(1602 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 157)
Davacı vekili, 07 Kasım 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetlerinden kendi isteğiyle emekli olan davacının halen S.S.İncirli Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulunda görev yaptığını, sadece K.K.K.lığındaki özlük dosyasında bulunan bilgilerine ulasan bir kişi tarafından kooperatif üyelerine onur kırıcı yorumlarla bir mektup gönderildiğini, bu olaydan davalı idare bünyesinde çalışan kişiler ile Em. Alb. ....................in sorumlu olduğunu belirterek, davacı lehine 10.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğince 1602 sayılı AYİM Kanununun 44 ncü maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme sonucunda Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girmediğini belirterek bu konuda karar verilmek üzere Dairemize intikal ettirilmiştir.
1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev, kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Buna göre; bir davaya Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için;
1. İdari işlemin bir asker kişi göz önünde tutularak tesis edilmesi veya idari eylemin bir asker kişiye yönelmiş olması ya da uyuşmazlığın askerlik yükümlülüğünden doğmuş bulunması,
2. Dava konusu idari işlem veya eylemin askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Dava konusu olayda, davacı davasını açtığı tarihte yasanın anladığı anlamda asker kişi olmadığı gibi dava konusu uyuşmazlığın askerî hizmetle bir ilişkisi de yoktur. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün Askerî Yüksek İdare mahkemesinin görev alanı dışında kaldığı, davanın görüm ve çözüm yerinin Genel İdari Yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın Görev Yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy