(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 17.05.2002 tarihinde Eskişehir İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilen ve 23.05.2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; Mardin Kızıltepe Jandarma Komando Özel Hareket Tabur Komutanlığı emrinde uzman jandarma onbaşı olarak görevli iken 26.02.2001 tarihinde, spor sonrası soyunma dolabı önünde üzerini değiştirirken, daha önceden Astsubay ................tarafından birliğe getirilen ve Uzman Çavuş ..............e verilen el bombasının, Uzman Çavuş ................. tarafından oyuncak olduğu düşüncesiyle piminin çekilmesi neticesinde oluşan patlamayla iki gözünü kaybettiğini, belirli bir süre tedavi gördükten sonra Ankara GATA Sağlık Kurulunun 28.02.2002 tarih ve 1419 Sayılı raporu ile hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini belirterek 90.000.000.000.TL. maddi ve 20.000.000.000.TL. manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının uzman jandarma onbaşı rütbesi ile Mardin Kızıltepe Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde görevli olduğu, 26.2.2001 tarihinde spor dönüsü soyunma dolabı önünde soyunurken, daha önceden Astsb.Üçvs..................... tarafından birliğe getirilerek Uzman Çavuş ................e verdiği el bombasının, bu şahıs tarafından boyutlarının diğer el bombalarına göre küçük olması nedeni ile ve oyuncak olduğu düşüncesi ile piminin çekilmesi neticesinde patladığı, patlama sonunda davacının her iki gözünde %100 oranında görme kaybı meydana geldiği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Olay nedeniyle doğan zararın davacının bu hizmetini yaptığı sırada hizmetin istenilen seviyede devamlı ve hatasız bir şekilde yürütülmesi zorunluluğu, gerekli olanakların sağlanmaması, gerekli denetim ve gözetimin yapılmamasına kadar geniş bir yelpazede olmak üzere değişik sorumluluklarını yerine getirilmemesi sonucu idarenin diğer bir ajanının idareye ait silahı kullanması sonucu davacının yaralanıp sakat kaldığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu, hizmet kusuru gereğince davacının uğradığı zararın idarece karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olanların vazife malulü olmaları halinde bağlanan vazife malüllügü aylıkları ve 3480 sayılı Kanun uyarınca ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşülmekte olduğundan, davacıya T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan vazife malulü aylığı, görevi dışında yararlansa idi toplam hizmetinin 10 yıldan az olması nedeniyle adi malul aylığı bağlanmayacağı anlaşılmakla yarar kabul edilmiştir. Bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 17.03.2003 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/76.-552.280 sayılı yazılarıyla davacıya Genel Müdürlüğün 23.7.2002 tarih ve 601588 sayılı işlemi ile 15.7.2002 tarihinden itibaren TSK Vazife malullüğü aylığının 487.070.000. TL. olarak bağlandığı, değişik tarihlerde tespit edilen katsayılar esas alınarak bağlanan bu aylıkların en son olarak 1.1.2003 tarihinden itibaren 646.300.000. TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca davacıya 2002 yılı için 628.840.000.TL. tütün ikramiyesi, emeklilik ikramiyesi olarak da 714.580.000. TL. nin ödendiği ve davacı hakkında 4677 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı bildirilmiştir. Davacının görevi dışında vazife malüllügü aylığı ile tütün ikramiyesi dışında başka bir yarar sağlamadığı anlaşılmıştır.
Davacının maddi zararının sağlanan yararla karşılanıp karşılanmadığının ve karşılanmayan zarar var ise bu miktarın tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 9.6.2003 tarihli bilirkişi raporunda davacının 255.708.665.384 maddi zararına karşılık 166.956.804.567 TL. maddi yararla karşılanmış olduğu ve 88.751.860.817. TL. maddi tazminat hak edişi bulunduğu bildirilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir. Mahkememizin içtihatlarına göre kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli ve tarihi, davacının sosyal durumu, paranın alım gücü, isleyecek yasal faiz dikkate alınarak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 26.2.2001 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi kararlaştırılmıştır.
Davacının maddi tazminat istemlerinin tamamının karşılanmaması davacının istemlerinde haksız oluşundan değil, dava tarihinden sonra T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan vazife malullüğü aylığı ile ödenen tütün ikramiyesi ile karşılanmış bulunmasına dayandığı, Emekli Sandığı işleminin beklenmesi halinde dava açma süresinin geçirilebilecek olduğundan dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak belirtilmesi karsısında maddi tazminatla ilgili olarak istenen miktar üzerinden Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve takdiren davacı .............e 88.800.000.000.(SEK-SENSEKİZMİLYARSEKİZYÜZMİLYON TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDINE,
2- Davacı ......................e takdiren 5.000.000.000.TL. (BEŞMİLYAR TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminata zarar başlangıç tarihi olan 1.7.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ), 1.1.2003 tarihinden 31.3.2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDE ELLİBEŞ), 1.4.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDE OTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 26.2.2001 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ), 1.1.2003 tarihinden 31.3.2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDE ELLİBEŞ), 1.4.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDE OTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 60.000.000. TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 700.000. TL.(YEDİYÜZBİN TL.) nin davacı üzerinde bırakılmasına, 59.300.000.TL. (ELLİDOKUZMİLYONÜÇYÜZBİN TL.)nin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan 1.492.530.000. TL. (BİRMİLYARDÖRTYÜZDOKSAN İKİMİLYONBEŞYÜZOTUZBİN TL.) harcın istemi halinde davacıya İADESİNE,
7- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 57.000.000. TL.(ELLİYEDİMİLYON TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- 1602 sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIGINA,
9- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı için yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı idare lehine Avukatlık ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
10- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca ve tarifenin 10 ncu maddesi nazara alınarak nispi olarak hesap edilen 600.000.000 TL. (ALTIYÜZMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
17 Aralık 2003 tarihinde üye Dz. Kur. Alb. H.Tuğrul DİNÇ in karşı oyu üzerine OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇEM
Bakici ücreti oranının hesap edilmesi tıbbi ve ilmi verilere dayanması gerektiğinden oyçokluğu ile hükmedilen tazminat miktarına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy