(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 09 Ağustos 2001 tarihinde Samsun İdare Mahkemesinde, 13 Ağustos 2001 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinin AYİM 2 nci Dairesinin 11.11.2001 gün ve E.2001/825 K.2001/775 sayılı kararı ile reddedilmesinden sonra 28.11.2001 tarihinde AYİMde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; davacıların yakını P.Bnb
.in 13.02.2001 tarihinde Samsun 100 Yataklı Asker Hastanesinde safra kesesi ameliyatına alındığını, uygulanan ameliyatta tedbirsizlik, dikkatsizlik ve ağır ihmale varan mesleki hata yapılması nedeniyle Bnb
in vefat ettiğini, ameliyatı yapan sağlık personelinin olayda kusurlu olduklarını, hizmet kusuru nedeniyle davalı idarenin tazmin sorumluluğunun bulunduğu belirterek, müteveffa P.Bnb
.in eşi
.. için 50.000.000.00 TL. maddi, 50.000.000.000 TL. manevi, kızı
.. için 20.000.000.000 TL. maddi, 20.000.000.000 TL. manevi, anne ve babası için ayrı ayrı 10.000.000.000 TL. manevi, kardeşleri için ayrı ayrı 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 05 Haziran 2002 gün ve E.2002/128 K.2002/535 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. Davacılar ve davalı idare tarafından yasal süresi içerisinde bu kararın kaldırılması talep edilmiştir.
Davacılar ve davalı idarenin karar düzeltme istemleri üzerine yapılan incelemede; Uyuşmazlık Mahkemesince verilip istikrar kazanmış çok sayıda karar, Askerî Yüksek İdare Mahkemesince bu tür davalara Mahkememizin kurulduğu 1972 yılından 2002 yılına kadar bakılmış olması ve uygulamanın yerleşip istikrar bulması karşısında 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 nci maddesinde bir davaya Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için gerekli görülen tüm şartların bir arada gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, davacılar ve davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkememizin 05 HAZIRAN 2002 gün ve ESAS:2002/128, KARAR:2002/535 sayılı kararının kaldırılmasına ve davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilerek davanın esasına geçilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını P.Bnb
.in Samsun Sahra Sıhhiye Okulu Er Eğt.Mrk.K.ligi emrinde görevli iken 13.02.2001 tarihinde Samsun 100 Yataklı Askere Hastanesinde genel cerrahi uzmanı Tbp.Bnb
tarafından safra kesesi ameliyatına alındığı, laporaskopik kolesistektomi tatbiki sırasında on iki parmak bağırsağında oluşan keşi sebebiyle ameliyatına birkaç gün sonra ağırlaştığı, 16.02.2001 tarihinde aynı hastanede Tbp.Bnb
. tarafından laporaktomi ve direnaj ameliyatı uygulandığı, yapılan müdahalenin yeterli olmaması nedeniyle 21.02.2001 tarihinde ambulans uçakla Ankara GATA Hastanesine sevk edildiği, Genel Cerrahi Kliniğinde sürdürülen tetkik ve tedavileri rağmen 24.02.2001 tarihinde kalbinin geçici olarak durması üzerine tıbbi müdahale ile hayata döndürülerek solunum cihazına bağlandığı, gerekli konsültasyonların yapıldığı, bütün çabalara rağmen 10.03.2001 tarihinde vefat ettiği, Yüksek Sağlık Şurasının 29-30 Eylül 2003 tarih ve 10775 sayılı kararında ameliyatı yapan Tbp.Bnb
in 2/8 oranında kusuru olduğunun, ayrıca aynı hastanede görevli olan radyoloji uzmanının da kusurlu olduğunun belirtildiği, 48 nci İç Güv.Tuğ.K.lığı Askeri Mahkemesinin 21.01.2004 gün ve E.2004/65 K.2004/17 sayılı kararı ile ameliyatı yapan Tbp.Bnb
in Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik ve Meslek ve Sanatta Acemilik ile Ölüme Sebebiyet Vermek suçundan dolayı mahkum edildiği, radyoloji uzmanı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacıların yakını olan P.Bnb
.in ölümü olayının, sağlık hizmetinin yanlış yürütülmesinden kaynaklandığı, zararın idare ajanı olan Tbp.Bnb
.in suç teşkil eden Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik veya Meslek ve Sanatta Acemilik ve Ölüme Sebebiyet vermek eyleminden ileri geldiği, zararlı sonuç ile idare ajanının davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların zararlarının, hizmet kusuru ilkesi gereğince davalı idarece karşılanmasının gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 24.06.2004 tarihli yazılarında; müteveffanın dul ve yetimlerine Genel Müdürlüğünün 19.04.2001 gün ve 316371 sayılı işlemi ile bağlanan aylıkların müteveffanın görevi dışında herhangi bir nedenle iştirakçilik süresi nazara alındığında bağlanan aylıklar olduğu, bir başka deyişle bağlanan aylıkların vazife malullüğü aylıkları olmadığı, Emekli Sandığına tabi toplam 25 yıl 6 ay 3 gün hizmetine karşılık 2 nci derece 2 nci kademe + 3000 ek gösterge intibakı üzerinde ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 15.03.2001 tarihinde itibaren eşi
..e 145.820.000 TL. kızı
.e 72.910.00 TL. aylık bağlandığı, bağlanan bu aylıkların değişen katsayılar itibarıyla son olarak 01.01.2004 tarihinde eşi için 379.320.000 TL.ye, kızı için 189.660.000 TL.ye yükseltildiği ve halen bu aylıklar üzerinde ödenmeye devam edildiği bildirilmiştir.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilerek Mahkememize ibraz edilen 16.07.2004 tarihli bilirkişi raporundan davacı eş
..in maddi tazminat hak edişinin 169.507.800.000 TL. olduğu, davacı çocuk
in toplam maddi zararının 35.065.600.000 TL. olduğu, sağlandığı toplam maddi yararın 7.724.730.000 TL. olduğu, aradaki fark olan 27.340.870.000 TL. nin davacı çocuk
..in maddi tazminat hak edişi olduğu anlaşılmıştır. Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ancak davacıların istemleriyle bağlı kalınmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacılar vekili 02.08.2004 tarihli dilekçe ili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmuş bulunması istinaden dava dilekçesinde istedikleri maddi tazminat miktarları ıslah ettiğini belirterek yeni istemleri gibi karar verilmesini talep etmiş ise de; 1602 sayılı AYİM Kanununun 46/4 ncü maddesindeki Taraflar sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler kuralı karşısında, idari yargıda iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı bulunduğundan ve davacının süresi dışında müddeabihi ıslah yoluyla arttırmaları mümkün bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istemi kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemlerine bağlı kalınarak davacı eş
50.000.000.000 TL. (ELLİMİLYAR TL.), davacı çocuk
..e 20.000.000.000 TL. (YİRMİMİLYAR TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren davacı eş
., davacı çocuk
.., davacı baba
.. ve davacı anne
e ayrı ayrı 2.500.000.000ar TL. (İKİMİLYAR BEŞYÜZERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3. Davacı kardeşler
. ,
,
ve
a takdiren ve ayrı ayrı 700.000.000er (YEDİYÜZERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 10 Mart 2001 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 01 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy