(211 S. K. m. 34) (6136 S. K. m. 7) (1076 S. K. m. 1, 2, 17)
Davacı vekili 06 Eylül 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 09 Mayıs 1987 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldığını, arkasından 10 Temmuz 1989 gün ve 89/35825 sayılı kararname ile 926 sayılı Kanunun 38 ve 1076 sayılı Kanunun 17 nci maddeleri gereğince 30 Ağustos 1988 tarihinden geçerli olarak yedekte yarbaylığa terfi ettirildiğini ve kendisine Piyade Yarbay emekli subay kimlik kartı verildiğini, ardından 1998 yılında kartının yeni kimlik kartları ile değiştirildiğini, 09 Temmuz 2002 tarihinde Çankaya Askerlik Şubesi Başkanlığına çağrılarak elindeki kimlik kartı alınarak kendisine Piyade Kıdemli Binbaşı emekli subay kimlik kartının verildiğini, yedekte yarbaylığa yükseltilen davacıdan eski kimlik kartının alınması işleminin hukuka aykırı olduğunu, bir an için yedekte yarbaylığa yükseltilmiş olan davacının, bu kartı taşıma hakkının bulunmadığı düşünülse bile, 14 yıl süre ile bu kartı taşıyan davacıdan kartın geri alınmasının idari istikrar ilkesi gereği yerinde olmadığını belirterek, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olan işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 23 ncü Piyade Tümen Komutanlığı emrinde Piyade Kıdemli Binbaşı rütbesi ile görevli iken 09 Mayıs 1987 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı, yedekte iken katıldığı bir tatbikat sonucu 10 Temmuz 1989 gün ve 89/35825 sayılı kararname uyarınca yedekte yarbaylığa terfi ettirildiği, bu kararnamenin Kara Kuvvetleri Komutanlığının 20 Temmuz 1989 gün ve PER.: 4123-621-89/Tayin D.Yd.Sb.S. Terfi Ks. sayılı yazısı ile Kocaeli Karamürsel Askerlik Şubesi Başkanlığına bildirilmesi ve davacının müracaatı üzerine şubece davacıya 15 Mayıs 1998 tarihinde Piyade Yarbay emekli subay kimlik kartının verildiği, bilahare 09 Temmuz 2002 tarihinde Çankaya Askerlik Şubesi Başkanlığına çağrılarak hatalı işlem yapıldığından bahisle davacının elindeki emekli subay kimlik kartının alındığı ve kendisine emekli olduğu tarihteki rütbesi olan Piyade Kıdemli Binbaşı rütbesine göre düzenlenen yeni emekli subay kimlik kartı verildiği, davacı tarafından Piyade Yarbay rütbesine göre düzenlenen emekli subay kimlik kartının geri alınması işleminin iptali istemiyle is bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 34/e, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir.
TSK İç Hizmet Kanununun 34/e maddesi, Silahlı Kuvvetler mensupları şekli ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecburdurlar hükmünü ihtiva etmektedir.
6136 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi 5 nci fıkrasında, Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ve belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmenlikle düzenlenir denilmektedir.
İç Hizmet Yönetmenliğinin 80/b maddesinde, Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatta tespit edileceği öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan düzenlemeler, halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilişkin olup TSK. emeklileri ile ailelerine, vazife malulü yedek subay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikle bir düzenleme bulunmamaktadır.
6136 sayılı Kanunun 7 nci ve bu Kanun uyarınca Bakanlar Kurulunca Yürürlüğe konulan Yönetmenliğin 11 nci maddesindeki hükümler, emekli subay kimlik kartının verilme esas ve usullerini düzenlemeyip, emekli kartı sahiplerinin bu kimliklerinin taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçeceği hususu ile ateşli silah taşıyabilme esaslarını düzenlemiştir.
İç Hizmet Yönetmenliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkartılan Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde (MSY-52-7/A), Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilaveten, Emekli askeri personel ile muvazzaf ve emekli askeri personelin aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinin (MSY 52-7(A)) AMAÇ başlıklı 1 nci maddesinin (c) bendinde, bu yönerge ile, Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilik statüsünü muhafaza eden Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman erbaşlar ile bunların aile fertlerine verilecek kimlik kartlarının şekil, dağıtım ve kullanma usullerinin düzenlediği belirtildikten ve 3 ncü maddesinin (b) bendinin (1) nci alt bendinde kimlik kartı çeşitleri arasında Emekli Subay Kimlik Kartı sayıldıktan sonra, 5 nci maddesinin (b) bendinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinden emeklilik statüsünü muhafaza eden Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman erbaşlara kimlik kartı verileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Yönergenin Kimlik Kartlarının Hak Sahiplerine Verilmesi ve Değiştirilmesi başlıklı 9 ncu maddesinin ( c) bendi; Hak sahibi olarak emekliye ayrılan Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman erbaşlara emekliye ayrılış sırasında bir defaya mahsus olmak üzere kimlik kartları Kuvvet ve Jandarma Genel Komutanlığınca, daha sonraki zayi, yıpranma ve diğer değişiklik vs. hallerinde ilgili Askerlik Şube Başkanlıklarınca verilir..... hükmünü amirdir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinin 9 ncu maddesinin (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde ise, rütbe değişiklerinde sadece görevde olan Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman erbaşların kimliklerinin yenileneceği belirtilmiş, Yönergede yedekte terfi durumunun söz konusu olması halinde kimlik kartlarının değiştirilmesi öngörülmemiştir.
1076 sayılı Yedek Subaylar ve Askeri Memurlar Kanununun 1 nci maddesinde; yedek subay ve memur sınıfının seferde muhtelif kadro boşluklarını doldurmak masadıyla yapıldığı, bu sınıfa ayrılanların hazar vaktinde yetiştirilmek üzere talim ve manevralarda bulunacağı belirtildikten ve 2 nci maddesinde, Kara, deniz, hava ve jandarmadan emekli olarak yedeğe ayrılanlar yedek subay olarak sayıldıktan sonra, 17 nci maddesinde de Yedek Subayların terfileri düzenlenmiştir.
1076 sayılı Yedek Subaylar ve Askeri Memurlar Kanununun 17 nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olanların yedek hizmete çağrıldıklarında görev yapacakları sınıf ve rütbelerini belirleyen hükümler yer almakta olup, yedekte terfi edenlere kimlik kartı verilmesi ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dava konusu olayımızda, davacının kıdemli binbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle
Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye ayrıldığı, bilahare emekli subay iken 10 Temmuz 1989 gün ve 89/35-825 sayılı kararname ile yedekte yarbaylığa terfi ettirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu, kıdemli binbaşı iken emekliyle ayrılan davacıya, yarbay emekli subay kimlik kartı verilip verilmeyeceği, sehven verilmiş ise, 14 yıl sonra bu kimlik kartının davalı idarece geri alınıp alınamayacağı noktalarındadır.
TSK. Kimlik Kartı Yönergesinin 9 ncu maddesinin (c) bendinde; subay, astsubay ve uzman jandarma emeklilerinin kimlik kartlarının bir defaya mahsus olmak üzere verileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. T.S.K. Kimlik Kartı Yönergesinde, yedekte terfi durumuna göre kimlik kartlarının değiştirilmesi öngörülmemiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilerine kimlik kartı verilmesinde esas alınan sınıf ve rütbe, kişinin emekli olduğu tarihteki sınıf ve rütbesidir. Yedekte terfinin amacı ise, emekli personelin yedeklik döneminde hizmete çağırılmaları halinde görev yapacakları rütbeyi belirlemek olduğundan, bu işlemin davacının emekliye ayrıldığı tarihteki rütbe, emeklilik statüsü ve maaşı ile emekli kimlik kartına yazılacak rütbesinde bir değişiklik yaratmayacağı açıktır.
Davacı vekilince, davacının kimlik kartının 14 yil gibi uzun bir süre sonra geri alınmasının idari istikrar ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının, baştan itibaren emekli yarbay kimlik kartı almaya hakki bulunmadığı, bu kimlik kartının yanlışlıkla kendisine verildiği dolayısıyla kendisi için kazanılmış hak oluşturmayacağı, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy