(926 S. K. m. 24) (2547 S. K. m. 2, 6) (3458 S. K. m. 1, 3) (Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği m. 3, 8, 13)
Davacı, 24 Nisan 2002 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 27 Aralık 1997- 31 Mart 2000 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletlerinde bilgi Teknolojisi Yönetimi dalında yüksek lisans eğitiminde bulunduğunu, eğitime gönderilmeden önce imzaladığı muvafakatnamede, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 24 ncü maddesinin (d) bendine dayanarak, idarece görülebilecek lüzum üzerine sınıf değişikliği yapabileceğinin belirtildiğini, uzun yıllardır kendisi gibi eğitime gönderilen subaylardan istekli olanların sınıf değişikliğine tabi tutulduğunu, diğerlerinin Deniz Harp Akademisine girerek kurmay subay olma konusunda tercih haklarının bulunduğunu, bilahare yapılan yönerge değişikliği ile eğitimde olanlar da dahil tüm personelin mühendis sınıfına geçirileceğinin hükme bağlandığını, bu değişikliğin anılan eğitime müracaatından önce olması durumunda, sınıf değişikliği gerektirmeyen bir dalda yüksek lisans eğitimi müracaatında bulunabileceğini, ikinci muvafakat belgesini eğitime başladıktan 9 ay sonra imzalamak zorunda kaldığını, bunun üzerine dilekçe yazdığını, ancak dilekçesine işlem yapılmadığını, aynı dönemde mezun olduğu çeşitli subaylara farklı işlemler uygulandığını, Deniz Harp Okulunun Endüstri Mühendisliği branşından mezun olduğunu, Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim gördüğü branşın mühendislik değil yönetim branşı olduğunu, ayrıca kendi nam ve hesabına Dz. K.K.lığının onayını alarak Bilgisayar Bilimleri alanında ikinci bir yüksek lisans da yaptığını, bu eğitime yönerge değişikliğinden önce başladığını, sınıf değişikliği dolayısıyla Harp Akademileri sınavına alınmadığını, başarılı bir personel olması nedeniyle yüksek lisans eğitimine gönderildiğini, ancak Harp Akademisi giriş hakkının menfaatleri aleyhine elinden alındığını, bu uygulama ile başarının ve özverili çalışmanın cezalandırıldığını, Deniz Harp Okulundan aldığı diplomanın mühendislik diplomasi olmadığını, bu bağlamda kendisine Yüksek Mühendis unvanı verilemeyeceğini, zira bu uygulamanın 1997 yılında başladığını, kendisinin ise 1994 yılında mezun olduğunu, zorunlu sınıf değişikliği uygulamasının sadece Deniz Kuvvetleri Komutanlığında olduğunu, kendisiyle beraber aynı branşta eğitim gören Kara ve Hava Kuvvetleri Mensubu subayların ise akademi sınavına girdiğini belirterek, hukuksal dayanaktan yoksun işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, Deniz Harp Okulu mezunu olan ve Amerika Birleşik devletlerinde Bilgi Teknolojisi Yönetimi dalında 28 Aralık 1997- 23 Mart 2000 tarihleri arasında yüksek lisans eğitimine gönderilen davacının, eğitimini müteakip yeniden sınıflandırma işlemine tabi tutularak deniz sınıfından mühendis sınıfına geçirilmesi işleminin iptali istemi ile açılmıştır.
926 sayılı TSK Personel Kanununun Yeniden sınıflandırma başlıklı 24 ncü maddesi (d) bendi ikinci bir tahsil yapanlar: Subay iken Silahlı Kuvvetler hesabına üniversite veya yüksek okullardan birini bitirenler tahsilleri ile ilgili sınıflara geçirilebilirler hükmünü amirdir. Aynı maddenin (e) bendi idarece görülecek lüzum üzerine:
1. Sınıflandırma hatası sebebiyle yeterlik düşüklüğü gösterdiği sınıflandırma kurullarının tetkik ve teklifi ile anlaşılan teğmenler,
2. Kuruluş ve kadro değişiklikleri sebebiyle veya idarece görülecek lüzum üzerine, sınıflarının değişmesi icabeden subaylar,
3. Yeni bir sınıf kurulmasında, bu sınıfı teşkil etmek üzere lüzumlu personel temini için idarece, lüzum görülecek sınıf ve rütbedeki subaylar, yeniden sınıflandırılırlar hükmünü ihtiva etmektedir.
Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 3/a maddesinde Sınıflandırma: Hizmetin ifası bakımından şahsi, haiz olduğu vasıflarından en müessir bir şekilde istifade edilebileceği mevkilere müterakki bir şekilde getirilebilmek için Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı, onun beden ve zihni kabiliyetlerini, fiziki profili, mesleği, tahsili, tecrübe ve isteklerinin askerlik hayati boyunca devamlı olarak değerlendirilmesi işlemidir, c bendinde Yeniden sınıflandırma: ilk sınıflandırması yapılmış bir şahsa Kanunda belirtilen sebeplerle tatbik edilecek olan müteakip sınıflandırma işlemidir denmektedir.
Aynı Yönetmeliğin Sınıflandırma faktörleri başlığını taşıyan 8 nci maddesi Personelin ilk ve yeniden sınıflandırılmasında dikkate alınacak faktörleri
1. Sınıfların kadro ihtiyacı,
2. Personelin sağlık durumu,
3. Zihni kabiliyetleri,
4. Tahsili, sivil mesleği, tecrübesi, alakaları,
5. Fiziki profili,
6. İsteği, şeklinde sıralamıştır.
Yönetmeliğin 13 ncü maddesinde subay sınıflandırma faaliyeti, işlemleri, vasıtaları ve sınıflandırmanın ne şekilde yapılacağına dair teferruatlı hususların Kuvvet Komutanlıklarınca ve Jandarma Genel Komutanlığınca hazırlanacak yönergelerde gösterileceği hükme bağlanmıştır.
Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 13/a maddesi gereğince yayımlanan 1988 tarihli DKY 52-2 (DT-114 A) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Sınıflandırma ve Sınıflandırma Kurulları Yönergesinin Beşinci bölüm 4 ncü madde b-1 alt bendine göre; Lisansüstü eğitimler Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kadro ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla yaptırıldığından, anılan personel, istekli olup olmadıklarına bakılmaksızın, eğitimleri sonunda kadro ihtiyaçlarına yönelik olarak yeniden sınıflandırılabilir Yönergenin (b) bendi Dz. K.K.lığının 22 Temmuz 1998 gün ve PER:4013-241-98 sayılı emriyle yeniden düzenlenmiştir. Bu bendin 4 nolu alt bendine göre; Lisansüstü eğitimli subaylar uygulanacak sınıflandırma işlemleri itibariyle, lisansüstü eğitimi icra tarzına göre, lisansüstü eğitimini;
a) Naval Postgraduate School (NPS) veya yurtiçi/yurtdışı sivil üniversitelerde görev sorumluluğu verilmeden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı nam ve hesabına yapanlar,
b) Yurt içi üniversitelerde görev üzerinden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı izniyle veya görev haricinde kendi nam ve hesabına yapanlar, olarak gruplandırılır şeklini almıştır.
Aynı Yönergenin 5 nci Bölüm 4 ncü madde b-5 alt bendinde ise; lisansüstü eğitimini;
a) Mühendislik Bilimleri (Bilgisayar Bilimleri, Bilgi Teknolojisi Yönetimi, Modelleme Sanal Ortamlar ve Benzetim Denizaltı
Harbi, Savaş Sistemleri Bilimleri ve Teknolojisi, Oşinografi, Sualtı Akustiği Sistemleri, Makine Mühendisliği, Elektronik Sistem Mühendisliği, Elektronik Harp Sistemleri ve Gemi İnşa Mühendisliği gibi) alanlarında;
1) Görev sorumluluğu verilmeden yapanlar kadro ihtiyacı aranmadan ve isteklerine bakılmaksızın, yeniden sınıflandırılır denmektedir.
DKY 55-2yi yürürlükten kaldıran 4 Temmuz 2001 tarihli DKY 55-2 (A) Sınıflandırma ve Sınıflandırma Kurulları Yönergesinin 5 nci Bölüm 4 ncü madde b bendinin (4) ve (5) alt bendinde de benzer düzenleme bulunmaktadır: (4) Lisansüstü eğitimli subaylar, uygulanacak sınıflandırma işlemleri itibariyle, lisansüstü eğitimi icra tarzına göre, lisansüstü eğitimini;
(a) Naval Postgraduate School (NPS) veya yurtdışı/yurtiçi sivil üniversitelerde sorumluluğu Dz. K.K.lığı nam ve hesabına yapanlar,
(b) Yurtiçi üniversitelerde görev üzerinden Dz. K.K.lığı izniyle veya görev haricinde kendi nam ve hesabına yapanlar, olarak gruplandırılır.
(5) Lisansüstü eğitimini;
(a) Hangi grupta olursa olsun, Milli Güvenlik İşleri, Stratejik Planlama, Sivil Asker İşbirliği, Liderlik Eğitimi ve Gelişimi ile Yönetim Bilimleri (Ulaşım Lojistiği, Ulaşım, Kazanma ve Kontrat, sistem Kazanma, Savunma Sistemleri, Sistem Envanteri, Kaynaklama Planlama, Materyal Lojistik Destek, Mali, İnsan Gücü Sistemleri gibi) alanlarında yapanlar yeniden sınıflandırılamazlar.
(b) Mühendislik bilimleri (Bilgisayar Bilimleri, Bilgi Teknolojisi Yönetimi, Modelleme-Sanal Ortamlar ve Benzetim, Denizaltı Harbi, Savaş Sistemleri Bilimleri ve Teknoloji, Oşinografi, Sualtı Akustiği Sistemleri, Makine Mühendisliği, Elektronik Sistem Mühendisliği, Elektronik Harp Sistemleri ve Gemi İnşa Mühendisliği gibi) alanlarında;
Görev sorumluğu verilmeden yapanlar, kadro ihtiyacı aranmadan ve isteklerine bakılmaksızın, yeniden sınıflandırılırlar. 1997 tarihli DKY 197-1 Dz. K.K.lığı Lisansüstü Öğretim Yönergesinin 4 ncü Bölümünün Sınıf Değişikliği İşlemleri başlıklı 1 nci maddesinin (b) bendinde Yurtiçi/Yurtdışı lisansüstü öğrenim gören personelin sınıf değişikliği için ilgili belgelerle silsile yoluyla müracaat edeceği belirtilmekte ve Bu işlemlerin yurda dönüş tarihinden itibaren 4 ay içinde tamamlanmasının gerektiği ifade edilmektedir. Aynı maddenin (c) bendinde ise; Öncelik mühendislik sınıfında olmak üzere sınıf değişikliği işlemi Dz. K.K.lığınca Dz. K.K.lığı Sınıflandırma ve Sınıflandırma Kuralları Yönergesi esaslarına göre yapılır hükmü mevcuttur. Bu yönergenin EK-F Lahika 1 nde bulunan muvafakat belgesinde ise ilgililerin öğrenim dönüsü, hakkında her zaman sınıf değişikliği yapılabileceğini kabul ve taahhüt ettiği kayıtlanmıştır.
1994 tarihli DKY 51-2 Dz. K.K.lığı Subay Meslek Programları Yönergesinin Lisansüstü Eğitimli Subayların İstihdam Esasları başlıklı 5 nci bölümünün 2/e maddesinde Yüksek lisanslı harp okulu kaynaklı subaylar, haklarında sınıf değişikliği yapılmamış ise Harp Akademileri Yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre Kuvvet Harp Akademileri giriş sınavlarına girme hakkına sahiptir. Söz konusu eğitimi bitiren subaylar, meslek hayatlarına kurmay subay paternine göre devam ederler denmektedir. İdarenin, yurt dışına yüksek lisans öğrenimine gönderilen bir subayı, eğitim bitiminde ilgilinin isteğini de dikkate alarak, kadro ve idari ihtiyaç sebebiyle öğrenimine uygun bir sınıfa geçirme konusunda 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 24 ncü maddesi çerçevesinde takdir yetkisi bulunduğu tartışmasızdır.
Bütün kamu hizmetlerinin, hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptama, bunları bir metinle düzenleme olanağı yoktur. Bu bakımdan, idareye takdir yetkisi tanımak zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. Zira takdir yetkisi, ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin, basta kamu yararı olmak üzere Askerî hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması ve objektif kriterlere dayanması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında maddi olayımıza baktığımızda; davacının yeniden sınıflandırma işlemine tabi tutularak deniz sınıfından mühendis sınıfına geçirilme işleminin nedeninin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bilgisayar mühendisliği kadrosunun tamamlanması ihtiyacından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zira davalı idarece, Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki bilgisayar mühendisi kadrosunun 143, en son davacı dahil yapılan yeniden sınıflandırma işlemiyle mevcudunun 72 olduğu, kadro ihtiyacının halen % 50.34nün tamamlandığı bildirilmiştir.
Davacının Amerikadaki PG eğitimine gönderilmesinin nedeninin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının lisansüstü eğitim görmüş personel ihtiyacını karşılamak olduğu aşikardır. Yeniden sınıflandırmada göz önünde bulundurulacak faktörlerin en önemlisi ve birincisinin, sınıfların kadro ihtiyacı olduğu, TSK. Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 8 nci maddesinin amir hükmüdür. Davalı idare, bu ihtiyaçtan hareketle kamu yararı ve askerî hizmet gereklerini dikkate alarak, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 24 ncü maddesindeki takdir hakkını kullanmış, kadro ihtiyacı çerçevesinde çıkardığı yönergeye dayanarak davacıyı mühendis sınıfına geçirmiştir. Bu işlemin objektif kriterlere dayandığı ve hukuka uygun olduğu açıktır.
Davacı eğitime gönderilirken imzaladığı muvafakatname ile şahsına tebliğ edilmemiş yükümlükler altına sorulduğunu ileri sürmekte ise de; davacının eğitime gitmeden imzaladığı 15.07.1997 tarihli taahhütnamede, öğrenimi hitamında, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 24 ncü maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak hakkında her zaman yapılabilecek sınıf değişikliği işlemine hiçbir kayıt ve şarta bağlı kalmaksızın rıza göstereceği yönündeki beyanı ve 22.07.1998 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Sınıflandırma ve Sınıflandırma Kurulları Yönergesinde yapılan değişiklikten sonra, 01.09.1998 tarihinde imzaladığı, aynı yöndeki ikinci bir taahhütname karşısında, davacının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından, birlikte eğitime gönderildiği Dz.Yzb ..................... in, mühendislik yüksek lisans eğitimi dışında sosyal bilimler dalında da kendi adına yüksek lisans yaptığı, davalı idarece sosyal bilimler dalında yaptığı yüksek lisansın göz önüne alındığı iddia edilmiş ise de; bu subayın ikinci eğitimini Deniz Kuvvetleri Komutanlığının muvafakati ile yapması ve bu komutanlığın, mevcut mevzuat hükümleri ve (kadro ihtiyacı çerçevesinde) bu subayın ikinci eğitimini dikkate alarak sınıflandırmadaki takdir hakkini bu yönde kullanması karşısında bu savunmaya da itibar edilmemiştir. Kaldı ki, bu subay ile davacının konumu da farklıdır. Zira, davacı iki ayrı mühendislik biliminde yüksek lisans eğitimi almıştır. Yine davacı, eğitime gönderildiği bilgi teknolojisi yönetimi branşının mühendislik branşı olmadığını, yönetim branşı olduğunu belirtmiş ise de; Deniz Kuvvetleri Komutanlığının muvafakati ile bilgisayar bilimleri dalında da yüksek lisans eğitimi alması ve halen İstanbul Teknik Üniversitesinde, Bilgisayar Mühendisliği dalında doktora yapıyor olması karşısında, idarenin takdir hakkını mühendis sınıfına geçirme seklinde kullanmasının bu açıdan da hukuka uygun olduğu kanaatine varılmış ve davacının bu iddialarına da itibar olunmamıştır.
Davacı, 1994 yılında Deniz Harp Okulunda Yön Eylem Araştırması ve Yönetim (End. Müh.) dalında lisans düzeyinde eğitim aldığını, mühendis unvanı bulunmadığını, dolayısıyla aldığı yüksek lisans eğitimi sonucunda kendisine yüksek mühendis unvanı verilemeyeceğini, bu yönden de mühendis sınıfına geçirilme işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ve bu konuda Yüksek Öğretim Yürütme Kurulunun bir kararını örnek göstermiştir.
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 6 nci maddesine göre, Yükseköğretim Kurulu; tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yüksek öğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olup, bu kanun çerçevesinde kendisine verilen görev ve yetkileri kullanır.
Aynı Kanunun Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde, bu kanunun; yüksek öğretim üst kuruluşlarını, bütün yükseköğretim kurumlarına bağlı birimleri ve bunlarla ilgili faaliyet ve esasları kapsayacağı belirtildikten sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatına bağlı Yüksek Öğretim kurumlarıyla ilgili hususların ayrı kanunlarla düzenleneceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, Yüksek Öğretim Kurulunun, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı yüksek öğretim kurumları müfredatı ve mezunlarının statüsü ile ilgili karar verme yetkisi yoktur.
Davacı, 04 Ağustos 1971 gün ve 1462 sayılı Harp Okulları Kanunu çerçevesinde, Deniz Harp Okulundaki eğitimini tamamlayarak, Deniz (End. Müh.) sınıfında mezun olmuştur. Davalı idarece aldığı eğitim mühendislik eğitimi olarak yeterli görülmüş, bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığının mühendis ihtiyacının karşılanması amacıyla Amerikaya mühendislik dalında yüksek lisans eğitimine gönderilmiş, eğitim bitiminde TSK. Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 8 nci maddesinde sayılan sınıflandırma faktörleri arasındaki Tahsili, sivil mesleği, tecrübesi, alakası faktörü çerçevesinde, mühendis sınıfı için yeterli görülerek bu sınıfa geçirilmiştir. Kaldı ki davacı, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 1 nci maddesinin (b) bendi uyarınca, programı yüksek mühendis okulları programına muadil olan yabancı yüksek mühendis okulundan mezun olduğu için aynı Kanunun 3 ncü maddesi uyarınca yüksek mühendis unvanı taşıma hakkına da sahiptir.
Yukarıda izah olunan mevzuat hükümleri çerçevesinde, davacının yeniden sınıflandırmaya tabi tutularak deniz sınıfından mühendis sınıfına geçirilmesi işleminin, idarenin ihtiyaçları doğrultusunda hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy