(3466 S. K. m. 32)
Davacı, 11.06.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Uzman Jandarma sınavını kazanarak 05.09.2001 tarihinde Jandarma Okullar Komutanlığında öğrenciliğe başladığını, meslek dersleri notu ve disiplin yönünden başarılı olduğunu, okuldan ilişiğinin kesilmesini gerektirir hiçbir durumunun bulunmadığını, mezuniyetine üç aya yakın bir süre kaldığında Jandarma Genel Komutanlığının 21.05.2001 tarihli emri tebliğ edilerek öğrenciliğine son verildiğini, işlemin sebebinin bildirilmediğini ve savunmasının alınmadığını, gerek kendisinin gerek aile fertlerinin sabıkası ve askerlik mesleğine alınma açısından sakınca teşkil edecek hiçbir yaşam tarzının bulunmadığını, uzman jandarma öğrenciliğinden ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını, işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 19.06.2002 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; davacının kendisi, babası, annesi ve kardeşlerinden kaynaklanabilecek ve güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına konu olabilecek herhangi bir suçları bulunmadığını, davacının olumsuz davranışının kesinlikle söz konusu olmadığını, 17.09.2002 tarihinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesinde ise özetle; davacının okula başvurduğu tarihte babasının Samsun 1 nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını bilmediğini, davacının babasının iddianamede bahsedilen suçlarla ilgisinin bulunmadığını, isminin sehven iddianamede yer almasının davacı aleyhine güvenlik soruşturmasının olumsuz çıkma nedeni kabul edilmesinin yasal düzenlemelere, hak, adalet ve iyi niyet ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, davacının babasının yargılama sonucunda beraat edeceğini, bunun bekletici sorun yapılmasını talep ettiğini, davacının 10 ay eğitim ve öğretime tabi tutulduktan sonra okuldan ilişiğinin kesilmesinde hizmet kusuru olduğunu belirterek işlemin iptalini talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM Nöbetçi Dairesinin 09 Ağustos 2002 tarih ve Gensek No: 2002/1478, Esas No:2002/125 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyası ile idare tarafından gizli gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 2001-2002 Eğitim-Öğretim Yılında Ankara-Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığı Jandarma Öğretim Alayı 11 nci Uzman Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Uzman Jandarma öğrencisi olarak eğitim ve öğretime başladığı, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması sonunda; babası ............... hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.1977 tarih ve 1997/11671-6175 Hazırlık ve Esas Nolu iddianamesiyle Kamu kurumunu müteselsilen dolandırmak, hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal, müteselsilen mühür fekki ve kara paranın aklanması suçlarında dolayı TCK 64/1, TCK 504/7, 80,522, TCK64/1, 510, 522, TCK 64/1,274/1, 80 ve 4208 sayılı Yasanın 7 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Samsun 1 nci Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve yargılamasının devam ettiğinin tespiti üzerine davacının babasının dolandırıcılık suçundan yargılanıyor olması nedeniyle uzman jandarma adayı olma niteliğini taşımadığından öğrenciliğine son verilerek Uzman Jandarma Okulundan çıkarılmasına karar verildiği ve kararın 04.06.2002 tarihinde davacıya tebliğ edilerek okulla ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 32 nci maddesinde; uzman jandarmalarda aranacak nitelikler, duyuru, müracaat şekil ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sınav, öğrenim ve eğitim süresi ile tabi olacakları hususların Uzman Jandarma Okulu Yönetmeliğinde gösterileceği belirtilmiş olup anılan Yönetmeliğin Okul Çıkarılma başlığını taşıyan 34/b maddesinde; geçici veya kesin kaydını müteakip uzman jandarma adayı olma niteliğini kaybeden veya bu niteliği taşımadığı anlaşılanlar ile haklarında yapılacak arşiv araştırması ve resmi güvenlik soruşturmaları olumlu çıkmayan uzman jandarma adaylarının, adaylıkla ilişkilerinin kesileceği ve okuldan çıkarılacakları hükmü yer almıştır. Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının esasları ise Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde (M- 114-1-B) düzenlenmiştir.
Yönergenin Üçüncü Bölüm, Birinci Kısım 9-a maddesinde; Silahlı Kuvvetlerde mevcut muhtelif askeri okullarla, Silahlı Kuvvetler adına fakülte ve yüksek okullarda öğrenim yaptırılacak öğrencilerin kendisiyle birlikte annesi, babası ve kardeşleri hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılır. Yaptırılacak olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla ilgili ayrıntılar müteakip fıkralarda açıklanmıştır. hükmü öngörülmüş olup aynı Yönergenin Askeri Öğrenci Olmayı Engelleyen Sakıncalı Haller başlığını taşıyan 9 ncu maddesinin (d) bendinin (9) ncu alt bendinde öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi daha sonra affa uğramış dahi olsa zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, cinsi sapıklık, kaçakçılık, yalan şahadet, yalan yemin, dolandırıcılık, hırsızlık suçlarından ve ayrıca Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Sekizinci Babında (Madde 414-447) Genel Ahlak Ve Aile Düzeni aleyhine işlenen suçlardan hüküm giymiş veya yargılanması devam ediyorsa denilerek sayılan sakıncalı hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceği belirtilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin seçiminde titizlik gösterilmesi, bunlar hakkında güvenlik soruşturması yapılması, kendilerinde ve sayılan kanuni yakınlarında bir kısım niteliklere sahip olma şartının aranması şüphesiz kamu yararına uygun bir faaliyettir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereği öğrenciler ile anne, baba ve kardeşlerinden oluşan yakınlarının hem öğrencilik öncesi hem de Uzman Jandarma naspedilecekleri tarihe dek mevzuatta öngörülen niteliklere sahip olmaları ve bu nitelikleri korumaları gereklidir.
Belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davacının durumu değerlendirildiğinde; babası ............... hakkında müteselsilen dolandırıcılık suçundan dolayı Samsun 1 nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamasının devam ettiği, isnat edilen suçlarından dolayı 14.11.1997 tutuklanıp 28.04.1998 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmakla davacının askeri öğrencilikle bağdaşmayacak konumda bulunduğu, bu sebeple Uzman Jandarma Okulundan çıkarılma işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı ...............in Uzman Jandarma Okulundan çıkarılma işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasanın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2 nci maddesi, Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir. hükmünü; Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar başlıklı 38 nci maddesinin 4 ncü fıkrası ise, Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz hükmünü amirdir.
Bu hükümler karşısında; Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin Üçüncü Bölüm Birinci Kısımdaki Askeri Öğrenci Olmayı Engelleyen Sakıncalı Haller başlıklı 9 ncu maddesinin (d) bendinin 9 nolu alt bendinde yer alan, öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi dolandırıcılık... suçlarından... YARGILANMASI DEVAM EDİYORSA şeklindeki kuralın Anayasanın 2 nci maddesinde kayıtlanan İnsan haklarına saygılı... Hukuk Devleti ilkesi ile 38/4 ncü maddede öngörülen masumluk karinesine, dolayısıyla hukuka aykırı bulunduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, davacının 05.09.2001 tarihinde başlayan öğrencilik statüsünün 10 ay kadar sonra ve mezuniyetine çok az kala J.Gn. K.lığının 21.05.2002 günlü yazısına istinaden 04.06.2002 tarihinde ilişiği kesilmek suretiyle sonra erdirilmesi karşısında; disiplin anlayışından dolayı Bölük Komutanınca takdir edildiği ve başarılı olduğu dikkate alındığında babasının eyleminden dolayı okuldan çıkarılma işleminde kamu yararı da bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna ilaveten, 1997den beri devam eden ve henüz sonuçlandırılamayan yargılamanın sonunda ilgisinin beraat etmesi veya yargılanmakta olduğunun Uzman Jandarma statüsüne geçtikten sonra tespiti halinde davacının artik öğrenci statüsünden çıkarılamayacağı de açıktır.
Bu itibarla, söz konusu Yönerge hükmünün ihmali ile sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunan okuldan çıkarılma işleminin iptali gerekirken aksi yönde tecelli eden çoğunluk görüşüne katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy