(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 06 Şubat 2002 tarihinde İstanbul 6 ncı İdare Mahkemesi ve 11 Şubat 2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını P.Çvş. ..........................nun Gelibolu 2 nci Kolordu Komutanlığı 5 nci Komando Alay Komutanlığında askerlik hizmetini yaparken 08.05.2001 tarihinde Uzm.Çvş. .......................... tarafından, atış eğitimi esnasında tekmelenip, aşağılayıcı ifadelerde bulunulduğu, P.Çvş. ..........................nun arkadaşları önünde kendisine yapılan müessir fiil ve küfürler nedeniyle aşağılanıp üzüntüye kapılarak, bu konuda açıklayıcı bir mektup yazarak intihar ettiğini, P.Çvş. .......................... hakkında bu olay nedeniyle 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde dava açıldığını belirterek müvekkillerinin yakını P.Çvş. ..........................nun ölmesi nedeniyle toplam 4.000.000.000 TL maddi ve 8.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 8 Mayıs 2002 tarih ve Esas No:2002/342 Karar No:2002/373 sayılı kararıyla davanın görev yönünden REDDİNE OYÇOKLUĞU ile karar verilmiş, bu karara karşı davalı idarenin karar düzeltme istemi üzerine yapılan inceleme sonucunda, AYİM İkinci Dairesinin 09.10.2002 tarih ve Gensek No:2002/1769, Esas No:2002/759 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın kaldırılarak davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilmiş ve esasa geçilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını müntehir P.Çvş. .......................... Gelibolu 2 nci Kor.K.lığı 5 Komd.Alay Komutanlığında askerlik hizmetini yaparken, aynı birlikte görevli Uzman Çavuşlar .......................... ve .......................... tarafından Mayıs 2001 tarihinde eğitimlerde hakarete ve fena muameleye uğradığı, atış eğitimi sırasında tekmelenip aşağılayıcı ifadelerde bulunulduğu, müntehinin arkadaşları önünde kendisine yapılan bu kötü muamele üzerine 8 Mayıs 2001 günü bir mektup bırakarak intihar ettiği, müntehire müessir fiilde bulunan sanıklardan P.Uzm.Çvş. .......................... hakkında Gelibolu 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde eylemine uyan As.Ç.Kar.117/1 md.gereğince mahkumiyetine karar verildiği, karar içeriğinde; sanık Uzm.Çvş. ..........................ın müntehir P.Çvş. ..........................ya tokatla vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verildiği, müntehir P.Çvş. ..........................nun intihar olayı hakkında ise, Gelibolu 2 nci Kor.K.lığı Askeri Savcılığının 13.08.2001 tarih ve 2001/1384-732 Esas ve Karar sayılı K.Y.O.K.ararı verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, kamu hizmetini yürütürken kimsenin zarara uğramaması için gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gerektiği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin kanıtıdır. Nitekim olaydan önce müntehirin P.Uzm.Çvş. .......................... tarafından dövüldüğü, bunun tanık ifadeleri ile tespit edildiği, P.Uzm.Çvş. ..........................ın er ve erbaşları dövmemesi ve hakaret etmemesi gerekirken ve erbaşların kanuna aykırı bir davranışı mevcut ise bunu üstlerine bildirmeden böyle bir davranış içerisine girmesi neticesinde müntehir P.Çvş. ..........................nun 8 Mayıs 2001 tarihinde kendisine zimmetli bulunan 634209 seri numaralı G-3 piyade tüfeği ateşleyerek vefat ettiği anlaşılmıştır.
Bu durum, idarenin ajanını hizmeti yürütürken kimseye zarar vermemesi için özenli ve dikkatli davranması hususunda tam ve hizmet gereklerine ehil tarzda yetiştiremediğini gösterir. Eğitim eksikliği nedeniyle ajanın hizmeti yürütmede gösterdiği zaafiyet sonucunda ölüm olayı meydana gelmiştir. Kamu hizmetinin ayrılmaz unsurları olan ajanları idarenin yürüttüğü hizmetten soyutlamak mümkün değildir. Bu nedenle davacıların uğradığı zararların karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacılardan anne ve babaya olay nedeniyle aylık bağlanmamıştır. Davacıların uğradığı zararın tespiti için resen seçilen bilirkişinin hazırladığı 06.10.2003 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden davacılardan babanın 3.386.838.428 TL., annenin ise 3.901.454.669 TL. işlemiş ve işleyecek zararları bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir. Mahkememizin tespit ettiği kıstaslara, yerleşik kararlarına ve ilmi verilere uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarının kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacıların yakınının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesine karar verilmiş, ancak müteveffanın intihar etmesi müterafik kusur kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacılar anne ..........................ya ve baba ..........................ya ayrı ayrı 2.000.000.000 TL.(İkişer milyar TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2. Takdiren müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı anne .......................... ve ..........................ya ayrı ayrı 1.000.000.000 TL.(Birer milyar TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. Takdiren müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı kardeşler .......................... ve ..........................ya ayrı ayrı 400.000.000 T.(Dört yüzer milyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği varsayılan 01.05.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık %60(Yüzde altmış) 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55(Yüzde altmış), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30(Yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 08 Mayıs 2001 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık %60(Yüzde altmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55(Yüzde elli beş) 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30(Yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,...........................
6. 1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Kanunun 13/j maddesi gereğince davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan 170.440.000 TL.(Yüz yetmiş milyon dört yüz bin TL.) harcın istek halinde Davacılara iadesine,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 37.000.000 TL.(Otuz yedi milyon) posta giderinin davalı idareden alınarak Davacılara verilmesine,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 TL.(Altmış milyon TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak Davacılara verilmesine,
10. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak hesap edilen 800.000.000 TL.(Sekiz yüz milyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak Davacılara verilmesine,
17 Aralık 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy