(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacıların yakınının 15.04.2000 tarihinde yaralandığı, bu yaralanma olayı ile ilgili olarak idareye 18.08.2002 tarihinde başvurulduğu, 1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesinde öngörülen olay tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, olayda idareye yüklenecek herhangi bir kusurdan söz etmenin mümkün olmadığı, idarenin davacılar yakınının rahatsızlığını beyan ettiği andan itibaren hastaneye sevk ederek gereken tetkik ve tedavisini yaptırmak sureti ile üzerine düşen yükümlülüğü tam olarak yerine getirdiği, dava konusu olayın hizmet gereklerinden değil davacılar yakınının bünyesel rahatsızlığından kaynaklandığı, zarar ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığı için kusursuz sorumluluktan da bahsedilemeyeceği, idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacıların yakınının belinin kırıtması olayına, bel kırığının tedavisine, Ewing sarkom rahatsızlığının tedavisine ve ölüm sebebine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin getirtilerek uzman bilirkişilerden görüş alınmak suretle Davacıların yakınının belinin kırılmasında, bel kırığının tedavisinde, Ewing sarkom rahatsızlığının teşhis ve tedavisinde idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, ölüm olayında bilirkişi incelemesi ışığında askerlik hizmetinin katkısı olmadığı ve tıbbi teşhiste hata, kustur ve yetersizlik bulunmadığı tespit edilirse zararın idareye yüklenebilecek bir eylemden kaynaklanmadığı ve illiyet bağının yokluğu nedeni ile davanın reddine, aksi halde davacılara bilirkişice tespit ettirilecek maçlarda tazminata hükmolunmasının uygun olacağı yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kutlanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak. Kd.Alb.H. Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 25.11.2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesi Başkanlığına verdiği ve 29.11.2002 tarihinde AYİM'de kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını müteveffa Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın Erzurum-Pasinler 7 nci Mekanize Piyade Tugay 3 ncü Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında askerlik görevini yapmakta iken 8 Eylül 1999 günü sabah sporu faaliyetine katıldığı, bu kapsamda uzun atlama yaparken, uzun atlama havuzunun buzlu olması nedeni ile düşerek L3 kemiğinin kırıldığı, kaldırıldığı Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinde hiçbir işlem yapılmadan taburcu edildiği, birliğinde hizmetini sürdürürken ağrılarının artması sonucu aynı hastaneye sevk edilip bel filmlerinin çekildiği ve belinde kırık olduğunun anlaşıldığı, GATA'ya sevk edildiği buruda beli alçıya alınıp hava değişimine gönderildiği, hava değişimi sonunda birliğine tekrar katılarak askerlik hizmetine depo çavuşu olarak devam ederken kırığın açılarak rahatsızlığının nüksetmesi üzerine; Erzurum'da bulunan asker hastanesine sevk edildiği, bu hastaneden 1,5 ay hava değişimi ile gönderildiği memleketinde iken rahatsızlığının artması sonucu Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığı, burada ameliyat ile beline 8 adet platin takıldığı GATA'ya sevkinden sonra da yeterli tedavi yapılmadığı için müteveffanın durumunun gittikçe kötüleştiği, 2 yıla yakın yatağa bağımlı tedaviden sonra vefat ettiği, ölüm olayının görev sırasında meydana gelen sakatlanmadan kaynaklandığı, spor yapılan yerin idare tarafından temizlenmediği için düşme ve L3 vertebra kırığının meydana geldiği, kırığın tedavisinin Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinde yeterli yapılmadığı, ilk müdahalede yanlış teşhis konduğu, hatta kırığın dahi tespit edilmediği, tıbbi tedavide gerekli özenin gösterilmediği, idarenin yeterli tedavi yapmayarak hizmet kusuru işlediği, hava değişiminden sonra müteveffa Abdurrahman ATACAN'ın depo çavuşluğuna görevlendirilerek malzeme taşıtmak suretiyle kırığın tekrar açılmasına ve hastalığın nüksetmesine sebep olduğu, ölüm olayında idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek müteveffa Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın yakınları tarafından vekilleri Av. A. Samet KAHYA vasıtası ile Milli Savunma Bakanlığı aleyhine toplam 320 milyar TL. maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açılmıştır.
Adli yardım talebi AYİM 2 nci Dairesinin 18.12.2002 tarih ve GENSEK NO: 2002/2984, ESAS NO. 2002/959 Sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Adli Yardım talebinin reddedilmesinden sonra davacılar vekili 31.12.2002 tarihli dilekçe ile başvurarak talebini değiştirmiş, toplam 90 Milyar TL. maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Adli yardım talebi AYİM 2 nci Dairesinin 26.02.2003 tarih ve GENSEK NO.2002/2984, ESAS NO. 2002/959 Sayılı kararı ile tekrar reddedilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden; müteveffa Çvş. Abdurrahman ATACANın Erzurum-Pasinler 3 ncü Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında askerlik hizmetini yaparken 15 Nisan 2000 günü sabah sporunda uzun atlama esnasında düştüğü ve L3 vertebra kemiğinin kırıldığı, aynı gün sevk edildiği Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi acil polikliniğinde Tbp. Atğm. Serhat KURT tarafından muayene edildikten sonra sevk kağıdına Baştabipliğe, mekanik bel ağrısı, müşahede edildi, tedavi düzenlendi, 3 gün istirahat verildi. Arz ederim. Beyin cerrahi servisine kontrole gelecek yazılarak birliğine geri gönderildiği, müteveffanın 18 Nisan 2000 tarihinde istirahat bitimlide tekrar Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi Nöroşirurji polikliniğine sevk edildiği, Beyin Cerrahi Kliniğinde, Beyin ve Sinir Cerrahi uzmanı Doktor Hakan KAYALI tarafından muayene edilerek disk hernisi ön tanısı ite MRI istendiği, 18 Nisan 2000 tarihinde MR çekimi için Erzurum Numune Hastanesi Baştabipliğine sevk edilen müteveffaya 03 Mayıs 2000 günü saat 13:00'de çekim için randevu verildiği, çekilen MR filmi ile birlikte tekrar Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi Beyin Cerrahi polikliniğine gelen müteveffanın, 04 Mayıs 2000 tarihinde hastaneye yatmasına karar verildiği, 05 Mayıs 2000 - 11 Mayıs 2000 tarihlerinde yatarak tedavi uygulandığı, Sağlık Kurulunun 10 Mayıs 2000 tarih ve 1232 sayılı raporu ile L3 kompresyon kırığı, hastanın THY uçağı ile yatarak hemşire refakatinde GATA Ortopedi Kliniğine sevki uygundur. Bir adet çelik balenli Lumbersokral korse temini uygundur. kararı ile Ankara GATAya sevk edildiği, GATA Ortopedi Kliniğinde 11 Mayıs 2000 - 17 Mayıs 2000 tarihlerinde yatarak tedavi gördükten sonra GATA Sağlık Kurulunun 17 Mayıs 2000 tarih ve 4824 sayılı raporu ile L3 vertebra kırığı SMK ile 3 ay hava değişimi verildiği ve alçı korse uygulandığı, 3 ay hava değişimi sonunda, GATA Ortopedi Kliniğine başvuran müteveffanın 17 Ağustos 2000 tarih ve 8889 sayılı sağlık kurulu raporu ile tekrar SMK bir ay hava değişimi verildiği, hava değişimi bitiminde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesinin 19 Eylül 2000 tarih ve 3472 sayılı raporu ile bir ay istirahat verildiği, istirahat bitiminde birliğine katıldığı, Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinin Sağlık Kurulunun 06 Aralık 2000 gün ve 4251 sayılı raporuyla Eski L3 Korpus Fraktürü Lomber Spinal Travma tanısıyla, tedaviye GATA Nöroşiruji ABD.da devam edilmek üzere iki ay hava değişimi verildiği, hava değişiminde iken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde 15 Aralık 2000 ve 16 Ocak 2001 tarihlerinde iki kez ameliyat uyguladığı, 08 Şubat 2001 tarihinde GATA Ortopedi Kliniğine başvurusu üzerine Ewing tümörü teşhisi konarak kemoterapiye başlandığı, 19 Şubat 2001 - 28 Mart 2001 tarihlerinde radyoterapi uygulandığı, aralıklı olarak kemoterapi tedavisine devam edildiği ve 26 Aralık 2001 tarihinde kompesyon fraktürü nedeni ile operasyon uygulandığı, operasyondan sonra progresyon saptanması üzerine 07 Ocak 2002 tarihinde yeni tedavi rejimi düzenlendiği ve son kemoterapinin 10 Nisan 2002 tarihinde uygulandığı ve 08.05.2002 tarihinde altı ay hava değişimi verildiği, hava değişiminde iken 17.06.2002 tarihinde vefat ettiği, davacıların vekilleri vasıtası ile 16.08.2002 tarihinde tazminat istemi ile başvuruda bulundukları, davalı idarenin başvuruya cevap vermemesi üzerine, 25.11.2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesinde tevdi edilen dilekçe ile işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Davalı idare, davacıların yakınının 15.04.2000 tarihinde yaralandığı, bu yaralanma olayı ile ilgili olarak idareye 16.08.2002 tarihinde başvurulduğu, 1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesinde öngörülen olay tarafından itibaren bir yıllık sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuş ise de: tazminat konusu zarar, 15.04.2000 tarihli yaralanma olayı değil de, 17.06.2002 tarihli ölüm olayı olduğundan, idarenin bu konudaki iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacı vekilinin müvekkillerinin ölüm olayının görev sırasında meydana gelen sakatlanmadan kaynaklandığı, spor yapılan yerin idare tarafından temizlenmediği için düşme ve L3. Vertebra kırığının meydana geldiği, kırığın tedavisinin Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinde yeterli yapamadığı, ilk müdahalede yanlış teşhis konduğu, hatta kırığın dahi tespit edilmediği, tıbbi tedavide gerekli özenin gösterilmediği, idarenin yeterli tedavi yapmayarak hizmet kusuru işlediği, hava değişiminden sonra müteveffa Abdurrahman ATACAN'ın depo çavuşluğuna görevlendirilerek malzeme taşıtmak suretiyle kırığın tekrar açılmasına ve hastalığın nüksetmesine sebep olduğu, ölüm olayında idarenin kusurlu olduğu, yeterli tedavi yapılmadığı için müteveffanın durumunun gittikçe kötüleştiği, 2 yıla yakın yatağa bağımlı tedaviden sonra vefat ettiği, teşhis ve tedavide geç kalındığını ve tedavide gerekli özenin gösterilmediğini ileri sürmesi nedeni ile iddianın niteliği itibarıyla teknik olarak Tıp ilmiyle ilgili bulunduğu, davacının rahatsızlığının tanı ve tedavisinde, tıbbi yönden ihmal ya da icrai kusurlu bir davranışın söz konusu olup olmadığının, hizmet kusuru bulunup bulunmadığının uzmanlarınca tespiti gerektiği kanaatine varılmıştır. Hizmet kusurunun varlığı veya yokluğu, rahatsızlığın askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelmediğinin tespiti davalı İdarenin zararlardan hukuki sorumluluğu ya da sorumsuzluğunun nedeni olacaktır Bu nedenle tıbbi bilirkişi incelemesine karar verilerek dayanak oluşturacak davacının sağlık işlemleri ilgili evrakları Fevzi Çakmak Asker Hastanesinden, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden, GATA Komutanlığından ve birliğinden celp edilerek davacıların yakını Müteveffa Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın 15 Nisan 2000 tarihinde uzun atlama sırasında sakatlanmasından sonra birlik tabibince Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesince sevki ile burada uygulanan teşhis ve tedavide ihmal ve gecikme olup olmadığı, müteveffanın GATA Ortopedi Kliniğine sevk edilmesinden sonra burada yapılan tedavilerde ihmal veya gecikme olup olmadığı, müteveffada saptanan Ewing Sarkom hastalığının başlangıçta meydana gelen L3 Vertebra kırığı veya bu kırığa uygulanan tedavinin eksik veya yanlış olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, uygulanan Ewing Sarkom tedavisinde tıbben ihmal ya da hata bulunup bulunmadığı, meydana gelen ölüm olayının, yapılan tüm tedavilerindeki ihmal ve gecikmelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı uzmanlardan oluşan bilirkişiden sorularak aydınlatılmıştır. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Ünitesinde görevli öğretim üyeleri Prof. Dr. Ayşe KARS, Doç. Dr. Alev TÜRKER, ve Doç. Dr. Ahmet Özgür ATAY tarafından düzenlenen 23 Şubat 2004 tarihli bilirkişi raporunda; sonuç olarak, düşme sonucu meydana gelen vertebra kırığı ile 8 ay kadar sonra ortaya çıkan Ewing sarkomu arasında bir ilişkinin olmadığı, Ewing sarkom hastalığının tedavisinde herhangi bir ihmal veya hatanın söz konusu olmadığı, Ewing sarkomun erişkin yaş gurubunda prognozu kötü olan bir hastalık olduğu ve hastaların büyük oranda bu hastalık neden ile kaybedildiği, Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın hastalığını tanı ve tedavisinde herhangi bir ihmal veya hatanın olmadığı yapılan tedavinin yeterli ve uygun olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan rapora davacı vekili tarafından, bilirkişi raporunun dosya içeriğine aykırı, yüzeysel ve yöneltilen sorulara cevap vermekten uzak, yetersiz olduğu gerekçesi ile itiraz edilmiş ve başka bir bilirkişi heyetinden rapor temin edilmesi istenmiştir.
Davacı vekilinin itirazlarını karşılamak üzere aynı bilirkişilerden davacı vekilinin taleplerini karşılayacak ek rapor talep edilmiş, bilirkişilerin düzenlediği 30 Temmuz 2004 tarihli ek raporda; dava dosyası ile tüm tıbbi kayıtlar ve röntgen filmleri ile davacı vekilinin talepleri incelenip değerlendirildikten sonra, sonuç olarak; düşme sonucu gelişen vertebra kırığı ile sekiz ay sonra ortaya çıkan Ewing sarkomu arasında ilişki yoktur. Ewing sarkomu tedavisinde herhangi bir ihmal veya hata söz konusu değildir. Ewing sarkomu erişkin yaş gruplarında prognozu kötü olan bir hastalıktır ve hastalar büyük oranda bu hastalık nedeniyle kaybedilmektedir. Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın Ewing sarkomu hastalığının tanı ve tedavisinde herhangi bir ihmal veya hata söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Görüşü bildirilmiştir.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasamızın 125/7 maddesine göre, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla işlem veya eylem arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunması gerekir. Bu koşullardan birisinin yokluğu, idarenin tazminle sorumlu tutulma yükümlülüğünü ortadan kaldırır. Bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise veyahut zararla idari işlem ve eylem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez. Davacıların yakınının ölümünün, davacı vekilinin iddia ettiği zararın hizmetin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklanmadığı, idarenin kusurlu bir davranışından ileri gelmediği, diğer bir deyişle zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında nedensellik bağının bulunmadığı bilirkişilerin raporuyla kanıtlanmıştır. Bu bağlamda, davacılar yakınının ölümü ve zararının hizmetten kaynaklanmadığı, bünyesel olduğu, idareye yöneltilecek herhangi bir kusurlu hareketin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bünyesel bir rahatsızlığın sonuçlarından idarenin sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Davacıların yakınının ölümüne neden olan Ewing Sarkom hastalığının müteveffanın belinin kırılması olayı ile de ilgili olmadığı tıbbi bilirkişilerce kesin bir biçimde ifade edilmiştir. İdareye yüklenmesi mümkün olmayan bir rahatsızlık nedeniyle davalı idarenin zararlardan sorumlu olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince 7.530 000.TL. başvurma harcı ile 10.120.000 TL. esas dışı ilam harcı toplamı olan 17.650.000.TL. (ONYEDİMİLYONALTIYÜZELLİBİNTL.) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 1.214.450.000.TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 1.196.800.000TL. (BİRMİLYARYÜZDOKSANDOKUZMİLYONSEKİZYÜZBİN TL.) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
4. Sivas Askerlik Şubesi Başkanlığınca gönderilen müteveffa Çvş. Abdurrahman ATACAN'ın şahsi dosyasının Sivas Askerlik Şubesine İADESİNE,
01 ARALIK 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy