(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri, 25.09.2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Kıbrıs 39.Mknz.P.Tüm. 49.P.A. 1.Tb. Kh.Dst.Bl. Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken Mart.2001 ayı sonlarında el bombası atma eğitimi sırasında el bombasını mümkün olduğunca uzağa atabilmek için kolunu fazlası ile zorladığını, bu sırada sağ kolunda şiddetli bir ağrı hissettiğini, önce kolunun çıktığı düşünülmüş ise de çekilen filmde sağ kolunun pazu bölgesinden (humerus kırığı) kırıldığının anlaşıldığını, olayın tamamen görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini, kusurunun bulunmadığını, kolunun kırılmasından dolayı bir süre tedavi gördüğünü, 15.07.2001 tarihli Gölcük Asker Hastanesinden sağlam raporu alarak birliğine döndüğünü ve askerliğini tamamlayarak 03.02.2002 tarihinde terhis edildiğini, sağlam raporu alınmış ise de kendisinde bir miktar kalıcı sakatlık husule geldiğini, askere gitmeden önce sigortalı çalışan davacının kolunun sakatlığı nedeniyle isine alınmadığını, sakatlığı nedeniyle ömür boyu çalışarak elde edeceği maddi gelirlerin bir bölümünden mahrum kaldığını, ayrıca tedavisi sürerken çektiği sıkıntılar ve sakat kalmaktan dolayı ömür boyu duyacağı üzüntüler nedeniyle manevi zarara uğradığını, zararlarının karşılanması için idareye 05.07.2002 tarihinde yapılan müracaata cevap verilmediğini belirterek duruşmalı olarak yargılama icrası ile davacıya 18 milyar TL. maddi, 2 milyar TL. manevi tazminatın Mart 2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmişler, adli yardım isteminde bulunmuşlardır. Davacının adli yardım istemi, AYİM İkinci Dairesinin 09 Ekim 2002 tarih ve Gensek No:2002/2415, Esas No:2002/762 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davacının askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinde; davacı P.Çvş. .....nin, Kıbrıs-Lefkoşe- Alayköy 39.ncu Mekanize Piyade Tümeni 49.ncu Piyade Alayı 1.nci Piyade Taburu Karargah Destek Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada 02.04.2001 tarihinde kol ağrısı şikayetiyle Tepebaşı 30 yataklı İaşeli Revirine buradan da Girne 200 Yataklı Asker Hastanesine sevk edildiği, 03.04.2001 tarihinde sağ humerus alt uç kırığı tanısıyla Ortopedi Kliniğine yatırıldığı, 06.04.2001 tarihinde ameliyat edildiği, Girne Asker Hastahanesinin 17.04.2001 tarih ve 424 sayılı sağlık kurulu raporu ile sağ humerus kırığı (opere) teşhisiyle C/59 SMK Bir Buçuk ay hava değişimi raporda anılan malzemelerin temini uygundur. kararı verildiği, hava değişiminde iken 25.05.2001 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığınca Gölcük Deniz Hastanesine sevkedildigi, Bu Hastanenin 31.05.2001 tarih ve 1155 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile sağ humerus kırık ameliyatı, nekahetlisi teşhisiyle C/58-59 SMK bir buçuk ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişimi sonunda kontrol muayenesi için tekrar hastahaneye sevkedildigi, Gölcük Askeri Hastahanesinin 11 Temmuz 2001 tarih ve 3959 sayılı Ortopedi uzmanı tarafından sağ humerus kırık ameliyatlısı, kontrolü yapıldı. Hava değişimi bitiminde birliğine katılması uygundur raporu verildiği, davacının birliğine katılarak askerlik hizmetine devam ettiği, 03 Şubat 2002 tarihinde terhis mahiyetinde izne gönderildiği ve 21 Şubat 2002 tarihinde terhis edildiği, 14 Mart 2001 ila 30 Mart 2001 tarihleri arasında da izinli olduğu anlaşılmaktadır. İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şarttır. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan dogması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, sağ kolu kırılan davacının bundan dolayı bir zarara uğradığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak bu zarardan idarenin sorumlu olduğundan söz edebilmek için mevcut zararın idareye yüklenebilir nitelikte olması şarttır. Bir başka ifade ile zararın, idarenin bir işlem veya eylemi sonucu gerçekleşmesi gerekir. Aksi takdirde idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacı tarafından, Mart 2001 ayı sonlarında, el bombası atma eğitimi sırasında el bombasını mümkün olduğunca uzağa atabilmek için kolunu fazla zorlamasından dolayı sağ humerus kırığı meydana geldiği iddia edildiğinden, bu husus araştırılmış, davacının 14 Mart 2001 tarihinde 16 gün izne gönderildiği, 30 Mart 2001 tarihinde birliğine katıldığı, 02 Nisan 2001 tarihinde kol ağrısı şikayeti ile viziteye çıktığı, el bombası atış eğitimi sırasında olayın meydana geldiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu konuda adli ve idari bir soruşturma yapılmadığı, Girne 200 Yataklı Asker Hastahanesi Baştabipliğinin 05 Mayıs 2001 tarihli yazısı ekinde gönderilen Hastahane Klinik Defterinde davacının ifadesine göre düşme sonucu kırığın meydana geldiğinin belirtildiği, yine aynı Hastahanenin 17 Nisan 2001 tarih ve 424 sayılı sağlık kurulu raporunun bulgular bölümünde Hasta P.Çvş. ..... olup 1.sıhhi kurul işlemidir. İfadesine göre 03 Nisan 2001 tarihinde düşme sonucu sağ kolunda şişlik ve deformite gelişen hasta 49.P.A.P.TB. K.lığının 03 Nisan 2003 tarihli sevk yazısıyla Hastahanemize sevkle yatırıldı. Yapılan muayenesinde inspeksiyonda sağ kolda şişlik ve deformite mevcut Nörovasküler defekt yok. Eklem hareketlerinde sağ kolda şişlik dirsek hareketleri ağrılı ve kısıtlı Radyolojide sağ humerus kırığı mevcut hasta 06 Nisan 2001 tarihinde opere edildi. Açık redüksiyon ve internal fiksasyon yapıldı. Postoperatif komplikasyon çıkmadı. Hastanın şifası zaman ister, hastanın ameliyatında aşağıda malzemeler kullanılmıştır. Temini uygundur. denilmek suretiyle açıklama yapıldığı belirtilmiştir.
Davacının, ilk hastahaneye sevki sırasında vizite defteri, Hastahane Klinik Defteri ve sağlık kurulu raporundaki açıklamalara göre el bombası atış eğitiminden kaynaklandığına dair bir ifadesinin bulunmadığı, olayın düşme sonucu meydana geldiğinin davacı tarafından ifade edildiği anlaşılmıştır.
Bu bilgilere göre, davacının askerlik hizmetinin gereği olan bir faaliyet sırasında sakatlanmadığı, davacının sakatlanmasına neden olan bir idari eylem veya işlemin kanıtlanmadığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunmadığı dolayısıyla idarenin zararı tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Aksinin kabulü, zararın giderilmesi için sırf askerlik statüsünde bulunmanın yeterli olması anlamına gelir ki böyle bir durum idarenin tazmin sorumluluğunu sınırsız bir şekilde genişletmek anlamına gelecektir.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ......nın, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy