(926 S. K. m. 184, 185) (211 S. K. m. 34, 69)
Davacı 13.06.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; göz hastalıkları uzmanı olup halen Erzincan Devlet Hastanesinde görev yapmakta olduğunu, 1997 yılı Aralık ayında Yüksek Askerî Şura kararı ile TSK.den resen ayrıldığını, Y.A.S. kararları yargı denetimi dışında olduğundan hukuki yollardan hakkını arayamadığını, eşinin Tbp.Yzb.olup Askerî Hastanede Anestezi ve Reanimasyon uzmanı olarak görev yapmakta olduğunu, eşinin 2001 yılında beyanname vererek kimlik kartı için başvuruda bulunduğunu, eşinden dolayı kendisine kimlik kartı verildiğini, 12 Mart 2002 tarihinde yasal hakkı olmadığı belirtilerek verilen kimlik kartının geri alındığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu, TSK.Kimlik Kartı Yönergesinin 5 nci maddesinde muvazzaf subayların eşlerine kimlik kartı çıkartma haklarının bulunduğunu, Yönergenin 3 ncü maddesinin (f) fıkrasında ise kimlik kartı verilmeyecek personelin belirtildiğini, bu madde de Y.A.S. kararı ile ayrılanlara emekli subay kimlik kartı verilmeyeceğinin hüküm altına alındığını, kendisine muvazzaf subay olan eşi nedeniyle Muv.Ve Em.Sb.Es ve Çocukları için düzenlenen kimlik kartının verildiğini, İç Hizmet Kanununun 69/b, İç Hizmet Yönetmeliğinin 325 nci maddesinin 1 nci fıkrasında İç Hizmet Kanununun tatbikatında esas alınacak eş tanımının açıkça yapıldığını, bu tanımda TSK.den resen ayrılan eşler için bir istisna bulunmadığını, TSK.Kimlik Kartı Yönergesinin İç Hizmet kanununun 34/e, İç Hizmet Yönetmeliğinin 80 ve 81 nci maddeleri gereğince hazırlandığını, Yönergenin 10 ncu maddesinde aile fertlerine verilen kimlik kartlarının statülerine uygun olarak kullanılacağı yerlerin belirtildiğini, halen muvazzaf subay olan eşi ile çocuklarının kendisinin kimlik kartı alındığı için sosyal tesislerden yararlanmasının fiilen mümkün bulunmadığını, ayrıca 926 sayılı TSK.Personel Kanununun 184 ve 185 nci maddelerine göre hazırlanan TSK.Konut Yönergesi hükümlerine uygun olarak esine lojman tahsis edildiğinde kendisine kimlik kartı verilmediğinde lojmandan istifade etme olanağının kalmayacağını bunun ise Anayasanın eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, işlemin iptali ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM 2 nci Dairesinin 10 Temmuz 2002 tarih ve 2002/493 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava, disiplinsizlik nedeniyle Yüksek askerî Şura kararı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulan Tabip Yzb. ........................in eşi Tabip Yzb. ........................dan dolayı verilen kimlik kartının geri alınması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının halen Erzincan Devlet Hastanesinde Göz Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapmakta olduğu, Tabip Yüzbaşı iken hakkında düzenlenen disiplinsizlik sicili sonucu Yüksek Askerî Şuranın 11 Aralık 1997 gün ve 97/64 sayılı kararı ile Silahlı Kuvvetlerden resen ayırma işlemine tabi tutulduğu, eşi Tbp. Yzb. ........................ in Erzincan 3 ncü Or.Loj.Ds.K.lığı 200 Yt.As.Hst.de Anestezi ve Reanimasyon uzmanı olarak görev yapmakta olduğu Tbp.Yzb. ........................in eşi için 11.01.2002de vermiş olduğu kimlik kartı beyannamesi üzerine davacıya 3 ncü Ordu Komutanlığı tarafından subay eşi kimlik kartı verildiği, bilahare davacının kimlik kartı verilmeyecek personel statüsünde olduğunun anlaşılması üzerine verilen kimlik kartının 08.04.2002 tarihinde geri alındığı, davacının bu işlemin iptali ile iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 34/e, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ve İç Hizmet yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir.
TSK. İç Hizmet Kanununun 34/e maddesi, Silahlı Kuvvetler mensupları şekli ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartını resmi ve sivil olarak her zaman üzerinde bulundurmaya mecburdurlar hükmünü ihtiva etmektedir.
6136 sayılı Kanununun 7 nci maddesi 5 nci fıkrasında, Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ve belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinden yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müşterek hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir denilmektedir. İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde, Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatta tespit edileceği öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan düzenlemeler, halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilişkin olup TSK. emeklileri ile ailelerine, vazife malulü yedek subay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikte yapılmış bir düzenleme bulunmamaktadır.
6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesi bu kanun uyarınca Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan Yönetmeliğin II.nci maddesindeki hükümler emekli subay kimlik kartının verilmesi esas ve usullerini düzenlemediği, emekli subay kimlik kartı sahiplerinin bu kimliklerinin taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçeceği hususu ile ateşli silah taşıyabilme esaslarını düzenlemiştir.
Yasal düzenlemelerde muvazzaf ve emekli subay aile fertlerine kimlik kartı verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu alanın hizmetin gereği ve kimlik kartının işlevi dikkate alınarak idarece takdir yetkisi kullanılarak bir yönerge ile düzenlenmiştir.
Yönergenin Kimlik Kartı Alabilecek Personel başlıklı 5 nci maddesinin 9 nci fıkrasında, birbirleriyle evlenen Silahlı Kuvvetler personeli karı ve kocanın her birine kendi kimlik kartı dışında eşinden dolayı yeni bir kimlik kartı verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinin (MSY 52-7 (A) Kimlik Kartı Verilmeyecek Personel başlıklı 6 nci maddesinin (b) fıkrası Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulanlara kimlik kartı verilmeyeceği hükmünü amirdir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 50/c maddesi gereğince disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayirma işlemine tabi tutulan davacının kimlik kartı verilmeyecek personel kapsamında bulunduğu, kendisine emekli subay kimlik kartı verilmediği, davacının bu işleme bir itirazı olmadığı taraflar arasında bu konuda bir ihtilafta bulunmadığı aşikardır. İhtilaf, davacıya subay olan eşinden dolayı verilen kimlik kartının geri alınmasıdır. Muvazzaf ve emekli subaylar ile Aile Fertlerine Kimlik Kartları Orduevleri, Askerî Gazinolar ve Müştemilatı, Ordu Pazarları, Askerî Sinemalar, Özel Eğitim Merkezleri, Dinlenme kampları ve diğer sosyal tesislerde kullanılmak üzere verilmektedir. Kendisine emekli subay kimlik kartı verilmeyerek anılan yerlerden istifade etmesi mahzurlu görülen davacının subay olan eşi nedeniyle kendisine verilecek kimlik kartı ile bu yasaklamanın kaldırılmasına izin vermeyen idarenin işleminde yönerge hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır.
Muvazzaf subayların aile fertlerine kimlik kartı verilme mecburiyeti getiren yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu alanı takdir yetkisini kullanarak bir yönerge ile düzenleyen idarenin Türk Silahlı Kuvvetlerinden disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulan subaylara kimlik kartı verilmeyeceğini öngörmesinde hukuka aykırılık bulunmadığının Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kararları ile istikrar bulduğu, bu nedenle davacıya eşinden dolayı verilen kimlik kartının geri alınmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacıya verilen kimlik kartının geri alınması işleminin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE
02 NİSAN 2003 tarihinde Başkan Hak.Kd.Alb.Osman ŞİMŞEK ile Üye Hv.Hak.Yb.Serdar AKSOYun karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı adına kimlik kartı isteminde bulunan eşi ........................, halen Erzincan Askerî Hastanesinde Tabip Kıdemli Yüzbaşıdır. Davacı da Erzincan Devlet Hastanesinde görevli bir uzman hekimdir. Davalı idarece davacıya kimlik kartı verilmiş ve bir süre kullanmıştır. Bu süreçte davalı idarece kimlik kartı kullanımından kaynaklan bir sakınca ortaya konmamıştır. Bu nedenle davacının kimlik kartının geri alınması işleminin hukuka uygun olmadığı düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy