(1602 S. K. m. 52) (2577 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 145, 146, 157) (926 S. K. m. 67, 68)
Davacı vekili, 24.07.2002 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İZMİR- Gaziemir Hava Sınıf Okulları ve Teknik Eğitim Merkezinde Astsubay adayı olarak öğrenimine başladığını, başarılı olduğunu, ancak hakkında tamamlanan olumsuz güvenlik soruşturmasına dayanılarak askerî öğrencilikten çıkarıldığını, davacının babası, annesi ve kardeşlerinin askerî öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı haller kapsamına girmesini gerektirecek herhangi bir durumlarının olmadığını, 11 Temmuz 2002 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğini belirterek, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, işlemin iptali ile maddi zararlarının yasal faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ....................in İZMİR- Gaziemir Hava Sınıf Okulu ve Teknik Eğitim Merkezi Komutanlığında astsubay adayı olarak öğrenime başladığı, hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde 14 Şubat 2001 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19 ncu madde 2 nci fıkra B/3 bendi ile Hava Astsubay Sınıf Okullarına Giriş Yönergecisinin 2 nci Bölüm 1 nci madde c fıkrası (1) bendi hükümleri gereğince okulla ilişiğinin kesilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın esasına girilmeden önce, davacının, gizli belgelerin incelettirilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin Başsavcılıkça da ciddi görülen iddiası karşısında 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin 4 ncü fıkrası hükmü ile ilgili kısa bir değerlendirme yapılmasında yarar görülmüştür.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 52 nci maddesinin son fıkrasında; Şu kadar ki, görevli daire veya kurul veya savcılar tarafından getirtilen veya idarece gönderilen gizli her türlü belge ve dosyalarla reddi hakim istemi üzerine reddedilen hakim tarafından bu hususta verilen cevap, taraf ve vekillerine incelettirilmez. denilmektedir. Benzer bir düzenlemenin yer aldığı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20 nci maddesindeki hüküm ise 10.6.1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunla kaldırıldığından, halen idari yargı yönünden benzer bir kısıtlamanın mevcut olmadığı bilinmektedir. Bu bakımdan, ilk nazarda 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin son fıkrasında yer alan bu hükmün, genel idari yargı ve askeri idari yargı bakımından bir eşitsizliğe yol açtığı, bunun ise Anayasaya aykırı düştüğü, özellikle hak arama özgürlüğü önünde bir engel teşkil ettiği ve mevcut düzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kimi kararlarında belirtilen Silahların eşitliği ilkesiyle uyum içinde olmadığı söylenebilecektir. Ancak, böylesine bir yorum ve varılan hüküm, Anayasanın 157 nci maddesi dikkate alındığında bambaşka bir veçhede değerlendirilebilecektir.
Gerçekten, Anayasanın Askeri Yargı başlıklı 145 nci maddesinin son fıkrasında Askeri Yargı Organlarının kurulusu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri... mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir... hükmü yer almaktadır. 1602 sayılı AYİM Kanunu da, gerek Anayasanın 157 nci maddesi, gerek belirtilen 146 ncı maddesinin amir düzenlemesi ışığında yürürlüğe konulmuştur. Diğer bir deyişle, anayasal bir kriter-norm olan Askerlik hizmetinin gerekleri askeri yargı organlarının (ki AYİM de bir yüksek askeri yargı organıdır) kuruluş ve işleyişinde dikkate alınması gerekli ve lüzumlu bir ölçü teşkil etmektedir. Milli Savunma kamu hizmetinin yürütülmesinden, bu meyanda Silahlı Kuvvetlerin bilfiil icra ettiği görevlerin bünyesinden kaynaklanan gizlilik, askerlik hizmetinin doğal bir gereğidir. Belirtilen milli savunma kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında tesis edilen idari işlemlerin büyük çoğunluğu gizlilik esasına göre vücut bulur ve ancak bilmesi gereken prensibine göre, yetki verilen makam ve kişilerce içeriklerine muttali olunabilir.
Ne var ki, mahkememizde dava konusu yapılan işlemlerde idarenin her bilgi ve belgeye gizlilik derecesi vermesi ve savunmanın kapalı biçimde yapılması halinde de, davacıların iddialarını ispat yolunda ciddi güçlükle karşılaşabilecekleri de bir gerçektir. Ancak, Mahkememizin istikrarlı uygulamasında, askeri hizmetin gerekli ve lüzumlu kıldığı anlamda gizlilik kriteri geliştirilmiş ve bu kriter kapsamına girmeyen bilgi ve belgelerin, üzerlerine hangi gizlilik derecesi basılırsa basılsın, içeriklerinin karar gerekçesinde işlenmesi yoluna gidilmektedir. Bu durumda da, ortada eşitsizliğe yol açıcı bir durumun varlığından söz edilemeyecektir.
Eğer savunma ekinde gönderilen bilgi ve belgeler askeri hizmetin gerekli ve lüzumlu kıldığı anlamda gizlilik taşıyorsa, artık Anayasanın 146 ncı maddesinin öngördüğü kısıtlama çerçevesi içinde kaldığı değerlendirilerek, bunlarla ilgili bir incelemeye izin verilmemekte, içerikleri konusunda da ancak varsa ifasında mahzur olmayan kadarı gerekçede yer almakta veya hiç temas edilmeyerek genel hukuki değerlendirme yapılması yoluna gidilmektedir. Bu bakımdan, 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin son fıkrasının hukuka aykırı olduğu yolundaki iddiaları ciddi görülmemiş ve isin esasına geçilmiştir. 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 67 nci maddesinde astsubay kaynaklarının astsubay okulları olduğu astsubay okullarının da, Astsubay hazırlama okulları ve astsubay sınıf okulları olmak üzere ikiye ayrıldığı açıklanmış; 68 nci maddesinin (b) bendinde astsubay okullarına girişte aranacak nitelikler, öğrenim, eğitim, süre ve şekilleri, öğrencilerin azami görenim süresiyle görev ve sorumlulukları ile ilgili diğer hususların yönetmelikte düzenleneceği hükme bağlanmış; aynı maddenin (c) bendinde öğrencilik niteliğini kaybettiren haller sayılmış, (f) bendinde ise astsubay okulu öğrencilerinin ilişiklerinin kesilmesi ve ilişikleri kesilenler ile ilgili diğer hususların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
926 sayılı Kanunun bu hükmüne dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19 ncu maddesinde astsubay sınıf okullarından çıkma ve çıkarılma sebepleri gösterilmiştir. Güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz çıkması okuldan çıkarılma sebepleri arasında bulunmaktadır.
Hava Astsubay Sınıf Okullarına Giriş Yönergesinin 2 nci Bölüm 1 nci madde c fıkrası (1) bendinde, Tutum ve davranışları ile yasadışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya karışmamış olmak, Astsubay Sınıf Okullarına giriş şartı olarak gösterilmektedir. Bundan başka, Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen TSK İstihbarata Karşı Koyma ve Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3 ncü bölüm 1 nci kısım 9 ncu maddesinde güvenlik soruşturmasının öğrencinin kendisiyle birlikte, anne, baba ve kardeşlerini kapsadığı belirtilmiştir. TSK. İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3 ncü Bölüm, 1 nci Kısım 9 ncu maddesinin d/(2) nci bendinde, Öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi hakkında, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, irk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak, bu tür faaliyetlerde bulunan yerli veya yabancı dernek, grup, kulüp, teşkilat ve benzeri teşekküllerden herhangi birine üye olmak veya bunlarla sıkı işbirliği içinde bulunmak, desteklemek veya bunların sempatizanı olmak gibi faaliyetleri nedeniyle MIT Müsteşarlığı, Emn. Gn.Md.lüğü, mahalli emniyet müdürlükleri ve İl Jandarma Alay Komutanlıklarından herhangi bir tarafından bilgi verilmesi, askerî öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı hallerden sayılmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplinin muhafazası ve idamesi için bünyesine aldığı kişilerde farklı özelliklerin aranması ve öğrenci olarak alınacakların sadece kendisinin değil, yakın aile çevresinin de idarî normlar uyarınca araştırılması, Silahlı Kuvvetlerin üstlendiği seçkin kamu hizmetinin bir gereğidir. İlerde Silahlı Kuvvetlerde bilfiil görev alacak personelin kanun ve nizamlara uyan, kendileri veya yakınları hakkında geçmişleri ile ilgilide olsa söylenti çıkarılmayacak kişilerden seçilmesi ve kendilerini etkileyebilecek yakın aile çevresinde yönetmelik ve yönergelerde belirtilen askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı halleri görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmaları mevzuata ve kamu yararına uygun düşmektedir. Davacı astsubay yetiştirilmek üzere İzmir Hava Sınıf Okulları ve Teknik Eğitim Merkez Komutanlığına alınmıştır. Davacı hakkında yapılan Güvenlik Soruşturması sonuçları anılan Yönergeye uygun olarak incelenmiş ve kendisi yönünden durumunun Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3 ncü Bölüm 1 nci kısım 9 ncu madde d/(2) bendi kapsamında olduğunun tespit edilmesi üzerine davacının askerî öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda davacı ....................in askeri öğrenci olma niteliğini taşımamasından dolayı okulla ilişiğinin kesilmesinde hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılığın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy