(2709 S. K. m. 125) (765 S. K. m. 455, 59) (1602 S. K. m. 71)
Davacılar vekili, 10 Nisan 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların yakini Er ..............in askerlik hizmeti sırasında bir başka arkadaşının tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu silahla vurularak hayatini kaybettiğini, hizmetin yürütülmesi için yeterli eğitim, tedbir ve kontrolü tam uygulayamayan idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek, davacı anne için 6.000.000.000 TL. maddi, tüm davacılar için toplam 1.700.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 22 Mart 2002 tarih ve E.2000/280, K.2002/381 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine oyçokluğu ile karar verilmiş, bu karara karşı davacılar ve davalı idarenin karar düzeltme istemleri üzerine yapılan inceleme sonucunda AYIM İkinci Dairesinin 09 Ekim 2002 tarih ve Gensek No.:2002/1562, Esas No.:2002/659 sayılı kararıyla karar düzeltme istemlerinin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın kaldırılarak davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilmiş ve esasa geçilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Ağrı Doğubeyazıt 1 nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden davacıların yakini müteveffa Er ................in, 26 Haziran 1999 tarihinde 09.00 - 11.00 saatleri arasında P.Er................... ile birlikte 8 nolu kule nöbetçisi olduğu, nöbet hizmetine yarım dolduruşta ve emniyeti kapalı G-3 piyade tüfeği ile başlayan müteveffanın, nöbet sırasında önce kendi silahı ile daha sonra da P.Er ................in silahı ile oynamaya başladığı, bilahare müteveffadan silahını alan P.Er ................in mevcut emirler hilafına hareket ederek silahın namlusunun müteveffayı gösterdiğine dikkat etmeksizin namluda kalan mermiyi düşürmek üzere tetiğe bastığı, ateş alan silahtan çıkan merminin müteveffanın karın sağ ön bölgesinden girerek sol arka tarafından vücudunu terk ettiği, önce Ağrı Asker Hastanesine kaldırılan ardından da Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesinde tedavisine devam edilen müteveffanın kurtarılamayarak 27 Haziran 1999 tarihinde vefat ettiği, ceza yargılaması sonucunda P.Er ...................in Ağrı 12 nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 03 Ekim 2002 gün ve E.2002/109, K.2002/554 sayılı kararıyla silahıyla tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan eylemine uyan As.C.K.nun 146 nci maddesi delaletiyle, T.C.K.nun 455/1- son ve 59/2 nci maddeleri uyarınca neticeten üç yıl iki ay onbeş gün hapis ve 1.500.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ölüm olayının, bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacıların yakini P.Er ..............in ölüm olayını doğuran maddi olayın, askerlik gibi tehlike ve özellikli bir kamu hizmetinin ifası sırasında idarenin diğer bir ajanının yine idareye ait silahı kullanmak suretiyle suç teşkil eden fiili sonucunda meydana geldiği anlaşıldığından, davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün, 26 Ağustos 2003 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01./79.561.072 sayılı yazısıyla, Yönetim Kurulunun 27 Mart 2003 tarih ve 179 sayılı kararı ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 30 Temmuz 2003 tarih ve 79.3568 sayılı işlemi ile davacı anneye 01 Eylül 1999 tarihinden itibaren birinci derece TSK vazife malullüğü yetim aylığı olarak 87.680.000 TL. aylık bağlandığı, bağlanan bu aylığın değişen katsayılar itibariyle yükseltilerek en son 01 Temmuz 2003 tarihi itibariyle 362.710.000 TL.ye yükseltildiği, ayrıca kendisine 1999 yılına ait (4 aylık) 184.130.000 TL., 2000 yılına ait 729.600.000 TL., 2001 yılına ait 1.212.000.000 TL., 2002 yılına ait ise 1.372.000.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı annenin maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen, 17 Kasım 2003 tarihli bilirkişi raporunda; davacı anne ..............in 3.889.211.514 TL. maddi zararına karşılık, 61.986.424.580 TL. maddi yarar sağladığı, maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış, davacı annenin maddi tazminat hak edişi bulunmadığından, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Tüm davacılara müteveffanın olay sırasında nöbet silahlarını kurcalamak suretiyle oluşan müterafik kusuru da dikkate alınarak yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve isletilecek yasal faiz dikkate alınarak istemleri gibi ve olay tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Dava duruşmalı görülmüş ve davacı annenin maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de; bu ret hususu davacının isteminde haksiz olusundan değil, haklı görülen talebinin T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerinin mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından ve davacıya dava açtığı tarihte kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği, davacının bu aylığın bağlanıp bağlanmayacağı hususundaki T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü işlemini beklediği takdirde dava açma süresi geçirilecek olduğundan, dava açılmasının hukuki bir zorunluluk olarak belirmesi karşısında yargılama giderlerinin özellikle maddi tazminat bakımından avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ilişkin davalı idarenin isteminin kabul edilmeyerek, reddedilen maddi tazminat istemleri nedeniyle davacılar aleyhine avukatlık ücretine hükmolunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ................in maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2. Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak istemi gibi davacı anne ......................a 500.000.000 TL. (beşyüz milyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3. Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak istemleri gibi davacı kardeşler ......................(......................), ...................... (......................), ......................(......................) ,...................... (......................), ......................ve ......................a ayrı ayrı 200.000.000 TL. (İkiyüzer milyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ölüm tarihi olan 27 Haziran 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık % 50 (yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık % 60 (yüzde altmış), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzde ellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESINE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (bilirkişi ücreti hariç) davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIGINA,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 90.180.000 TL. dava harcı ile 10.120.000 TL. kararın düzeltilmesi harcı toplamı olan 100.300.000 TL. (yüz milyon üçyüz bin TL.) harcın istemleri halinde davacılara İADESİNE,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 52.750.000 TL. (Elikli milyon yediyüzelli bin TL.) posta ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 TL. (altmış milyon TL) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
9. Hükmedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesap edilen 74.200.000 TL. (yetmişdört milyon ikiyüz bin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, davacılara VERİLMESİNE,
24 Aralık 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy