(2709 S. K. m. 125)
Davanın Konusu: Maddi ve manevi tazminat istemi
Savunmanın Özeti: T.C. Anayasasının 125nci maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu; istem nedeni olayda davacının bir zararının olduğu, ancak zarar doğuran durumun askerlik hizmetiyle ilgisi olmadığı, zararın davacının bünyesel bir rahatsızlığı sonucunda meydana geldiği; bu doğrultuda, zarar doğuran olayda idarenin kusurlu sorumluluğu bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceği; bilirkişi incelemesi neticesinde davacı erin mevcut rahatsızlığına rağmen askerliğe elverişlidir raporu veren Askerlik Şubesinin bağlı olduğu Milli Savunma Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği; talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğu, manevi tazminata karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
Başsavcılığın Düşüncesi: Davacının mevcut hastalığının bünyesel olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; bilirkişi incelemesi sonucunda hastalığın bünyesel olduğuna ve gerekli tıbbi müdahale ve tıbbi tedavilerin uygun şekilde yapılmamış olduğunun tespit edilmesi halinde bilirkişiye tespit ettirilecek miktarda maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Topçu Kur. Alb. Metin Şahinin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği Düşünüldü; Davacı vekili, 25 Ekim 2002 tarihinde Gaziantep İdare Mahkemesi ve 30 Ekim 2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle davacının Bilecikte acemi eğitimini tamamlamasının müteakip Aydın Jandarma Er Eğt. Taburunda yaklaşık 15 ay hizmet yaptığını, bu görev sırasında rahatsızlandığını, hipertansiyon tanısı ile iki ay ve arkasından bir ay hava değişimi aldığını, daha sonra GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesince askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiğini, davacının rahatsızlığı nedeniyle çalışamadığını belirterek 15.000.000.000 TL. maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminata dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının, 17 Eylül 2001 tarihinde çıktığı vizitede yapılan muayenesi sonucunda İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesi Kardiyoloji kliniğine sevk edildiği, müteakibinde anılan hastane tarafından yapılan muayene ve tedaviler neticesinde, 03 Ekim 2001 tarih ve 5626 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile esansiye hipertansiyon tanısı konularak C/42 iki ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişim süresi bitiminde birliğine döndüğü ve Aralık 2001 Mart 2002 tarihleri arasında gerek sevk edildiği İzmir 600 yataklı Mevki Asker Hastahanesi ve Aydın Devlet Hastahanesinde gerekse de Alay revirinde muayene ve tedavisine devam edildiği, daha sonra 18 Mart 2002 tarihinde GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesine yatırıldığı, gördüğü tedavi sonunda 04 Nisan 2002 tarihinde hipertansiyon tanısı ile 1 ay hava değişimi verilerek taburcu edildiği; hava değişim süresi bitiminde, 30 Nisan 2002 tarihinde anılan hastahaneye tekrar yatırıldığı, gördüğü tedaviler neticesinde düzenlenen 29 Mayıs 2002 tarih ve 3613 sayılı kesin sağlık kurulu raporunda, Oftalmolojik olarak sağlam hipertansiyon teşhisi konularak B/42 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir. Kararı verildiği; 24 Mayıs 2002 tarihi itibariyle terhis edildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuki İlkelerine ve T.C. Anayasasının 125nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şarttır illiyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Davacı vekili, davacının rahatsızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini iddia ettiğinden, davacının hastalığının bünyesel olup olmadığının bu hastalığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelmediğinin, teşhis tedavi ve bakım hizmetlerinde yapılan işlemlerde herhangi bir gecikme, eksiklik, hata ve ihmal bulunup bulunmadığının, işlemlerin yeterli bulunup bulunmadığının, işlemlerin yeterli ve usulüne uygun olup olmadığının tespiti için 12 Kasım 2003 tarihinde tıbbi bilirkişi İncelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. AYİM İkinci Dairesinin 12 Kasım 2003 gün ve GENSEK NO: 2002/2763, ESAS NO: 2002/876 sayılı ara kararı ile tıbbi bilirkişi ücreti yatırılması davacı vekilinden istenilmiş, bu ara kararı davacı vekilinin yanında çalışan katibi durdu öz ÖZKAHRAMANa 08 Aralık 2003 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmemesi üzerine AYİM İkinci Dairesinin 17 Mart 2004 gün GENSEK: 2002/2763, ESAS NO: 2002-876 sayılı ara kararı ile davacı vekilinden bilirkişi ücretini yatırması, yatırmaması halinde Hukuk usulü Muhakemeleri Kanununun 413 ve müteakip maddeleri gereğince karar verileceğinin hatırlatıldığı, bu ara kararının da yanında çalışan katibi Durdu ÖZKAHRAMANa 31 Mart 2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen tıbbi bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşıldığından, tıbbi bilirkişi incelemesi GATA Komutanlığı İç hastalıkları bölümünde görevli üç öğretim üyesine yaptırılmıştır. GATA K.lığı İç Hastalıkları bölümünde görevli öğretim üyesi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 09 Kasım 2004 tarihli raporda;
1. Hastanın askerlik hizmetini yaptığı sırada rahatsızlığı nedeniyle birlik revirine müracaat ettiği ve buradan ileri tetkik ve tedavi amacıyla asker hastanesine sevk edildiği anlaşılmıştır.
2. Hasta, 17 Nisan 2001 tarihinde İzmir Mevki Asker Hastahanesi Kardiyoloji servisine yaptırılmıştır. Burada toplam dokuz gün süreyle yatırılan hastanın yapılan takip ve değerlendirilmesi sonucunda Labil Hipertansiyon tanısı konulmuş, bu hastalıkla ilgili gerekli tedavi (tuzsuz diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi) başlanarak 24 Nisan 2001 tarihinde taburcu edilmiştir.
3. Hasta 11 Temmuz 2001 tarihinde yeniden sevk edildiği İzmir Mevki Asker Hastahanesi İç Hastalıkları servisine yatırılmıştır. Burada toplam on gün süreyle yatırılan hastanın yapılan takip ve değerlendirilmesi sonucunda Labil Hipertansiyon tanısı konulmuş, bu hastalıkla ilgili gerekli tedavi (tuzsuz diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi) başlanarak 20 Ağustos 2001 tarihinde 20 gün istirahat ve ağır spor faaliyetlerinden muaf tutularak taburcu edilmiştir.
4. Hasta 20 Eylül 2001 tarihinde İzmir Mevki Asker Hastahanesi Kardiyoloji servisine yatırılmıştır. Burada toplam ondört gün süreyle yatırılan hastanın yapılan takipve değerlendirilmesi sonucunda Esansiyel Hipertansiyon tanısı konulmuştur. Bu hastalıkla ilgili gerekli tedavi (tuzsuz diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi) düzenlenerek 03 Ekim 2001 tarihli sağlık kurulu raporu ve (5626/03.10.2001) C/42 SMK iki ayrı hava değişimi kararı ile taburcu edilmiştir.
5. Hava değişlimi süresi sonunda GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesine sevk edilen hastanın tedavisi burada da devam etmiştir. Hasta 03 Nisan 2002 gün ve 2201 sayılı sağlık kurulu raporu ve hipertansiyon C/42 SMK bir ay hava değişimi kararı ile taburcu edilmiştir.
6. Hava değişimi süresi sonunda yeniden GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevk edilen hastanın yapılan kontrol muayenesi ve tetkikleri sonucunda, sağlık kurulunun 29 Mayıs 2002 gün ve 3613 sayılı raporu ve Oftalmolojik olarak sağlam Hipertansiyon B/42 F1 Askerliğe Elverişli Değildir kararı ile hakkında kesin işlem yapılmıştır.
7. Hipertansiyon çok sık rastlanan, her iki cinsiyette ve her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Hipertansiyonun nedeni hastaların büyük bir bölümünde (%95inde) bilinmemektedir. Hastaların çok az bir bölümünde ise (%5) hipertansiyona diğer bazı hastalıklar (böbrek hastalıkları, hormon hastalıkları, vb.) yol açmaktadır.
8. Söz konusu hastanın tıbbi kayıtları incelendiğinde takip ve tedavi edildiği tüm sağlık kurumlarında hastaya yönelik gerekli tüm tetkiklerin yapıldığı ve gerekli tedavinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; davacının hastalığının bünyesel olduğu, bu hastalığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelmeyeceği, teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinde yapılan işlemlerde herhangi bir gecikme, eksiklik, hata ve ihtimal bulunmadığı, işlemlerin yeterli ve usulüne uygun olduğu yönünde tıbbi kanaat bildirilmiştir.
GATA Komutanlığınca düzenlenen tıbbi bilirkişi raporu dikkate alınarak, davacının rahatsızlığının bünyesel olduğu, askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelmediği, teşhis tedavi ve bakım hizmetlerinde yapılan işlemlerde herhangi bir gecikme, eksiklik, hata ve ihtimal bulunmadığı, işlemlerin yeterli ve usulüne uygun olduğu, dolayısıyla davacının rahatsızlığı ve işgücü kaybına uğramasının idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına dair hiçbir kanı bulunmaması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmaması nedeniyle davacı vekilinin iddialarına itibar olunmayarak davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle
1. Davacı Mehmet Kenan UĞURun, maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 7.530.000 TL. başvurma harcı ile 10.120.000 TL. esas ilam harcı toplamı olan 17.650.000 TL. (Onyedimilyonaltıyüzellibin Türk Lirası) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesi Komutanlığı, İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesi Baştabipliği ve T.C. Emekli Sandığı Arşiv Dairesi Başkanlığınca gönderilen davacıya ait müşahede evrakları, film ve grafilerine ilişkin belgeler ile Şahinbey/Gaziantep Askerlik Şubesi Başkanlığınca gönderilen davacıya ait şube şahsi dosyasının gönderilişlerindeki gizlilik derecesiyle aynı makamlara İADESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy