(466 S. K. m. 2)
Davacı 09.11.2001 tarihinde kayda geçen ve AYİM 2 nci Dairesince dilekçenin reddi kararından sonra yeniden verdiği ve 08.02.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; isimsiz ve imzasız ihbar mektubuna dayanılarak hakkında 3 ncü ordu K.lığı As. Savcılığınca başlatılan soruşturma sonucu açılan davanın yapılan yargılaması sırasında 4 ay tutuklu kaldığını, bu süre zarfında gerek ailesine bakmak gerekse avukatlık ücreti ödemek için birikimlerini kullanmak zorunda kaldığını ve yargılama sırasında rütbe alamadığından bahisle düşük maaş aldığını, bu nedenle uğradığı beş yüz milyon TL. Maddi ve yargılama nedeniyle duyduğu üzüntü ve izdi rap nedeniyle iki milyar TL. manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Anayasamızda, Cumhuriyetin temel organları, yasama, yürütme ve yargı organı olarak kabul edilmiş, bu organlar arasında kuvvet ayrılığı ilkesi benimsenmiştir.
Anayasanın Cumhuriyetin temel organları başlığını taşıyan üçüncü kısmının birinci bölümünde 75-100 ncü maddeler arasında yasama, ikinci bölümünde 101-137 nci maddeler arasında yürütme, üçüncü bölümünde 138-160 nci maddeler arasında yargı organlarının oluşumu, işleyiş usul ve esaslarına ilişkin ana ilkeler ve özel hükümler getirilmiştir.
Anayasa ve Anayasa hükümleri gereğince yürürlüğe konmuş olan yargı görevine ilişkin yasalar bir arada değerlendirildiğinde, uyuşmazlık mahkemesinin sadece görev uyuşmazlıklarını çözümlediği nazara alınırsa, ülkemizde yargı görevini yerine getiren mercileri, Anayasa Yergisi, Adli Yargı, Ceza Yargısı, Askerî Ceza Yargısı, İdari Yargı ve Askerî İdari Yargı mercileri şeklinde sıralamak mümkündür.
Genel idari yargı ve askeri idari yargı, idari nitelikli eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıkları çözümleyen yargı yerleridir. Bu yargı yerlerinde çözümlenecek uyuşmazlığın idari eylem ya da idari işlemlerden kaynaklanmış olması gerekir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının idari bir eylem ya da işlemden doğan zararının değil maruz kaldığı Ceza Yargılaması sırasında tutuklanmış olmasından dolayı uğradığı zararların tazminini istediği görülmektedir. Bu husus dava dilekçelerinde açıkça ifade edilmiştir.
Davacının istemi, 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat verilmesi hakkında kanun kapsamında bir taleptir. Bu kanun kapsamına giren tazminat istemlerinin aynı kanunun 2 nci maddesine göre ilgilinin ikametgahının bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla;
Davacının istemi konusundaki uyuşmazlığın çözümü Adliye Mahkemelerinin görevine girdiğinden davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy