(Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 1, 2)
Davacı 26.11.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 657 sayılı Kanuna tabi sivil personel olarak TSKnde görev yaptığını ve halen İzmir/Seferihisar Askerlik Şubesi Başkanlığında görevli olduğunu, 25.10.1993 tarihinde Iğdırdaki görev yerinden Dikilideki görev yerine gitmekteyken bulunduğu araçtan yasa dışı terör örgütü mensuplarınca indirilerek kurşuna dizildiğini, uzun süren tedavi ve istirahat döneminden sonra kalıcı arizalarla hayatta kalabildiğini, ancak hakkında kesin rapor tanzim edilip görev yapıp yapamayacağı tespit edilmeden göreve başlatıldığını, 19.09.2000 tarihinde verdiği dilekçe ile vazife malulü olarak emekliye ayrılma talebinde bulunduğu İzmir Atatürk Eğitim Hastanesinde muayene edildiğini ve 07.11.2000 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile sakatlığının %50 olduğuna karar verildiğini, bu karara dayanarak nakdi tazminat ödendiğini ancak malulen emekliliği konusunda bir karar verilmediğini, 28.02.2001 tarihinde ayni talepte bulunduğunu, 07.11.2000 tarihli raporun kesin işlemli bir rapor olmadığından bahisle 5434 sayılı Kanun 50 nci maddesi esasları dahilinde tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alacağı halen bulunduğu görevi yapıp yapamayacağını belirten sağlık kurulu raporunun istendiğini, talep doğrultusunda tam teşekküllü bir Devlet Hastanesine sevkini talep ettiğini, ancak askeri şahıs olduğundan ve ancak en yakin askeri hastaneye sevk edilebileceği gerekçesiyle talebinin 21.09.2001 tarihli işlemle reddedildiğini, söz konusu işlemin sivil memur statüsünde 657 sayılı Kanuna tabi olduğu için özlük ve emeklilik haklarını ortadan kaldırıcı nitelikte olduğunu, askeri şahıs olmadığını, askeri hastaneye müracaatının kendi ihtiyarinde bulunduğunu belirterek işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Seferihisar Askerlik Şubesi Başkanlığında sivil memur olarak görev yapmakta olan davacının 25.10.1993 tarihinde Iğdır Askerlik Şube Başkanlığı emrinden Dikili Askerlik Şube Başkanlığı emrine katılmak üzere yola çıktığı ve yasa dışı terör örgütü mensuplarınca yol kesmek suretiyle içinde bulunduğu araçtan indirilerek yaralandığı, tedavilerinin yapıldığı, İzmir Atatürk Eğitim Hastanesinin 07.11.2000 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile Ateşli Silah Yaralanması tanısı konularak Sakatlığı %50 (Elli) dir kararı verildiği raporun sandık Sağlık Kurulunda 04.01.2001 tarihinde incelendiği ve maluliyet derecesinin 6 (altı), maluliyetinin sürekli olduğunun kabul edildiği ve nakdi tazminat ödemesi yapıldığı, 28.02.2001 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılma talebinde bulunan davacıdan 5434 sayılı Yasanın 50 nci maddesi esasları dahilinde tam teşekküllü bir Devlet Hastanesinden alacağı Halen bulunduğu görevi yapıp yapamayacağını belirtir şekilde düzenlenecek heyet raporunun istendiği, 27.08.2001 tarihli dilekçeyle Askeri Hastaneye yeniden sevk edilerek rapor almasının gereksiz olduğunu, vazife malullüğü işlemlerinin Atatürk Eğitim Hastanesi Baştabipliği raporuna göre yapılmasını isteyen davacının emeklilik işlemine esas olmak üzere en yakin askeri hastaneye sevkine karar verildiği, bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 1 nci maddesi Bu yönetmeliğin amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli askeri ve sivil personel ile askerlik görevi ile yükümlü vatandaşların Silahlı Kuvvetlerdeki görevlere uyarlık bakımından sağlık yeteneklerini tespit etmek barışta ve savaşta yapılacak sağlık işlemlerini düzenlemektir hükmünü amirdir.
Aynı yönetmeliğin 2 nci maddesinde Bu yönetmelik, 1111 Sayılı Askerlik Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet kanunu, 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu, 635 Sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu gereğince Silahlı Kuvvetler mensubu olan personeli, askeri öğrenci ve askeri öğrenci adaylarını, sivil personelle ilgili kanunlar gereğince Silahlı Kuvvetlerde görevli personeli, askerlik görevi ile yükümlü vatandaşlar ve bu Yönetmeliği uygulamakla görevli kişi, makam ve kuruluşları kapsar denmektedir.
Yönetmeliğin Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil Personelin Sağlık İşlemleri başlıklı dokuzuncu bölümünde de göreve alınırken yapılacak sağlık işlemleri, sivil personelin izin süreleri, emeklilik işlemleri ve sağlık yeteneklerine ilişkin düzenlemeler getirilmiş, sivil personel hakkında düzenlenen kesin işlem kararlı raporların MSB. Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanacağı hükme bağlanmıştır.
TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesinin 2 nci bölüm Raporların Onaylanması başlıklı 1 nci maddesinin e fıkrasının 7 nci bendinde Bakanlık teşkilatı bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışan sivil personelin kesin işlemli (Göreve Devam Edemez) raporlarını MSB Sağlık Daire Başkanlığının onaylayacağı hükme bağlanmıştır.
Davacı, ateşli silahla yaralanması sonucunda oluşan rahatsızlığını ileri sürerek malulen emekli olmak istemektedir. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde düzenlendiği üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışacak sivil memurlarda belirlediği kıstasları aramakta, kişiyi sivil memur statüsüne alacak işlemi tesis etmeden önce Askeri Hastaneye sevk ederek gerekli tıbbi kıstasları taşıyıp taşımadığını araştırmaktadır. Askeri Hastanece düzenlenen raporun olumlu olması halinde kişiyi sivil memur statüsüne sokacak işlemi tesis etmektedir. Hal böyle iken, kişinin sivil memur statüsüne son verecek malulen emeklilik işlemi için kişideki rahatsızlığın Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapıp yapamayacağı hususunda muayeneleri için Askeri Hastaneye sevkinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Statüye girişte takip edilen işlemlerin statüden çıkarılma hususunda uygulanması usulde paralellik ilkesi gereği olup hukuka aykırılık teşkil etmemektedir. Askeri Hastanelerden alınacak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararlı raporun M.S.B. Sağlık Daire Başkanlığınca onaylanmasını takiben malulen emeklilik işlemlerine başlanabilecektir. Bu nedenlerle davalı idarenin tesis ettiği işlemin yürürlükteki mevzuata ve hukuka uyarlı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE.
Full & Egal Universal Law Academy