(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilleri, 10 Kasım 2003 tarihinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi ve 19 Kasım 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; davacılar yakını Teks.Kd.Üçvs.
..in 29 Nisan 2003 tarihinde meydana gelen helikopter kazası sonucu şehit olduğunu, müteveffanın geride kalan eş ve çocuklarını gözetme ve büyütme görevinin davacı anne ve babaya kaldığını; meydana gelen zararların karşılanmasının gerektiği, olay nedeniyle duyulan acı ve manevi çöküntünün karşılığı olarak davacı anne ve babaya ayrı ayrı 20.000.000.000 TL. olmak üzere toplam 40.000.000.000 TL. (KIRKMİLYAR TÜRK LİRASI) manevi tazminata olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 8 nci Dönem Dağ Komando İhtisas Kursu kapsamında icra edilecek Komando tatbikatı için Ege Ordu Hava Alay Komutanlığı tarafından 1 Adet S-70 ve 1 Adet AS-532 helikopterlerinin Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı emrine görevlendirildiği, AS-532 helikopterinin uçuş ekibinde Teks. Kd. Üçvs.
.in da bulunduğu, helikopter için planlanan faaliyet çizelgesine göre 29 Nisan 2003 günü saat 23.15de gece kesif, taciz ve takip görevinin planlandığı, gece inilecek bölgenin, gidiş- dönüş rotalarının keşfini yapmak, yer birlikleri ile gece icra edilecek görevin koordinesini sağlamak, helikopterlerin gündüz uçuş ve kontrollerini yapmak maksadıyla her iki helikopterin aynı gün saat 18.00de kalkış yaptığı, helikopter iniş yeri tek helikopterin inişine müsait olduğu için AS-532 helikopterinin iniş yaptığı, bu sırada S-70 helikopterinin havada beklediği, AS-532 helikopterinin 3 dakika yerde kalarak görevin koordine edildiği, daha sonra kalkış yaptığı, dönüş rotasında 100-200 feet irtifada yüksek gerilim haklarının keşfinin yapıldığı, iki helikopter açık kolda devam ederken ikinci helikopterin pilotunun yüksek gerimi hattı direğini görerek telsizle birinci helikopteri ikaz ettiği, telsiz göndermesinin sona ermesiyle birlikte AS-532 helikopterinin yüksek gerilim hattına takılarak saat 18.10da infilak ettiği ve aralarında Teks. Kd. Üçvs
.in da bulunduğu helikopterdeki personelin şehit olduğu anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan dogması gerekmektedir.
Davacıların yakını olan Teks. Kd. Üçvs
..in ölümü olayında idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamaktadır. Müteveffanın da herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında kabul edildiği üzere, özellikle Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen bazı hizmetlerle, hizmetin ifasında kullanılan uçak, helikopter, silah, top, mayın gibi araç ve gereçler yapıları gereği hem ilgililer hem de üçüncü kişiler için tehlike arz ederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir alarak önlemek mümkün olamaz. İşte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerle araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise doğan zararlarda onların sahibine ait olmalıdır, şeklinde ifade edilebilecek olan risk ilkesinin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararların, hizmetin sahibi olan idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ulaştırma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığının 09 Mayıs 2003 gün ve MLY.BÜT.:5010-244-03/369 sayılı yazısının incelenmesinde; 2629 sayılı Kanun gereğince Teks. Kd. Üçvs
.in kanuni mirasçılarından eşi
..a 19.433.700.000 TL. nakdi tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.
Aynı Kanunun 14/d maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminatın, manevi zararların karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir. Bu nedenle bahse konu yararın hükmedilecek manevi tazminatta dikkate alınması gerektiği düşünülerek her bir davacının ne miktarda tazminat yararı sağladığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 15 Eylül 2004 tarihli bilirkişi raporunda, davacı anne ve babanın ayrı ayrı 2.623.549.000 TL. şehitlik tazminatı yararı sağladığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, davacı vekili tarafından bilirkişi hesap yöntemine itiraz edildiği anlaşılmakta ise de; davacı vekilinin itirazlarına itibar olunmamış, bilirkişi hesaplama yöntemi Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilene uygun olduğundan düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda belirtilen manevi tazminat yararı, Mahkememizce benzer konuda hükmedilen manevi tazminat miktarından düşük olduğundan davacıların sağladıkları nakdi tazminat miktarı da dikkate alınarak; davacı anne ve babaya oğullarının vefatı sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve sağladıkları nakdi tazminat yararları da dikkate alınarak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı anne..... ve davacı baba
a, takdiren ve sağladıkları nakdi tazminat yararı da dikkate alınarak ayrı ayrı 2.650.000.000er TL. (İKİMİLYARALTIYÜZELLİŞERMİLYON TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy