(1602 S. K. m. 20, 44) (2709 S. K. m. 157)
Davacı vekili 28.11.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Davacının 1.7.2002 tarihinde Marmaris Aksaz Deniz Üs Komutanlığında döşemeci kadrosunda sivil işçi olarak göreve başladığını, hizmet akdinde 12 haftalık deneme süresi sonunda davacının işe devam edip etmeyeceğine karar verileceğinin belirtildiğini, davacının 13 hafta çalıştıktan sonra iş akdinin davalı idare tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı idarenin davacıyı 13 hafta çalıştırarak sözleşmesini zımnen yenilediğini, bu nedenle davacının iş akdinin feshedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, iş akdinin feshedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, iş akdinin feshedilmesi işleminin iptali ile akdin feshedilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının tazmin edilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi üzerinde Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğince 1602 sayılı AYIM Kanununun 44 ncü maddesi uyarınca yapılan inceleme sonunda görev noktasından kanuna aykırı görülerek dava dilekçesi ve eklerinin Dairemize havale edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girip girmediği hususu Kurulumuzca öncelikle incelenmiştir. Anayasanın 157 nci maddesinde; Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin Askerî yüksek İdare Mahkemesinin askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.12.1981 günlü ve 2586 sayılı Kanunda değişik 20 nci maddesinde de ayni hüküm yer almıştır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir.
1602 sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
O halde, bir davaya Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için;
1. İdari işlemin bir asker kişi gözönünde tutularak tesis edilmesi veya idari eylemin bir asker kişiye yönelmiş olması ya da uyuşmazlığın askerlik yükümlülüğünden doğmuş bulunması,
2. Dava konusu idari işlem veya eylemin askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacı hakkında tesis edilen iş akdinin feshedilmesi işlemi sonuçlarını özel Hukuk alanında doğuran bir özel Hukuk işlemidir. İşlemin yöneldiği kişi olan ....................nin 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun, 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasında sayılan asker kişilerden olmadığı, bu nedenlerle işbu davanın Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin görevi dışında kaldığı, davanın görüm ve çözüm yerinin Genel Adli yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy