(1602 S. K. m. 43) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 17 Ocak 2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilen ve 21 Ocak 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinin, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 17 Nisan 2002 tarih ve Esas No:2002/262, Karar No:2002/278 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine 21 Mayıs 2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 23 Mayıs 2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen yenileme dava dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetini yaptığı sırada yemekhaneler bölgesindeki çay ocağı yapımı işinde çalıştırılırken 04 Ağustos 2000 tarihinde çivi sıçraması sebebiyle sol gözünden yaralandığını, tedavileri sonucunda Güzelyalı Hastanesince 04 Mayıs 2001 tarihinde askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, görev başında maruz kaldığı eylem sebebiyle sol gözüne silikon enjekte edildiğini, gözünün anatomik yapısının bozulduğunu, göz akı ile göz bebeği birbirine karıştığı için simaen, görüntüsünün değiştiğini, toplum içine çıkamadığını, manevi acı yaşadığını, kendisi ve ailesini geçindirebilecek bir ise kabul edilmediğini, kalıcı sakatlığı ve çehredeki değişiklik nedeniyle manevi buhran yaşadığını, uğradığı zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesinin gerektiğini belirterek 20 milyar TL. maddi tazminatın rapor tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ve 15 milyar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, İzmir İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı İstihkam Er Eğitim Alay Komutanlığı Talimgah Taburu 2 nci Çavuş Talimgah Bölük Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaparken eğitim alanında personelin ihtiyaçlarına daha çabuk cevap vermek maksadıyla başlatılan çay ocağı inşaatında görevlendirildiği, 04 Ağustos 2000 tarihinde çay ocağı inşaat yapımı için görevli erbaş ve erlere yardım etmek için çimento ve mıcır taşıma işinde çalışırken el arabasıyla çimento getirdiği esnada rampa yapmaya çalışırken inşaat sahasında bulunan bir çivinin sekmesi sonucu sol gözünden yaralandığı, yapılan tedavileri sonucunda İzmir-Güzelyalı 600 Yataklı Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 05 Mayıs 2001 tarih ve 2155 sayılı raporu ile sol göz vitrektomi ameliyatlısı teşhisi konularak 1.Durumu SSY madde 6, Dilim D, fıkra 6ya uyar.2.Askerliğe elverişli değildir kararı verilerek 26 Haziran 2001 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, 26 Eylül 2001 tarihinde yapılan idari müracaata cevap verilmediği ve davanın 17 Ocak 2002 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare tarafından davada süre asimi bulunduğu ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında Güzelyalı-İzmir 600 Yataklı Hava Hastanesinin 05 Mayıs 2001 tarih ve 2155 sayılı Askerliğe elverişli olmadığına ilişkin Sağlık kurulu raporunun 26 Haziran 2001 tarihinde kesinleştiği, raporun onay tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde 26 Eylül 2001 tarihinde idareye müracaatta bulunulduğu, idarece cevap verilmemesi üzerine, idareye müracaat tarihinden itibaren 120 günlük yasal süre içerisinde 17 Ocak 2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesine müracaatta dava açıldığı dolayısıyla 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde öngörülen sürelere uyulduğu anlaşılmakla, davada süre aşımı bulunmadığından idarenin aksi yöndeki itirazına itibar edilmeyerek davanın esasına geçilmiştir.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının, askerlik hizmetini yaparken görevlendirildiği çay ocağı inşaatına el arabasıyla çimento taşıdığı sırada inşaat sahasında bulunan bir çivinin sekmesi sonucu sol gözünden yaralanıp askerliğe elverişsiz hale gelmesi olayında; hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de, zararlı sonucun askerlik hizmetinin ifası sırasında verilen görevin yapılması esnasında meydana geldiği, hizmetten kaynaklandığı, davacının da bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla zararın sadece zarar gören üzerinde bırakılmayıp tüm topluma yansıtılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet prensiplerine uygun düşeceğinden, uğranılan zararın idarece kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kişilerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanmaları halinde kendilerine T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ile ödenen tütün ikramiyeleri, olay sebebiyle sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, maddi tazminat isteminde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 26 Haziran 2003 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01./74.561.688 sayılı yazısından; davacının vazife malullüğünün Yönetim Kurulunun 12 Haziran 2003 tarih ve 417 sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 29 Temmuz 2003 tarih ve 792258 sayılı işlemi ile 01 Aralık 2002 tarihinden itibaren 5.derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malullüğü aylığı olarak 448.990.000 TL aylık bağlandığı, bağlanan bu aylıkların değişen katsayılar itibariyle yükseltilerek en son 01 Temmuz 2003 tarihi itibariyle 535.150.000 TL.ye yükseltildiği, diğer taraftan ilgiliye 2002 yılına ait (bir aylık) 71.459.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının, sağladığı yararla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamışsa karşılanmayan zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 16 Ekim 2003 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 37.289.468.505 TL. gerçek maddi zararına karşılık 132.658.406.863 TL. maddi yarar sağladığı, bu nedenle maddi hak edişinin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıya, olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının statüsü, sosyal durumu, sakatlık derecesi ve paranın alım gücü dikkate alınarak uygun miktarda ve olay tarihi olan 04.08.2000 tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca Davacı .................un, MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı .................a takdiren 3.000.000.000 TL.(ÜÇMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 04.08.2000 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİ BEŞ), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 60.000.000 TL.(ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan 480.030.000 TL. (DÖRTYÜZSEKSENMİLYONOTUZBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 36.000.000 TL.(OTUZALTIMİLYON TL.) posta ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
10 ARALIK 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy