yılında Jandarma Okullar Komutanlığına bağlı Beytepe Uzman Jandarma Okulunda öğrenci iken güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle 14 Nisan 2000 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği AYİM İkinci Dairesinin 12 Ekim 2000 tarih ve Gensek No:1999/565, Esas No:2000/296, Karar No:2000/615 sayılı kararı ile okulla ilişiğin kesilmesine dair işlemin iptal edildiği, bu karar üzerine 2000-2001 Eğitim-Öğretim yılı sonunda mezun olarak 30 Ağustos 2001 tarihinde emsallerine göre bir yıl gecikmeli olarak kıta görevine başladığı, 01 Eylül 2001 tarihinden itibaren maaşa müstehak olduğu ayrıca hukuka aykırı olarak okulla ilişiğinin kesilmesinden dolayı davacının 05 Ekim 2001 tarihinde kayda giren dilekçesi ile bir yıllık maaş kaybının kendisine ödenmesi, Emekli Sandığı ve OYAK kesintilerinin ilgili kurumlara aktarılmasını istediği, idarece cevap verilmediği, davacının 30 Eylül 2002 tarihli dilekçe ile Jandarma Genel Komutanlığına müracaat ederek Uzman Jandarma Çavuşluk nasbının emsallerinin nasıp tarihi olan 30 Ağustos 2000 tarihine götürülmesini talep ettiği, Jandarma Genel Komutanlığının 07 Ekim 2002 tarihli cevabı ile bu konudaki talebin reddedildiği 20 Kasım 2002 tarihinde nasbı düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali ile ilgili olarak açılan davanın AYİM Birinci Dairesinin 29 Nisan 2003 tarih ve Esas No:2003/651, Karar No:2003/606 sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır.
T.C.Anayasanın 125 nci maddesinin son fıkrasına göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu meselenin çözümü öğretiye ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının, hukuka aykırılığı mahkeme kararıyla saptanan bir idari tasarrufla Uzman Jandarma Okulundan çıkarıldığı ve emsallerinden bir yıl sonra göreve başladığı maddi bir vakıadır. İdare ajanlarının hukuka aykırı güvenlik soruşturması sonucunu esas olarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Davacının hukuka aykırı olarak hakkında tesis edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle emsalleri arkadaşlarından daha sonra Uzman Jandarma Çavuş nasbedilmek ve göreve başlamak suretiyle statü dışında geçirdiği sürede uğradığı maddi zararlarının ve bu arada duyduğu manevi acı nedeniyle maruz kaldığı manevi zararın idarece hizmet kusuru esaslara göre giderilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin istemi, maddi tazminat istenmesi yönünde olmayıp davacının statü dışında geçen 15 Eylül 2000 - 15 Eylül 2001 tarihleri arasında mahrum kaldığı maaşlarının tahakkuk ettirilmemesi, Emekli Sandığı ile OYAK kesintilerinin yapılıp ilgili kurumlara aktarılmaması ve kanuni kesintilerden sonraki net itasının tahakkuk tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmemesi işlemlerinin iptali yönündedir.
5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun12 nci maddesinde, sandığın iştirakçileri ve tanınan haklardan kimlerin yararlanabileceği sayılmıştır. Bunlar arasında Uzman Jandarma Okulu Öğrencileri bulunmayıp, Uzman Jandarmalar bulunmaktadır. Uzman Jandarma statüsü ise ancak uzman jandarma nasbedilmekle başlar. 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 12 nci maddesine göre, Uzman Jandarma nasbedilmek için Uzman Jandarma Okulundaki eğitim ve öğretimin başarıyla bitirilmesi gerekir. Davacı Uzman Jandarma Okulunu 2000-2001 Eğitim-Öğretim yılında bitirmiş ve 30 Ağustos 2001 tarihinde (emsallerinden bir yıl geç) Uzman Jandarma nasbedilmiştir. Dolayısıyla nasıp tarihi olan 30 Ağustos 2001 tarihinden itibaren Emekli Sandığı kesintisi yapılabilecektir. Her ne kadar emsallerinden bir yıl geç uzman jandarma nasbedilmesine sebep olan okuldan ilişiğinin kesilmesine dair idari işlem iptal edilmiş olsa da, davacının bu iptal kararı üzerine, nasıp tarihinin emsallerinin nasıp tarihine götürülmesine dair istemi Jandarma Genel Komutanlığınca reddedilmesi üzerine bu işleme karşı açılan dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Bir başka ifade ile davacının nasbı emsallerinin nasıp tarihine götürülememiştir ve bundan sonrada böyle bir düzenlemenin yapılabilmesine yasal olanak yoktur. Dolayısıyla davacının Emekli Sandığı iştirakçiliği ancak uzman Jandarma Çavuş nasbedildikten sonra başlayabildiğinden, öğrencilikte fazladan geçirdiği süreye ilişkin olarak Emekli Sandığı kesintisi yapılarak kuruma gönderilmesine yasal olarak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 205 sayılı OYAK Kanununun 17 nci maddesine göre Uzman Jandarmalar kurumunun daimi üyesidirler. Uzman Jandarma Okulu öğrencilerinin kurumun üyesi olduklarına ve bunlardan aidat kesileceğine dair bir hüküm 205 sayılı Kanunda yer almamaktadır. Dolayısıyla davacının OYAK üyeliği uzman jandarma çavuş nasbedildiği tarihten itibaren başlayacağı için OYAK kesintileri de ancak bu tarihten itibaren yapılacaktır. Bu nedenle nasıb tarihi de emsallerinin nasıp tarihine götürülmemiş olduğundan öğrencilikte fazladan geçirilen süreye ilişkin olarak OYAK kesintisi yapılarak bunun OYAKa gönderilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Davacının geç mezun olduğu döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilmesi gereken aylıklardan Emekli Sandığı ve OYAK kesintisi yapılmayacağına göre davacının maddi zararı, 30.08.2001 tarihinde atandığı görev yerine göre emsallerinin ilk aylığı hakettiği, 15.09.2000 tarihinden, kendisinin ilk aylığı hakkettiği 01.09.2001 tarihleri arasında alması gereken kanuni kesintiler hariç, fakat OYAK ve Emekli Sandığı kesintileri dahil brüt aylıklarının, her bir aylık için ayrı ayrı, tahakkuk tarihlerinden itibaren 31.12.2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz yürütülmek suretiyle tespit edilecek toplam miktardan ibarettir. Hukuka aykırılığı Mahkememizce tespit edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle emsallerinden geç mezun olan davacının mahrum kaldığı aylıkların kendisine ödenmemesi yönündeki işlemin iptaline hükmedilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının manevi tazminat istemine gelince; davacı, Uzman Jandarma Okulundan çıkarılması işleminin hukuka aykırı görülmesi sebebiyle, bu olaydan derin üzüntü duyduğunu ve bunun sonucu olarak da manevi zarara uğradığını iddia etmiş ise de; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 42 nci maddesi ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bu işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. hükmünü amir bulunmaktadır. Davacının uzman jandarma okulundan çıkarılma işlemi ile manevi zarara uğradığı, bu işlemin iptali için açılan davanın, AYİM İkinci Dairesinin 12.10.2000 tarihli kararı ile iptal edildiği, idarenin karar düzeltme talebinin da AYİM İkinci Dairesinin 16.05.2001 tarihli kararı ile reddedildiği, iptal kararının davacı vekili ..........................e 19.01.2001 tarihinde tebliğ edildiği, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararın da davacı tarafa 29.05.2001 tarihinde tebliğ edildiği, ancak manevi tazminat istemli bu davanın 60 günlük yasal süre içerisinde açılmayarak süre geçtikten sonra 05.10.2001 tarihinde idareye müracaat edildiği, cevap verilmemesi üzerine 13.12.2001 tarihinde açıldığı anlaşılmakla manevi tazminat isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı ..........................ın Uzman Jandarma Okulundan çıkarılması işleminin mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmesi nedeniyle yeniden okula kabul edilerek emsallerine göre geç mezun olmasından dolayı 30.08.2001 tarihinde atandırıldığı görev yeri dikkate alınarak emsallerine göre statü dışında geçirdiği 15 Eylül 2000 tarihinden maaşa müstehak olduğu 01 Eylül 2001 tarihine kadar mahrum kaldığı emsalleri için her ay tahakkuk ettirilen (Emekli Sandığı kesenekleri ve OYAK aidatları dahil) brüt aylıklarından diğer kanuni kesintiler yapıldıktan sonra her bir aylık içir ayrı ayrı tahakkuk tarihlerinden itibaren 30.12.2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yılık %55 (yüzdeellibeş, 01.04.2003 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz yürütülerek davacıya ödenmemesi işleminin İPTALİNE,
2- Davacı ....................ın, manevi tazminat isteminin süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy