(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 25.05.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi Hv.Plt.Yzb. ......................in Merzifon 151 nci Filo Komutanlığı emrinde görevli pilot olarak vazifeliyken 4.4.2000 tarihinde bir gece uçuş görevi sırasında kullandığı tayyareye uçuş kolunda bulunan emrindeki diğer pilotun kullandığı tayyare ile arkadan çapması sonucu Sivas- Tokat illeri arasındaki Yıldızeli İlçesi yakınlarına uçağın düşmesiyle şehit olduğunu, diğer pilotun paraşütle atlayarak kurtulduğunu, sağlanan yararların davacıların gerçek zararlarını karşılamadığını, AYIM.in maddi tazminat hesaplamasının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ile çeliştiğini, İçtihadı Birleştirme Kararlarının herkesi bağlayan yasa hükmünde olduğunu, AYIM.in bugüne kadar uyguladığı tazminat hesaplama yöntemini bu içtihadı da dikkate alarak yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle onun maddi desteğinden yoksun kalmaları yanında manevi desteğinden de yoksun kaldıklarını, olay nedeniyle derin üzüntü duyduklarını ve bunun hayat boyu süreceğini, olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiğini, kanaatlerince Pilot Yzb. .in olayda kusurunun bulunmadığını, diğer pilotun kusuru ile kazanın meydana geldiğini, kaza- kirim raporunda davacılar yakini müteveffa pilotun daha fazla kusuru olduğunun gösterildiğine dair gayri resmi duyumlar aldığını, ancak bunun gerçekçi olmadığını, meydana gelen kazanın ağır sonuçlarını, vazife yapan hayattaki kişiye yüklemenin de hakkaniyete uygun düşmediği, vicdanların onları koruyucu yönde davrandığı, psikolojik olarak bunun böyle olduğunun Mahkemenin malumu olduğunu, davalı idarenin hizmet kusuru olup olmadığını bilmediklerini, idarenin hizmet kusuru olmasa bile Anayasanın 125 nci maddesine göre objektif sorumluluğunun bulunduğunu, toplam 100.000.000.000.TL. tazminata olay tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 04.04.2000 tarihinde 5 nci Ana Jet Üs 151 nci Filo K.ligi uçucularından davacıların yakini Hv.Plt.Yzb. ...................... ve Hv.PltÜtgm. ......................in gece profil atış görevi için saat 19.51de üçlü kolun 1 ve 2 numarası olarak Merzifon meydanından kalkış yaptıkları saat 20.45de havada çarpıştıkları, pilot ......................in vefat ettiği, Plt.Ütgm. ......................in paraşütle atlayarak kurtulduğu, Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Plt.Ütgm. ...................... hakkında Askerî görev sırasında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan hazırlık soruşturması başlatılarak, hazırlık evrakının görevsizlik kararı ile Sivas Askerî Savcılığına gönderildiği, dosyanın Sivas 5 nci Zırhlı Tugay K.ligi Askerî Savcılığına intikal etmediği, davacılara T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce 1. derece harp malullüğü dul ve yetim aylığı bağlandığı 4567 şayili Kanunun uygulandığı, tütün ikramiyesi ödendiği, 2629 sayılı Kanun uyarınca tazminat ödenip ölüm yardımı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Zararlı sonucu doğuran olay, gece profil atış görevi sırasında havada iki uçağın çarpışması sonucu meydana gelmiştir. Olayın meydana gelmesinde; henüz deneme aşamasında olan gece Line Abreast uçuşunun, yeterli ehliyet seviyesi kazanmamış pilotlarla, denetlemeye hazırlık gibi yoğun bir uçuş ve tehdit ortamında denenmesi, lider brifingi yapılmadan uçuşa hazırlıksız gidilmesi, yoğun bir uçuş programının uygulanması esnasında lider brifingine yeterli zaman ayrılamaması gibi idari faktörlerinde etkisi olduğu saptandığından, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu davacıların zararlarının hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak zararlı sonucun meydana gelmesinde Hv.Pilot Yzb. ......................in da Kaza Kirim ve Müşterek Kanaat raporunda ayrıntılı bir biçimde açıklandığı gibi pilotaj hatası yaptığı sabittir. Müteveffanın bu hareketleri müterafik kusur olarak değerlendirilmiş, müteveffanın bu müterafik kusuru zararlı sonuç ile hizmet arasındaki nedensellik bağını keserek yoğunlukta bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize ibraz edilen 03,102002 tarihli bilirkişi raporuna davacılar vekili tarafından yapılan itiraz kurulumuzca kısmen kabul edilerek ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 18.11.2002 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı eş ......................in maddi tazminat hak edişinin 40.279.211.540.TL. Olduğu, çocuk ......................in maddi tazminat hak edişinin 6.117.066.973.TL. Olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan ek bilirkişi raporuna süresi içerisinde davacılar vekili tarafından, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, Emekli Sandığı tarafından bağlanan aylıkların Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına rağmen yarar sayılması, vazife maluliyet aylığı ile adi maluliyet aylığı arasındaki farkın yarar kabul edilmesi gerekirken, harp maluliyeti aylığı ile adi maluliyet aylığı arasındaki farkın yarar olarak kabul edilmesi, 2629 sayılı Yasaya göre yapılan şehitlik tazminatı ödemesi ile emekli ikramiyesi ödemesinin yarar olarak kabul edilmesi ve bu tazminatlara ödendikleri tarihte tazminat hesabinin yapıldığı tarih arasındaki dönem için iskonto faizi yürütülmesi ve bunun davacının maddi tazminatından düşülmesi, iskonto faizinin 01.07.2002 tarihinden itibaren % 60dan % 55e indirildiği halde % 60 üzerinden uygulanması, tütün ikramiyesi yararının hesabinin hem sorumluluk hukuku prensiplerine hem de logaritmik esaslara aykırı yapıldığından bahisle itiraz olunmuş ise de hesap bilirkişisinin tazminat hesabini Mahkememizce ilmi verilere göre tespit edilen esas ve usullere uygun olarak verilen talimatlar doğrultusunda yapıldığı ve Mahkememizin Yerleşik İçtihatlarına uygun olduğu sonucuna varılarak davacılar vekilinin itirazlarına itibar olunmamış bilirkişi raporu uyarınca uygulama yapılmıştır. Askerî bir hizmetin ifası sırasında vefat eden Hv.Plt.Yzb. ......................in eşi ve çocuğu olan davacılara olay nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak davacı eş ......................a 35.000.000.000.TL.(otuzbeşmilyar TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak davacı çocuk ......................a 5.500.000.000.TL. (beşmilyarbeşyüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Takdirin ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak istemlerine bağlı kalınarak davacı eş ...................... ile davacı çocuk .a ayrı ayrı 1.500.000.000.er TL. (birmilyarbeşyüzermilyon TL.) manavı tazminat VERİLMESİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına 15.04.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 04.04.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
18 Aralık 2002 tarihinde hükmedilen manevi tazminatlara olay tarihinden değil, kararın verildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ile Hak.Kd.Alb. Ertuğrul Takanın Karşı Oyu üzerine OYÇOKLUGU, diğer hususlarda OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacılar manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alim gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacıların olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüsünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy