(1076 S. K. m. 3, 8) (1111 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 59, 62, 491, 522) (647 S. K. m. 6) (1632 S. K. m. 30) (2709 S. K. m. 72) (926 S. K. m. 50)
Davacı vekilinin 23.01.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde Özetle; müvekkilinin yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Askerlik Şubesine başvurarak Mart 2002 Yedek Subay celbine karar aldırdığını, ancak daha sonra hırsızlık sucundan sabıkası olduğu gerekçesiyle askerliğini er statüsünde 18 ay olarak yapmasına karar verildiğini, oysa davacının Adli Sicil Kaydındaki hükümlülüğünün Çörtü Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2002 tarihli hükmüyle Adli Sicilden Çıkarılmasına karar verildiğini, yedek subay adaylığına engel bir halinin bulunmadığını belirterek yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının er olarak tadil edilmesine ilişkin işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtığı görülmektedir. Davacının yürütmenin durdurulması istemi. Dairemizin 06.02.2002 gün ve 2002/100 Gensek, - 2002/89 Esas sayılı karan ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar aldıran davacının yedek subay olmaya engel teşkil edecek sabıka kaydının bulunduğu tespit edildiğinden askerlik kararının M.S. B. nin 24.10.2001 tarihli emriyle 18 ay er olarak tatil edildiği, davacının 06.03.1995 tarihinde işlediği hırsızlığa eksik teşebbüs suçundan Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.1995 gün 1995/168-303 E.K. sayılı kararıyla neticeten 165.000 TL. lir para cezasıyla cezalandırılarak cezasının ertelendiği, bilahare Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2002 gün 2002/13 sayılı kararıyla mahkumiyetinin Adli Sicilden Çıkarılmasına karar verildiği davacının yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının er olarak tadil edilmesi nedeniyle idari işlemin iptalini ve öncelikte yürütmenin durdurulmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 72nci maddesinde, askerlik hizmetinin her Türk' ün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasanın bu hükmüne uygun olarak askerlik hizmeti, 1111 sayılı Askerlik Kanunu ve 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununda düzenlenmiştir
1076 sayılı Kanunun 3ncü maddesinde, dört yıl ve daha fazla süreli fakülte, akademi, yüksekokul ve enstitüler ile Milli Eğitim Bakanlığınca bunların dengi olduğu kabul edilen yurtdışı öğrenim kurumu mezunu olup ta Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre askerliğe elverişli olanlar yedek subay olabilmekte ancak yükümlülerin Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu yedek subay miktarından fazla olması halinde isteklilerin, yükümlülüklerini erbaş - er olarak yerine getirebilecekten, isteklilerin ayrılmasından sonra kalan yükümlüler ihtiyaçtan fazla ise Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı bunların arasından seçilerek saptanacağı, yedek subayların hizmet sürelerinin 18 ay olduğu, hizmet sürelerinin barışta Genelkurmay Başkanlığının teklifi ve Bakanları Kurulu kararı ile on iki aya kadar indirilebileceği belirtilmiştir, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 5nci maddesinde de, 1076 sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden; bu yükümlülüklerini İstekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları için erbaş veya er olarak yerine getireceklerin hizmet süresinin aynı celbe tabi olup yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresinin yansı kadar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bugün için yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresi 16 ay olarak belirlenmiş olup yedek subay olabilme imkanı ve hakkı mevcutken yedek subay adayı olamadıkları için yükümlülüklerini erbaş ve er olarak yerine getirecek olanların hizmet süresi belirtilen 16 aylık sürenin yansı olan sekiz aydır. Bu kapsamda S aylık hizmete tabi tutulacak yükümlülerde öncelikle yedek subay adayı olabilme şartı aranacaktır. Yedek subay adayı ve dolayısıyla yedek subay olabilme şartlarını taşımayan kişiler ise 1111 sayılı Askerlik Kanunu gereğince, er statüsünde asker edilecekler ve bunların muvazzaflık hizmet süreleri ayni Kanunun 5nci maddesi gereğince 13 ay olacaktır.
1076 sayılı Yedek subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 8nci maddesinde Yedek subay adayı olarak askere sevkten evvel veya yedek subay yetiştirilmekte iken aşağıda engel hali olduğu anlaşılanlar askerlik hizmetlerini durumlarına göre er veya erbaş olarak tamamlarlar. a) 1. Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar, - 2. Kamu hizmetlerinden müebbeten yasaklı olanlar, 3. Hileli müflis olduğu ilan edilenler, b) Yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde; 1. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle yedek subay çıkarılması uygun görülmeyenler, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü İdeolojik görüsü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, okul l disiplin kurallarının vereceği subay olamaz kararı üzerine er olurlar. c) Yedek subay Öğreniminde gösteremeyenler, erbaş olurlar, Bunların yerine getirecekten hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5nci maddesinin 1nci fıkrasında belirtilen süre kadardır hükmü öngörülmüştür.
Buna göre; Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanların yedek subaylık statüsünü kazanamayacakları dolayısıyla yedek subay veya bu statüde erbaş ve er olamayacakları, açıkça belirtilmiştir. Davacının 06/03/1995, tarihinde işlediği hırsızlığa eksik teşebbüs sucundan dolayı Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.1995 gün ve Esas: 1995/168 Karar; 1995/303 sayılı ilamı ile TCK. 491/2, 62, 522 ve 59, 647 sayılı Kanunun 6ncı, maddeleri gereğince 1 ay 3 gün hapis cezasına sonuç olarak 165.000. TL, ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen cezanın 647 sayılı Kanunun 6nci maddesi gereğince ertelendiği ve Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2002 gün ve 2002/13 sayılı kararıyla mahkumiyetinin adil sicilden çıkarılmasına karar verildiği hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacının bu mahkumiyetinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suç olup olmadığının öncelikte çözümlenmesi gerekmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bir subayın hangi suçlardan ne cins ve süreli bir aldığı takdirde subaylıktan çıkarılacağı Askeri Ceza Kanununun 4551 Sayılı Kanunla değişik 30 ncu maddesi ile 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50nci maddesine 4699 sayılı Kanunla eklenen (d) fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre, ertelenmiş para cezasına veya tedbire çevrilmiş, affa uğramış olsa bile hırsızlık suçundan hükümlülük hali Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarılmayı gerektirmektedir. Bu suretle 1076 sayılı Kanunun 8nci maddesi ite subaylıktan çıkarılmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanların yedek subaylık statüsüne girişleri baştan önlenmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve mevzuat hükümlerine göre Davacının durumu değerlendirildiğinde; hırsızlık sucundan hükümlü bulunması nedeniyle yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının idarece er olarak tadil edilmesi işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy