(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 01 Kasım 2001 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesine verdiği ve 05 Kasım 2001 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların yakını Dz.Er .................in 02 Eylül 2000 tarihinde T.C.G. Piri Reis Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken vefat ettiğini belirterek, davacı anne ve babaya toplam 18.000.000.000 TL. maddi ve tüm davacılara toplam 21.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sırasında Askerî Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 17 Nisan 2002 gün ve E.2001/933, K.2002/395 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Davalı idare ile davacılar vekilinin yasal süresi içerisinde bu kararın düzeltilmesi talebinde bulunmaları üzerine yapılan incelemede; Uyuşmazlık Mahkemesince verilip istikrar kazanmış çok sayıda karar bulunması, Askerî Yüksek İdare Mahkemesince bu tür davalara Mahkememizin kurulduğu 1972 yılından 2002 yılına kadar bakılmış olması ve uygulamanın yerleşip istikrar oluşması karşısında; 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 nci maddesinde düzenlenen, bir davaya Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için gerekli görülen tüm şartların bir arada gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, davalı idare ve davacılar vekilinin kararın düzeltilmesi isteminin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkememizin 17 Nisan 2002 gün ve E.2001/933, K.2002/395 sayılı kararının kaldırılmasına ve davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilerek davanın esasına geçilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; T.C.G Piri Reis Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden müteveffa Dz.Er ...................in 02 Eylül 2000 tarihinde 02.00 - 05.00 saatleri arasında üst güverte silahlı nöbetçisi olduğu, müteveffanın, Gemi Kuruluş - Kuralları Kitabının Nöbet Tutma Prensipleri başlıklı 6 ncı maddesinin (M) ve (P-1) fıkralarına aykırı olarak nöbetini can yeleği giymeden tuttuğu, bu konuda gemi nöbetçi subayı ve üst güverte nöbetçi astsubayı tarafından anılan kitabın 77 nci maddesi uyarınca gerekli kontrollerin yapılması gerekirken yapılmadığı, davacıların yakınının nöbet sırasında tespit olunamayan bir sebeple denize düştüğü, tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak boğulma sonucu vefat ettiği, olay sonrası hazırlık tahkikatını yürüten Donanma Komutanlığı Askerî Savcılığının 25 Eylül 2000 gün ve E.2000/1121, K.2000/389 sayılı iddianamesi ile Mazarrati Mucip Nöbet Talimatına Aykırı Hareket Etmek suçunu işledikleri iddiasiyla gemi nöbetçi subay ve astsubayı hakkında kamu davası açıldığı, sanıkların Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 06 Mayıs 2002 gün ve E.2002/353, K.2002/179 sayılı kararıyla müsnet suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doyuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden kaynaklanan eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, zararın hizmetin içinden doğduğu dikkate alındığında davacıların uğradıkları zararların kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacı anne ve babaya bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek, maddi tazminat miktarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 17 Haziran 2003 gün ve B.07.1.EMS.0..10.01.01/80.808.001 sayılı yazısından, malul olmayan ve 65 yaşından küçük olan davacı babaya aylık bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babanın Maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 07 Ekim 2003 tarihli bilirkişi raporunda, davacı anne ..............in Maddi tazminat hakedişinin 8.780.270.685.TL., davacı baba ..................in Maddi tazminat hakedişinin ise 4.496.534.208 TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmende olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek faiz de dikkate alınarak, davacılara ayrı ayrı uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ...............e 8.780.000.000.TL. (SEKİZMİLYAR YEDİYÜZSEKSENMİLYON TL.), davacı baba ..............e 4.497.000.000.TL.(DÖRT MİLYAR DÖRTYÜZDOKSANYEDİMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2. Takdiren davacı anne ......................ve davacı baba ......................e ayrı ayrı 1.500.000.000.ar TL. (BİRMİLYARBEŞYÜZMİLYONAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. Takdiren davacı kardeşler ........................., ......................ve ......................e ayrı ayrı 550.000.000.ar TL.(BEŞYÜZELLİMİLYONAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul olunan 21 Ekim 2001 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDE ELLİBEŞ) 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDE OTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 02 Eylül 2000 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDE ALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDE ELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDE OTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan 532.620.000 TL. (BEŞYÜZOTUZİKİ MİLYON ALTIYÜZ YİRMİBİN TL.) davacı harcı ile 10.120.000 TL.(ONMİLYONYÜZYİRMİBİN TL.) kararın düzeltilmesi harcı toplamı olan 542.740.000 TL.(BEŞYÜZKIRKİKİMİLYON YEDİYÜZKIRKBİN TL.) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 43.250.000 TL.(KIRKÜÇMİLYON-İKİYÜZELLİBİN TL.) posta ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 TL.(ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 15.000.000 TL.(ONBEŞMİLYON TL.)sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan 45.000.000 TL.(KIRKBEŞMİLYON TL.)sinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesap edilen 1.428.620.000 TL. (BİRMİLYARDÖRT YÜZYİRMİSEKİZMİLYONALTIYÜZYİRMİBİN TL.) Avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
11. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca (Tarifenin 10 ncu maddesi dikkate alınarak) nispi olarak hesap edilen 869.840.000 TL. (SEKİZYÜZALTMIŞDOKUZMİLYON SEKİZYÜZKIRKBİN TL.) Avukatlık ücretinin DAVACILARDAN ALINARAK DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
03 ARALIK 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy