(1602 S. K. m. 35, 40)
Davacı vekili, 04 Kasım 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 30 Aralık 2002 tarihinde kayda geçen cevap layihasında özetle; müvekkilinin Kara Harp Okulu (KHO) öğrenci Alayı Anafartalar Taburu 2 nci Bölükte 1263 numaralı öğrenciyken 160 disiplin notunun tamamını kaybetmesi nedeniyle KHO K.lığının 17.05.2001 gün ve 24 sayılı öğrencinin okulla ilişiğinin kesilmesine yönelik kararının 29.06.2001 tarihinde KKK. lığı tarafından onaylanması sonucunda okulla ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin okulla ilişkisinin kesilmesinden sonra ailesinin kişisel araştırması neticesinde, GATA Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından 31 Temmuz 2002 tarihli yazısı ile müvekkilinin 15.05.2000-08.05.2001 tarihleri arasında kişilik zemininde Anksiyete Bozukluk sebebiyle muayene olduğunun belirtildiğinin ortaya çıkarıldığını, bu durum karşısında müvekkilinin KHOdan çıkarılmasına hukuki dayanak teşkil eden 160 disiplin notunun tamamını kaybetmesine neden olan davranışların psikolojik rahatsızlığı neticesinde irade dışı hareketlerden kaynaklandığını, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı nedeniyle tedavisinin yapılarak Okula geri alınması gerektiğini, ileri sürdükleri hususun müvekkilinin haksız yere disiplin cezası aldığı ve buna paralel olarak disiplin cezasından dolayı haksız yere okuldan çıkarıldığı yönünde olmadığını aksine müvekkilinin psikolojik rahatsızlığının disiplin bozucu davranışlara yol açıp açmadığının idare tarafından araştırılmadan KHOdan ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüklerini; bu nedenle müvekkilinin KHOdan ilişiğinin kesilmesine neden olan davranışların psikolojik rahatsızlığından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konması ve ilişiğinin sağlık nedeniyle kesilmesinin gerektiğini belirterek, müvekkili hakkında tesis edilen disiplin nedeniyle KHO öğrenciliğinden çıkarılma işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin tetkikinden; davacının Maltepe Askeri Lisesinden 1998 yılında mezun olduğu, 1998-1999 Eğitim ve Öğretim döneminde Kara Harp Okulunda eğitime başladığı, 1 nci sınıf öğrenci iken değişik tarihlerde işlemiş olduğu 6 ayrı suçtan dolayı 48 disiplin puanının kırıldığı, 2 nci sınıfa 148 disiplin notu ile başladığı, bu sınıfta 10 değişik suçtan toplam 91 disiplin notunun kırıldığı ve 1 kez Alay Disiplin Kuruluna çıkarıldığı, 3 ncü sınıfa 118 disiplin notu ile başladığı bu sınıfta toplam değişik tarihlerde işlemiş olduğu 7 ayrı suçtan 194 puanın kırıldığı bu sınıfta iki kez Alay Disiplin Kuruluna ve 1 kez de yüksek Disiplin Kuruluna çıkarıldığı, davacının safahatına göre disiplin notlarının sıfırın altına inmesi nedeniyle Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarıldığı ve Kurulun 17 Mayıs 2001 tarih ve 2001/24 sayılı kararı ile disiplinsizlikten okuldan çıkarılmasına ve karar kesinleşinceye kadar geçici olarak okuldan uzaklaştırılmasına karar verildiği, bu kararın 29 Haziran 2001 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından onaylanması ile kesinleştiği, davacı vekilinin 29 Ağustos 2002 tarihli dilekçe ile davacı hakkında tesis edilen işlemin geri alınması ve sağlık sebebiyle okuldan ilişiğinin kesilmesi gerektiği yönünde müracaatta bulunduğu, idarenin bu müracaata cevap vermemesi üzerine 04 Kasım 2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesi ile Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin iptali bu mümkün olmazsa sağlık nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığının araştırılarak sağlık nedeniyle okuldan ihracına karar verilmesi amacıyla yaptıkları müracaata cevap verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare ve AYİM Başsavcılığı davada süre aşımı bulunduğu iddiasında bulunduklarından ve idare hukukunda sürenin kamu düzenine ilişkin olması ve davanın her aşamasında resen incelenebileceği dikkate alınarak davada süre aşımı bulunup bulunmadığı hususunun öncelikle incelenmesi gerekmektedir.
1602 sayılı AYİM Kanununun Dava Açma Süresi başlıklı 40 ncı maddesi; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde, özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça süre son ilan tarihinden itibaren onbeş gün sonra başlar.
Kanuna göre ilanı gereken düzenleyici ve genel tasarruflara karşı, ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir. Ancak bu tasarrufların kendilerine uygulanması üzerine, ilgililer düzenleyici tasarruf veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açmakta muhtardırlar. İlgililer ayrıca: düzenleyici tasarrufun kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir düzenleme yapılmasını uygulamadan itibaren altmış gün içinde idareden isteyebilirler. Bu isteklerinin reddi veya altmış gün içinde cevap verilmemesi halinde altmış günün bitiminden itibaren isteklerinin yerine getirilmemesi işleme karşı altmış gün içinde dava açabilirler. Düzenleyici tasarrufun kaldırılmaması, değiştirilmemesi veya dava yoluyla iptal edilmemiş olması bu tasarrufa dayalı işlemin iptaline engel olmaz. hükmünü amirdir.
1602 sayılı AYİM Kanununun 35/A maddesinde; kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma ve ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden; davacının disiplin notlarının sıfırın altına inmesi nedeniyle 17 Mayıs 2001 tarihinde Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kuruluna çıkarıldığı, Yüksek Disiplin Kurulunun 17 Mayıs 2001 tarih ve 2001/24 sayılı kararı ile Disiplinsizlikten okuldan çıkarılmasına ve karar kesinleşinceye kadar okuldan uzaklaştırılmasına karar verildiği ve davacının 17 Mayıs 2001 tarihinde okuldan uzaklaştırıldığı, bu kararın 29 Haziran 2001 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından onaylanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen işlemin 29.06.2001 tarihinde kesin hale geldiği açık olarak görülmektedir.
Yukarıda yazılı mevzuat hükümleri karşısında davacının, 29.06.2001 tarihinden itibaren idari dava açma süresi olan 60 gün içinde bu işlemin kaldırılması ve değiştirilmesi ya da geri alınmasını istemesi gerekirdi. Oysa davacının, vekili aracılığıyla kesin işlem yapmaya yetkili makam tarafından tesis edilen okuldan çıkarılması işleminin kaldırılması veya değiştirilmesi için 29 Ağustos 2002 tarihli dilekçe ile idareye başvurduğu ve bu başvuruya cevap verilmediği anlaşılmıştır. Dava açma süresinin bitiminden sonra idareye yapılan başvurular ve bu başvurulara verilen cevaplar sona ermiş bulunan dava açma süresini ihya edemeyeceği gibi yeni bir dava açma hakkını da doğurmadığından davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; disiplinsizlik nedeniyle okuldan ihracına karar verilmesinden sonra ailesinin kişisel araştırmaları sonucunda, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığından 31 Temmuz 2001 tarihlerinde belge aldıklarını bu belgede davacının 15.05.2000 tarihinden 08.05.2001 tarihleri arasında kişilik zemininde anksiyete bozukluk sebebiyle muayene olduğunu dolayısıyla disiplin bozucu davranışları iradi olarak değişik psikolojik rahatsızlık sebebiyle irade dışı yaptığını, sağlık yönünden askeri öğrenci olur/olmaz şeklinde bir rapor alınmadan ihracına karar verilmemesi gerektiğini, GATA Komutanlığından 31 Temmuz 2002 tarihinde alınan belge üzerine 29.08.2002 tarihinde davalı idareye müracaat ettiklerini, bu alınan belgenin yeni bir belge olduğunu, bu belgenin davacının kişilik yapısında meydana gelen bir rahatsızlığın sebep ve tesirinden dolayı bu tip disiplinsiz davranışlar içinde bulunduğunu gösteren bir hastalığın varlığını ortaya koyması nedeniyle yeni bir durum meydana getirdiğini dolayısıyla 1602 sayılı yasanın 40 ncı maddesinde belirtilen süreler içinde dava açıldığını iddia etmişse de; Dava dosyası ile davacıya ait özlük dosyasının incelenmesinden; GATA Komutanlığının 31 Temmuz 2002 tarihli belgesinin yeni bir belge olmadığı, davacının Kara Harp Okulu öğrencisi olduğu dönemlerde hastaneye müracaatlarında kendisine yönelik yapılan tedaviye ilişkin belgeler olduğu, 11.05.2000 tarihinden 07.05.2001 tarihine kadar 6 kez GATA K.lığında muayene olduğunu gösteren Hastane sevk kağıtları olduğu, bunların davacı tarafından hastaneye götürülerek hastane kayıtlarına işlendiği ve hastane dönüşünde idareye teslim edildiği dolayısıyla rahatsızlıkla ilgili bu hususların davacı tarafından bilindiği ve yeni bir belge olmadığı sonucuna ulaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki iddialarına da itibar edilmeyerek davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının askeri öğrencilikten ilişiğinin kesilme işleminin iptali istemiyle açılan Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy