(1602 S. K. m. 43, 44, 45/C)
Davacı vekilleri, 20 Ekim 2003 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesi Başkanlığına verdikleri ve 28 Ekim 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; askerlik hizmetini ifa eden P.Çvş. ......................nın 19 Eylül 2001 tarihinde icra edilen sudan geçiş tatbikatı sırasında boğularak vefat ettiğini belirterek, davacı anne ...................... için 40.000.000.000 TL. maddi, tüm davacılar için toplam 35.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dilekçesi üzerinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğince 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesi uyarınca yapılan incelemede, davada süre aşımı yönünden kanuna aykırılık görüldüğünden bu hususta bir karar verilmek üzere dava dosyası dairemize intikal ettirilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle Kurulumuzca davanın süresi içerisinde, açılıp açılmadığı öncelikle incelenmiştir. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde, idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süreleri gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılmaz.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinin birinci fıkrası İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü amir bulunmaktadır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların maddi ve manevi tazminat istemiyle açtıkları ve 20 Şubat 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına giren ilk davalarının, AYİM İkinci Dairesinin 20 Mart 2002 gün ve Esas No:2002/160, Karar No:2002/321 sayılı kararı ile görev yönünden reddedildiği, bilahare Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 10 Mart 2003 gün ve Esas No:2003/10, Karar No:2003/12 sayılı kararı uyarınca Dairemizce davaya kalındığı yerden devam olunarak, AYİM İkinci Dairesinin 21 Mayıs 2003 gün ve Esas No:2002/160, Karar No:2003/427 sayılı kararıyla 1602 sayılı AYİM Kanununun 43 ncü maddesi uyarınca davalı idareye müracaat edilerek dava açılması gerekirken, müracaat edilmeksizin açıldığından bahisle 1602 sayılı AYİM Kanununun 45/C maddesi uyarınca dava dilekçesi ve eklerinin görevli merci olan Milli Savunma Bakanlığına tevdiine karar verildiği, bu kararın Milli Savunma Bakanlığına 17 Haziran 2003 tarihinde tebliğ edildiğine dair Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığının 17 Haziran 2003 gün ve Gensek No:2002/410 Teb.Ks. sayılı yazısının 25 Haziran 2003 tarihinde davacılar vekillerinin sekreteri ...................... imzasına tebliğ edildiği, 17 Haziran 2003 tarihinde davalı idareye tebliğ edilen dilekçeye idare tarafından 60 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmediği, davanın ise 20 Ekim 2003 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, görevli mercie tevdii kararı ekinde gönderilen dava dilekçesine cevap verilmediği, bu suretle 17 Haziran 2003 tarihinde işlemeye başlayan 120 günlük süre sonucunda davacılar tarafından en geç 15 Ekim 2003 günü mesai bitimine kadar davanın açılması gerekirken, bu süre geçildikten sonra 20 Ekim 2003 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy