(926 S. K. m. 22, 24, 25) (Türk Silâhlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği m. 8)
Davacı vekili 20.11.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 01.04.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1995 yılında Kara Harp Okulundan 1995-20 sicil sayılı istihkam teğmen olarak mezun olduğunu, Kara Harp Okulundan mezuniyet derecesi olarak sınıfının sonuncusu olmasına rağmen kıta görevlerinde basarili olduğunu, istihkam sınıfına isteyerek ayrıldığını ve başarı ile görev yaptığını, ancak nitelikleri istihbarat sınıfı için aranan özelliklere uymadığı halde 11.02.2001 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen bir emirle istihbarat sınıfına ayrıldığının öğrenildiğini, mevzuatın bu konuda idareye takdir yetkisi verdiğini ancak idarenin takdir yetkisini kullanırken konunun sınırları içerisinde kalmak ve esiklik ilkesine uymak zorunda olduğunu, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 09 Temmuz 2001 tarihli emrinde belirtilen hususlar ile KKY 202-6 yönergesinde aranan şartların hiçbirisinin müvekkilinde bulunmadığını, buna rağmen idarenin takdir yetkisini kanuna ve kamu yararına aykırı olarak kullandığını, müvekkilinin sınıf değişikliği istemediğini, başında Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli olarak istihkam sınıfı subay alınacağı ilanlarının çıktığını, istihkam sınıfına mensup müvekkilinin istemediği halde sınıfının değiştirildiğini, subay kadrosu yeterli sınıflardaki istekli subayların istihbarat sınıfına geçirilmesi hususunda kamu yararı sağlanmasının mümkün olacağı belirtilerek, sınıf değişikliği işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 10.04.2002 gün ve ESAS NO: 2002/53 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun sınıflandırma başlığını taşıyan 22 nci maddesinde, askeri öğrencilerin ve subayların test mülakat sonuçlarına, beden kabiliyetlerine, isteklerine ve kadro ihtiyaçlarına göre sınıflandırmanın ilk sınıflandırma ve yeniden sınıflandırma olmak üzere iki şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun subayların yeniden sınıflandırılmasını gerektiren hallerin sayılmış olduğu 24 ncü maddesinde ise; Subaylar aşağıdaki durumlarda yeniden sınıflandırılırlar.
a. Sıhhi sebepler,
b. Uçuştan ayrılanlar,
c. Özel hizmet niteliğini kaybedenler
d. İkinci bir tahsil yapanlar,
e. İdarece görülen lüzum üzerine,
1. Sınıflandırma hatası sebebiyle, yeterlik düşüklüğü gösterdiği sınıflandırma kurullarının tetkik ve teklifi ile anlaşılan teğmenler,
2. Kuruluş ve kadro değişikliği sebebiyle veya idarece görülen lüzum üzerine sınıflarının değişmesi icap eden subaylar,
3. Yeni bir sınıfın kurulmasında, bu sınıfı teşkil etmek üzere lüzumlu personel temini için idarece lüzum görülecek sınıf ve rütbedeki subaylar yeniden sınıflandırılırlar. hükmü öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 926 Sayılı Kanununun 25 nci maddesi hükmüne istinaden hazırlanan ve 23.05.1968 tarihli ve 12906 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin 8 nci maddesinde;
1. Sınıfların kadro ihtiyacı,
2. Personelin sağlık durumu,
3. Fiziki kabiliyeti,
4. Tahsili, sivil mesleği, tecrübesi, alakaları,
5. Fiziki profili,
6. İsteği,
Personelin ilk ve yeniden sınıflandırılmasında genel olarak dikkate alınacak faktörler aşağıdaki olarak sayılmıştır. Aynı yönetmeliğin 10 ncu maddesinde ise; subayların yeniden sınıflandırılmaları aşağıdaki hallerde yapılır.
.....
.....
g. İdarece görülecek lüzum üzerine sınıfları değişecek subaylar,
h. Yeni bir sınıf kurulmasında lüzumlu personel temini... hükmü mevcuttur.
İdarenin, bir subayı, ilgilinin isteğini de dikkate alarak, kadro ve idari ihtiyaç sebebiyle öğrenimine uygun bir sınıfa geçirme konusunda 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 24 ncü maddesi çerçevesinde takdir yetkisi bulunduğu tartışmasızdır.
Bütün kamu hizmetlerinin, hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptama, bunları bir metinle düzenleme olanağı yoktur. Bu bakımdan, idareye takdir yetkisi tanımak zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. Zira takdir yetkisi, ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin, basta kamu yararı olmak üzere Askerî hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması ve objektif kriterlere dayanması gerekmektedir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davalı idare tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinden; Kara Harp Okulundan istihbarat sınıfına doğrudan subay ayrılmadığı, istihbarat sınıfının kurulması sonucu bu sınıfın personel ihtiyacını karşılamak maksadıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığının 09 Temmuz 2001 tarihli emrinin yayınlandığı, 1995 neşetli 2 istihkam subayının istihbarat sınıfına ayrılmasının uygun görüldüğü, istekli personel bulunmadığı, bu nedenle istihbarat sınıfına durumları uygun olanlardan seçim yapılarak personel temini yoluna gidildiği, sınıfı değişecek personeli belirlemek üzere Sınıflandırma Kurulu oluşturulduğu, bu kurulun Kara Kuvvetleri Komutanlığının 09 Temmuz 2001 tarihli emri ekinde yayınlanan istihbarat sınıfı için gerekli olan personelde aranacak şartlar emrine uygun olarak seçim yaptığı, seçim esnasında idarenin takdir hakkını kullanırken objektif olmadığına dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Sınıflandırma Kurul Kararının personel ihtiyacı bulunan bir sınıfın eleman ihtiyacının karşılanması yönündeki hizmet gerekleri doğrultusunda alındığı anlaşıldığından davalı idare tarafından tesis edilen yeniden sınıflandırma işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı, dava dilekçesi ve cevap layihasında; istihbarat sınıfına geçmeye istekli personelde aranacak şartlar bakımından kendi durumunun bu şartlara uymadığını, kendisinin kıdem sırası yönünden 20 kişi arasında 18 nci sırada bulunduğunu, istekli olmadığını, yurt içi istihbarat kursu görmediğini ve lisan bilmediğini, bu nedenle sınıf değişikliği işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu iddia etmişse de, davalı idare tarafından gönderilen belgelerden davacının sicil notu ve diğer özellikler itibariyle başarılı bir subay olarak değerlendirildiği, yurt içinde istihbarat kursuna gönderildiği ayrıca 1995 neşetli hiçbir istihkam subayının istekli olmaması nedeniyle 1995 neşetli istihkam subaylarının tamamının değerlendirmeye alındığı, değerlendirme ve sınıf değiştirme işleminin hukuka ve mevzuata uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davacının beyanlarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy