(2709 S. K. m. 125)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat istemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Gerek hizmet kusuru gerekse objektif sorumluluk ilkeleri uyarınca idarenin hukuki sorumluluğundan söz edilmesi için, idarenin zarar doğuran bir davranışının olması, zarar doğuran eylem veya işlemin idareye yüklenebilir olması ve meydana gelen zarar ile idarenin eylem veya işlemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, idarenin davacının rahatsızlanması üzerine tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dizaltı ampultasyonu uygulanan hastalığının askerliğinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğinin tespiti halinde bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın maddi ve mahkemece takdir edilecek miktarın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi, hastalığın bünyesel olduğu, askerliğin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığını tespit edilmesi halinde davanın reddine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Hak. Kd. Alb.H.Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 23 Mayıs 2002 tarihinde İstanbul 3 ncü İdare Mahkemesine verdiği ve 29 Mayıs 2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde kayda giren dava dilekçesinde özetle; davacı Murat DARELin 23 Kasım 2000 tarihinde Antalya 3 ncüi P. Er Eğt. Tugayında askerlik hizmetine başladığını, 14 Aralık 2000 tarihinde rahatsızlanarak revire kaldırıldığın, ateş düşürücü iğne yapılmasına rağmen ateşi düşmeyince Antalya Devlet Hastanesine sevkedildiğini, 5 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra ailesinin müdahalesiyle 18 Aralık 2000 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ne sevkedildiğini 35 gün burada tedavi gördükten sonra GATAya sevk edildiğini, burada uygulanan tedaviden sonra kangren elan sol bacağının dizaltı bölgesinden kesildiğini, olayın askerlik hizmeti sırasında meydana geldiğini, idarenin ajanı durumunda olan birliğin kendisine düşen görevi yerine getirmemesi, tedavide geç kalması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğunu belirterek 40 milyar TL, maddi ve 10 milyar TL, manevi tazminatın ödenmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının adli yardım istemi AYİM İkinci Dairesinin 12 Haziran 2002 gün ve E:2002/463 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının askerlik hizmeti sırasında rahatsızlığını beyan etmesi üzerine tedavisine başlandığı, çeşitli tedavileri müteakip GATA Tıp Fak. Hast. Bştbp. liğince Sol Diz Altı Amputasyonlusu teşhis ve C/57 SMK 2 ay hava değişimi sağ diz altı konvansiyonel tip protez kullanması ve temini uygundur. kararlı rapora istinaden taburcu edildiği, son olarak hava değişimi neticesinde GATA Ortopedi Kliniğine yatırılarak Sağ Diz Altı Amputasyonlusu tanı ve D/57 F-2 Askerliğe Elverişli Değildir. Raporu Askerlik Şubesinde beklemek üzere taburcu kararlı rapor ile 10 Aralık 2001 tarihinde taburcu edilerek tedavisine son verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin, davacıda meydana gelen rahatsızlığın zamanında ve yeterli tıbbi müdahale yapılmadığı için dizaltı ampultasyonu ile sonuçlandığını ve müvekkilinin çalışma gücünü kaybettiğine dair beyanları nedeniyle tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi üyelerinden Prof. Dr. Serhat ÜNAL, Prof. Dr. O, İlhami ÖZCEBE ve Doç. Bülent ATİLLA'dan oluşan tıbbi bilirkişi heyeti; mahallinden celp edilen tüm tıbbi kayıtları inceleyip, davacıyı muayene ettikten sonra hazırlandığı bilirkişi raporunda; Revir, Antalya Devlet Hastanesi, Antalya Tıp Fakültesi Hastanesi şartlarında hastalığın gidişini etkileyerek aslı bir tıbbi hataya ve tedavi gecikmesine rastlanmamıştır. Hastalığın başlangıç ve seyirini etkileyecek tali nedenleri ortaya koyarak ayrıntılı bir değerlendirme yapmak mümkün gözükmemektedir şeklinde kanaat belirtmiştir.
Bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilerek, birliğin davacıyı hastalığın başında sevk etse idi dizaltı kesiminin ve hastalığın ilerlemesinin önlenebileceğini, açık hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürmesi üzerine bu konu sorulmak suretiyle Ek blrkişi raporu istenmiş olup, 15 Haziran 2004 tarihinde Bilirkişi ek bilirkişi raporunda sonuç olarak Murat DAREL'in geçirmiş olduğu hastalığın (purguva fulminahs) öngörülebilir bu hastalık olmadığının tıbben bindiği, fizik muayenesinin normal bulgularda olduğu bildirilmiştir.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin hal doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şarttır. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alındında, davacının sol dizaltı ampultasyonuna neden olan TTP (Trombotik Trambosidik Purpura) veya HUS (Hemofilik Üremik Sendrom) hastalıklarının ve bu hastalık sonucu gelişen tablonun bünyesel kaynaklı olduğu, askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığı Hastalığın teşhis tedavi ve bakım hizmetlerinde idareye atfedilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı, gibi idarenin objektif sorumluluğunu gerektirecek bir durum bulunmadığı dolayısıyla idarenin tazmin yükümlülüğünden bahsedilemeyeceği bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının maddi ve manevi tazminat isteminin REDDİNE,
2. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereği yargılama giderlerinin (posta giderleri-bilirkişi ücreti dahil) davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 7.550.000 TL. başvurma harcı ile 10.120.000 TL. esastan ilam harcı toplamı olan 17.670.000 TL. harcın ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, davacı tarafından peşin yatırılan 683.000.000 TL (ALTIYÜZSEKSENÜÇMİLYON TL.) harçtan mahsubu ile kalan 665.330.000 TL, (ALTIYÜZALTMIŞBEŞMİLYONÜÇYÜZOTUZBİN TL.) harcın istemi hailinde davacıya ladesine,
4. GATA Komutanlığınca gönderilen hasta dosyasının gönderilişindeki Hizmete Özel gizlilik derecesiyle bu Komutanlığa İADESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy