(2955 S. K. m. 19, 20)
Davacı 4 Temmuz tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Tıp eğitimine başladığı günden bu yana yerli ve yabancı yayınları titizlikle izlediğini 100 den fazla yerli ve yabancı bilimsel tip dergilerinde yazılarının ve makalelerinin yayımlandığını, ulusal ve uluslararası kongrelere katıldığını ve bildiri sunduğunu, TSKde görev yaptığı muhtelif sağlık birimlerinde komutanlarından takdir aldığını, ticaret yapmak suçundan verilen cezanın paraya çevrilip ertelendiğini bu cezası nedeniyle doçentlik sınavına girmek için yaptığı başvurunun reddedildiğini bu istemin kanuna aykırı olduğunu, GATA Kanununun 19ncu maddesinin 5nci fıkrasının kendisine uygulanmayacağını belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve yasal dayanaktan yoksun işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM İkinci Dairesinin 17 Temmuz 2002 gün ve E.2002/561 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Yardımcı doçent olan davacının doçentlik sınavını girmek için izin istediği, bu isteğinin davacının ticaret yapmak suçundan almış olduğu ceza nedeniyle reddedildiği, doçentlik sınavına giriş izni verilmemesi işleminin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında davacının doçentlik sınavına girebilmesi için aranan diğer tüm şartları taşıdığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın konusu davacının işlemiş olduğu ticaret yapmak suçundan dolayı aldığı cezanın doçentlik sınavına girmesi için izin verilmesine engel olup olmayacağı hususudur.
2955 sayılı GATA Kanununun Doçentlik Sınavı başlıklı 20nci maddesi Doçentlik Sınavına katılmak isteyenlerin başvuruları, silsileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenlerin doçentlik sınavı, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 24ncü maddesine göre yapılır. Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenlerin doçentlik sınavına katılabilmeleri için; Bir lisans diplomasi aldıktan sonra, doktora ve tıpta uzmanlık unvanını kazanmış, Orijinal bilimsel araştırma ve yayınlar yapmış, Üniversiteler arası kurulca merkezi sistemle hazırlanacak bir yabancı dil imtihanını başarmış, Bu Kanunun 19 ncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yazılı nitelikleri haiz olmaları gerekir. hükmünü amirdir.
Anılan kanunun 19ncu maddesinin dördüncü fıkrasının f bendinde Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında belirtilen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, gayri tabii mukarenet, dolaylı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile kaçakçılık, resmi alım satımlara fesat karıştırma suçlarından birisinden hükümlü olmamak, g bendinde Firar, üste fiilen taarruz, fesat, isyan suçları ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 148nci maddesinde yazılı suçlardan birisiyle hükümlü olmamak, h bendinde ise Taksirli suçlar hariç olmak üzere yukarıdaki bentlerde sayılanların dışındaki suçlardan mahkemeler, disiplin amirince 21 gün ve daha fazla hapis veya oda hapsi cezası ile hükümlü olmamak veya cezalandırılmamak şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgiler incelenmediğinden davacının doçentlik sınavına girmek için yapmış olduğu başvurunun reddedildiği, red gerekçesi olarak davacının Ticaret Yapmak suçundan yargılanmasını yapan 5nci P.Eğt. Tuğ. K.lığı Askeri Mahkemesinin 21 Aralık 2000 gün ve E.2000/366 2000/658 sayılı ilamının gösterildiği, bu ilama göre davacının hapis cezasının para cezasına çevrilerek ertelendiği, anılan kararın 30 Nisan 2001 tarihinde kesinleştiği, GATA Kanunun 20nci maddesinde mevcut diğer şartları taşıyan davacının anılan maddenin yaptığı atıf nedeniyle 19ncu maddenin 4ncü fıkrasının (h) bendindeki şartı sağlayamaması nedeniyle sınava girmesinin kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacının durumu yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, ticaret yapmak suçundan verilen mahkumiyetin hürriyeti bağlayıcı ceza olmayıp 647 sayılı Kanun muvacehesinde para cezası olduğu, ayrıca bu cezanın ertelendiği, GATA Kanunun 19ncu maddesinin (h) bendinde ise açıkça hükümlü olmamayı ve cezalandırılmamayı aradığı görülmektedir. GATA Kanununun 19ncu ve 20nci maddelerinde belirlenen ve terditli olarak sayılan anlamda bir mahkumiyeti bulunmayan davacı hakkında doçentlik sınavına girmemesi sonucu doğacak şekilde davacı idarece tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Yrd.Doç.Tbp.Bnb ........................... ya doçentlik sınavına giriş izni verilmemesi tesis edilen İŞLEMİN İPTALİNE
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Davacının 5nci P.Er. Eğt. Tuğ. K.lığı Asker mahkemesinin 21 Aralık 2000 gün ve ESAS NO:2000/366 KARAR NO:2000/658 sayılı kararıyla paraya çevrilmiş hapis cezası aldığı anlaşılmaktadır.
Davacının bu durumunun GATA Kanunun 19ncu ve 20nci maddelerinin kapsamına girmesi nedeniyle davalı idare tarafından doçentlik sınavına girmesine izin verilmemiştir. Tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği görüşünde olduğumuzdan işlemin iptali yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy