(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 13)
Davacı vekilleri 23 Ekim 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacının 7 ay 24 gün boyunca fazla askerlik yapması sonucu öğretmenlik gelirinden mahrum kalarak toplam 4.700.000.000 TL maddi zarara uğradığını, ayrıca 18 aylık statüde er olarak askerlik yapması nedeniyle psikiyatrik sorunlar yaşadığını belirterek, 4.700.000.000 TL. maddi, 500.000.000 TL. manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dosyası ile davacıya ait askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinden; Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransızca Öğretmenliği bölümünden 16 Haziran 2000 tarihinde mezun olan davacının 279 ncu dönem yedek subay aday adayı olarak 21 Mart 2001 tarihinde askere sevk edildiği, test ve mülakat sonucunda sekiz aylık kısa dönem statüsüne ayrılan davacının, tertip edildiği Manisa 1.Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetine başladığı, bilahare hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda, Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesinin 27 Kasım 1998 gün ve Esas No:1996/589, Karar No:1998/1187 sayılı kararı ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet suçundan paraya çevrilip ertelenmiş bir mahkumiyet hükmü bulunduğunun tespiti üzerine, Milli Savunma Bakanlığı tarafından askerliğinin 18 ay er olarak tadil edildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda işlemin, AYİM İkinci Dairesinin 22 Mayıs 2002 gün ve Esas No:2001/781, Karar No:2002/485 sayılı kararı ile iptal edildiği, bunun üzerine davacının 28 Haziran 2002 tarihinde 7 ay 7 gün fazla askerlik hizmeti yaptıktan sonra terhis edildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcut olması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi yeterlidir.
Yargı organlarınca iptal edilen işlemlerde, mevcut hizmet kusurunun tayininde; iptal edilen işlemin niteliği, işlemi tesis edenlerin kamu yararından başka amaçla hareket etmiş olmaları, işlemdeki sakatlığın ağırlığı gibi faktörler esas alınmaktadır. Nitekim doktrinde ve yargı kararlarında, işlemdeki sakatlığın ağır ve önemli olması, her idarenin işleyebileceği türden olağan nitelikte olmaması, yürütme niteliğini yitirmiş kararın veya yürürlükten kalkmış kanun hükümlerinin uygulanması, kesin hüküm ilkelerinin nazara alınmamış olması, kanunların ve hukukun genel ilkelerinin açıkça ihlali gibi hallerin idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracağı kabul edilmektedir.
İdarenin davacı hakkındaki ertelenmiş mahkumiyet kararı Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarılmayı gerektirmediği halde, davacıyı yedek subay statüsünden çıkararak hakkında 8 aylık kısa dönem olarak alınan askerlik kararını 18 aylık er statüsüne tadil etmek suretiyle hukuka uyarlı bulunmayan bir işlem tesis ettiği, idarenin hizmet kusuru bulunduğu dolayısıyla davacının zamanında terhisi halinde almaya başlayabileceği öğretmenlik maaşları ile ilgili olarak uğradığı maddi zararın davalı idarece giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları ve kıstasları uyarınca davacının 8 aylık er statüsünde terhis edilmesi gereken tarih olan 21 Kasım 2001 tarihi ile terhis edildiği 28 Haziran 2002 tarihleri arasında mahrum kaldığı farzedilen öğretmen maaşlarının toplamı dolayısıyla maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 15 Mayıs 2003 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden, davacının 4.024.490.000 TL. maddi tazminat hakedişinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece; fiilen davacının Fransızca Öğretmeni olarak görev yapmadığı dolayısıyla göreve başlayacağı ihtimallerine dayanılarak maddi tazminat verilemeyeceği, ortada içtihadi hata olması nedeniyle davacıya maddi tazminat verilmesinin mümkün olamayacağı, verilecekse bile fazladan yapılan askerlik sırasında idarece kendisine yapılan giderlerin tazminat miktarından düşülmesi gerektiği noktalarından itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunun, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunması karşısında davalı idarenin bu itirazlarına itibar olunmamıştır.
Davacının olay sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı ......................e 4.025.000.000 TL. (dörtmilyaryirmibeşmilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Takdiren ve istemi gibi davacı ......................e 500.000.000 TL. (beşyüzmilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği var sayılan 22 Kasım 2001 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına davacının 18 aylık er statüsünde askerliğine karar alındığı 21 Eylül 2001 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 1 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 95.450.000 TL. (doksanbeşmilyondörtyüzellibin TL.) harcın istemi halinde davacıya İADESİNE,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 21.500.000 TL. (yirmibirmilyonbeşyüzbin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 120.000.000 TL. (yüzyirmimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 17.000.000 TL. (onyedimilyon TL.)sının davacı üzerinde bırakılmasına, 103.000.000 TL.(yüzüçmilyon TL.)sının davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca nisbi olarak hesap edilen 432.000.000 TL. (dörtyüzotuzikimilyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,.....................
04 Haziran 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy