(2330 S. K. m. 6) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 30.05.2000 tarihinde Çivril Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 07.06.2000 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların babası ve oğulları olan P.Er ......................in Isparta 40.piyade Alayı Avcı Tb.5.Bl.T.Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta iken 15.03.1999 tarihinde yoğun akciğer enfeksiyonu sebebiyle vefat ettiğini, askere giderken son derece sağlıklı ve dinamik olan müteveffanın geçirdiği rahatsızlık ve gerekli bakımının yapılmaması nedeniyle ihmal sonucu öldüğünü belirterek davacılardan ...................... için 6 milyar TL. maddi, 750. milyon TL. manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 1.200.000.000.TL. maddi, 500.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam on milyar yüzeli milyon TL. tazminatın ölüm tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında, AYİM İkinci Dairesinin 27.03.2002 tarih ve 2000/636 Esas, 2002/309 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine oyçokluğu ile karar verilmiş, bu karara karşı davalı idarece karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine yapılan incelemede; AYİM İkinci Dairesinin 25 Eylül 2002 tarih ve Gensek No: 2002/1224, Esas No: 2002/583 sayılı kararıyla, karar düzeltme isteminin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın kaldırılarak, davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların yakını olan P.Er ......................in 18.02.1999 tarihinde acemi eğitimini yapmak için Isparta 40 nci Piyade Er Eğitim Alay Komutanlığı emrine katılış yaptığı, 08.03.1999 tarihinde halsizlik, boğazda ağrı, öksürük şikayetleri ile viziteye çıktığı, yapılan muayenesi sonucunda gribal enfeksiyon tanısı konularak reçetesinin tanzim edilip birliğine gönderildiği, 11.03.1999 tarihinde durumunun ağırlaşması üzerine acil sevk işlemiyle yeniden viziteye çıktığı, revir nöbetçi tabibi Tbp.Atğm. ......................in, P.Er ......................i muayene etmeksizin acil sevk kaydına kontrol kelimesini yazarak geri gönderdiği, buna rağmen Bölük Astsubayının eri dinlenmesi için koğuşa gönderdiği, 15.03.1999 tarihinde sabahleyin P.Er ......................in yatağında ölü bulunduğu, ölüm olayının soruşturmasının Isparta Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askerî Savcılığınca yapıldığı, 15.03.1999 tarihinde yapılan otopsi sonucunda; müteveffanın, sağ akciğerde daha belirgin olmak üzere her iki akciğerin yoğun enfeksiyonu sonucu oluşan solunum ve dolayısıyla dolaşım yetmezliğinden öldüğünün tespit edildiği, Tbp.Atğm. ......................in memuriyet vazifesini suiistimal ile acil viziteye çıkan müteveffayı hiç muayene etmeksizin geri göndermek suretiyle keyfi bir muamele yaptığı ve bu bağlamda görevi kişilere karşı kötüye kullanmak suçunu işlediği belirtilerek hakkında Isparta Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askerî Savcılığının 14.04.1999 tarih ve 1999/802-253 esas ve karar sayılı iddianamesi ile Askerî Ceza Kanununun 144 ncü maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanununun 228/1 nci maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, Tbp.Atğm. ......................in uyguladığı tedavide kusurlu veya ihmali davranışının olup olmadığının tespiti için dosyanın Yüksek Sağlık Şurasına incelettirildiği, Yüksek Sağlık Şurasının 21-22 Aralık 2000 tarih ve 10283 sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi, belge ve bulguların değerlendirilmesinde, Dr. ......................in hastayı yeterli takip ve tedavi etmediği için 2/8 (Sekizde iki) kusurlu olduğuna oybirliği ile karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda Isparta Dağ Komando Okulu ve Eğitim merkezi Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 01.05.2001 tarih ve 2001/100-165 Esas ve Karar sayılı kararıyla Tbp.Atğm. ...................... hakkında memuriyet görevini ihmal suçundan ertelemeli mahkumiyet kararı verildiği, verilen bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan dogması gerekmektedir.
Davacıların yakını olan P.Er ......................in ölümü olayının, sağlık hizmetinin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklandığı, zararın idare ajanı olan Tbp.Atğm. ......................in suç teşkil eden memuriyet görevini ihmalinden ileri geldiği, zararlı sonuç ile idare ajanının davranışı arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davacıların zararının, hizmet kusuru ilkesi gereğince davalı idarece karşılanmasının gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olamayan kimselere olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 25.04.2001 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/78.245.036 sayılı yazılarıyla; Yönetim Kurulunun 25.05.2000 tarih ve 505 sayılı kararı ile hakkında 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 08.06.2000 tarih ve 202198 sayılı işlemi ile 01.04.1999 tarihinden itibaren esine 108.740.000.TL. 1. derece TSK.leri vazife malullüğü aylığı bağlandığı, kızı ......................nin 11.08.1999 tarihinde doğumu nedeniyle bu defa Genel Müdürlüğün 21.06.2000 tarih ve 205732 sayılı işlemi ile 01.09.1999 tarihinden itibaren eşinin aylığının 105.220.000.TL., kızının aylığının ise 52.610.000.TL. olarak tadil edildiği, bilahare ilgilinin öğrenim durumunun ortaokul mezunu olduğunun anlaşılması üzerine eşinin aylığının 01.04.1999 tarihinden itibaren 108.940.000.TL., 01.09.1999 tarihinden itibaren 105.400.000.TL., kızının aylığının ise 01.09.1999 tarihinden itibaren 52.700.000.TL. olarak Genel Müdürlüğün 30.09.2000 tarih ve 248229 sayılı işlemi ile yeniden tadil edildiği, bağlanan aylıkların katsayı artışına paralel yükseltildiği 15.04.2001 tarihi itibariyle eşinin aylığının 164.790.000.TL., kızının aylığının ise 82.400.000.TL.ye yükseltildiği, diğer taraftan 3480 sayılı Kanun uyarınca 1999 yılı için eşine 322.234.000.TL., kızına 92.067.000.TL., 2000 yılı için eşine 364.800.000.TL., kızına 364.800.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir. Yine T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 14.03.2002 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01. 01/78.245.036 sayılı yazılarıyla müteveffanın babası ......................in 65 yaşından küçük olması ve çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul olmadığının anlaşılması, annesi ......................in ise evli olması (dul ve muhtaç bulunmaması) nedeniyle kendilerine aylık bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği bildirilmiştir.
Diğer taraftan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların göz önünde tutulacağı öngörülmüş ancak davacılara nakdi tazminat ödenmediği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacıların maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 11.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda; davacı çocuk ......................in maddi zararının sağladığı maddi yararlarla karşılandığından maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı, davacı anne ......................in maddi tazminat hak edişinin 2.694.024.000.TL., davacı baba ......................in maddi tazminat hak edişinin 2.648.024.000.TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacıların istemlerine de bağlı kalınarak uygulama yapılmıştır. Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmende olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları ve paranın alım gücü dikkate alınarak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte istemleri gibi manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Dava duruşmalı görülmüş ve davacı ......................in maddi tazminat istemi red edilmiş ise de, bu red hususu davacının isteminde haksız olusundan değil hakli görülen isteminin bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerin maddi zararından mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından, davanın açıldığı 30.05.2000 tarihinde kendisine vazife malulü aylığı bağlanmadığından, davacının aylık bağlanması hususundaki T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün işlemini beklediği takdirde dava açma süresinin geçirileceği, dava açılmasının hukuki zorunluluk olarak belirmesi dikkate alınarak yargılama giderlerinin ve reddedilen maddi tazminat miktarı bakımından avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idarenin isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı çocuk ......................in MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı ....................a takdiren ve istemi gibi 750.000.000.TL. (YEDİYÜZELLİMİLYON TL.)MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemlerine bağlı kalınarak davacı baba ...................... ile davacı anne ......................a ayrı ayrı 1.200.000.000.er TL.(BİRMİLYARİKİYÜZERMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
4. Davacı baba ...................... ile davacı anne ......................a takdiren ve istemleri gibi ayrı ayrı 500.000.000.er TL. (BEŞYÜZERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edebileceği kabul edilen 16.10.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 15.03.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık % 50 (YÜZDE ELLİ), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy