(2709 S. K. m. 125) (211 S. K. m. 17, 57)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan psikotik bozukluk hastalığının bünyesel olduğu, askerlik hizmetinden kaynaklanmadığı, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için idarenin zarar doğurucu bir davranışının olmasının, zarar doğuran eylem veya işleminin idareye yüklenebilir olmasının ve meydana gelen zarar ile idarenin eylem veya işlemi arasında uygun illiyet bağının bulunmasını gerektiği, dava konusu olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun bulunan davan m reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Davacının duçar olduğu psikolojik rahatsızlığın maruz kaldığı müessir fiilden kaynaklanıp kaynaklanmadığının veya bünyesel nitelikli olup olmadığının uzman bir bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilip ortaya konulması gerektiği, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının rahatsızlığının bünyesel nitelikli olduğunun anlaşılması durumunda davanın reddine, aksi durumda davacıya bilirkişiye tespit ettirilecek bir miktarın maddi, takdir olunacak bir miktarın manevi tazminat olarak yasal faiziyle birlikte ödenmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak. Kd. Alb. H. Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, 07.11.2003 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili Cafer TAŞKIRANın sağlıklı bir şekilde 7. Kor. Kh. Grp. Mhf. Bl. K.lığı (Diyarbakır)nda askerlik görevine başladığını bir süre sonra psikolojik rahatsızlığa yakalandığını ancak gittiği revirde rahatsızlığının ciddiye alınmaması nedeniyle gerekli muayene ve incelemesi yapılmadığından rahatsızlığının iyice ilerlediğini, arkadaşlarının durumu ailesine bildirmesi ve ailesinin girişimleri sonucunda GATA' da tedavi altına alındığını, tedavisi sonunda askerliğe elverişli olmadığına ve rahatsızlığının askerlik görevine denk gelen tarihte başladığına karar verildiğini, tedavisinin mümkün bulunmadığını, rahatsızlanın zamanında tedavi edilmemesinin hizmet kusuru oluşturduğunu belirterek davacı Cafer TAŞKIRAN için 55 milyar TL. maddi, 15 milyar TL. manevi, anne Hatice TAŞKIRAN içki 7,5 milyar TL., Baba Şerif TAŞKIRAN için 7,5 milyar TL. ve kardeş Muzaffer TAŞKIRAN için 5 milyar TL, manevi tazminat olmak üzere toplam 90 milyar TL. tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; P. Er Cafer TAŞKIRAN' ın 22.09.2000 tarihinde yaptırılan son yoklaması neticesinde askerliğine karar alındığı, 1981/4 tertip olarak 21.11.2001 tarihinde askerlik hizmetini yapmak üzere 7 nci Kor. Kh.Grp.K.lığına sevk edildiği, 22.11.2001 tarihinde birliğine katıldığı, 28.11.2001 tarihinde viziteye çıktığı, 03.12.2001 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi Acil Servisine sevk edildiği, konversiyon tanısıyla yapılan muayenesi sonucunda Diazem Ampul yapılarak taburcu edildiği, 28.12.2001 tarihinde yemin törenine müteakip Orduevi müdürlüğüne tertip edildiği, 29.12.2001 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi Acil Servisine sevk edildiği, anksiyete tanısıyla yapılan muayenesi sonucunda randevulu olarak psikiyatri polikliniğine sevki uygundur kararı verildiği, 01.01.2002 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına sevk edilerek yatarak tedavisine başlandığı ve Sağlık kurulunun 04.04.2002 tarihli sağlık raporu ile PSİKOTİK BOZUKLUK teşhisi ve (C/15 SONUNDA GATA' DA MUAYENE KAYDI İLE İKİ AY HAVA DEĞİŞİMİ) kararı ile taburcu edildiği. 01.052002 tarihinde görevli olduğu Orduevi müdürlüğünden 16 ncı Zh. Tuğ. 1. Mknz. P.Tb. K.lığına tertip edildiği, hava değişimi süresinin sonunda 31.05.2002 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına müracaat ettiği, Sağlık Kurulunun 10.06.2002 tarihli sağlık raporu ile PSİKOTİK BOZUKLUK teşhisi ve (C/15 SONUNDA GATA DA MUAYENE KAYDI İLE ÜÇ AY HAVA DEĞİŞİMİ) kararı ile taburcu edildiği, 03.09.2002 tarihinde tekrar Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına müracaat ettiği ve Sağlık Kurulunun 04.09.2002 tarihli sağlık raporu ile BİR HECMEDEN FAZLA TEKRARLAYAN PSİKOTİK BOZUKLUK (REZİDÜEL TİP) teşhis ve B/15 F.1 ASKERLİĞE ELVERİŞLİ DEĞİLDİR kararı verilerek taburcu edildiği, davacı Cafer TAŞKIRAN' ın ağabeyi tarafından verilen şikayet dilekçesi üzerine 7 nci Kolordu K.lığı Askeri Savcılığınca yapılan soruşturma sonunda 26.01.2004 gün ve E. 2004/22 sayı ile davacı Cafer TAŞKIRAN' ın rahatsızlığının GATA Komutanlığı tarafından 22.12.2003 tarihli Adli raporla askerlik görevinin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığının belirtildiği, adı geçenin askerlik görevi sırasında herhangi bir kötü muameleye tabi tutulmadığının tespit edilmesi sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zaraları ödemekte yükümlüdür. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş; bu esasların tespiti doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
Doktrin ve yargı kararları idarenin sorumluluğunu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırmaktadır. Her iki ilke için de geçerli olmak üzere genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için; bir zararın mevcudiyeti, zafere yel açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunun 17 nci maddesinde, Amir... Maiyetin ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi artında bulundurur... şeklinde, 40 ncı maddesinde; Askerin bakımı, sağlığı
. ve moralinin yüksek tutulması dikkat ve itina ile sağlanacak en önemli görevlerdendir. şeklinde, 57 nci maddesinde: Silahlı kuvvetler sağlık işlerinde askerlerin fizik ve moral durumlarını takip ve koruyucu tababetin tatbiki esastır. Bu hizmetin yürütülmesinden ve görülmesinden kıta kumandanları veya kurum âmirleri ile bunların tabipleri sorumludur. şeklinde, Türk Silahlı Kuvvetleri İçişleri Bakanlığı Hizmet Yönetmeliğinin 271 nci maddesinde: Silahlı Kuvvetler sağlık teşkillerinin esas vazifesi askerlerin fizik ve moral durumlarını yakından takip etmek ve elde mevcut sağlıkla ilgili mevzuata istinaden koruyucu tababetin tababetin takibini sağlamaktır. Bu hizmetin yürütülmesinden kıta kumandanları veya amirleriyle bunların tabipleri sorumludur, şeklinde hükümler mevcuttur.
Davacı vekili, davacıda tespit edilen hastalığın askerliğe başladıktan sonra başladığı, birlik komutanının hastalığına inanmaması ve tedaviye geç gönderilmesi nedeniyle hastalığın ilerlediği ve önüne geçilemediği, davacının askere gitmeden önce neşeli, aktif ve sosyal bir insan olduğu, askerliğin sebep ve tesiri ile bu hale geldiği, çalışma yetisini kaybettiği savında bulunduğundan, davacıya ait tüm tıbbi kayıtlar ve birlik kayıtları getirtilerek tıbbi bilirkişi incelemesine tabi tutulması kararlaştırılmıştır.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim üyelerinden oluşan üç Profesör Bilirkişinin istemi üzerine, hastahaneye sevk edilen davacı muayene edilip, davacının safahatıyla ilgi tüm tıbbi kayıtlar incelendikten sonra düzenlenen 22.08.2004 tarihli bilirkişi raporunda, Yapılan muayenesinde askerliğin hastalığın nedeni olmadığına karar verilmiştir. demek suretiyle davacının rahatsızlığının yapısal bir hastalık olduğu, hastalığın doğrudan askerliğin sebep ve tesiri ile oluşmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen tıbbi bilirkişi raporuna davacılar vaki tarafından yetersiz olduğu iddia edilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması veya ek rapor alınması istemiyle itirazda bulunulmuştur.
Düzenlenen tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülerek davacı vekilinin iddiasına ve istemine itibar olunmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar; özelikle hastalığın, katılışından 6 gün sonra davacının viziteye çıkarılıp tedaviye başlandığı ve yaptırılan tıbbi bilirkişi incelemesi neticesi düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan rahatsızlığın bünyesel olduğu, askerlik hizmeti sırasında yaşanabilecek ağır koşullardan ve kaba kuvvetten kaynaklanmadığı, olayımızda ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte davacının zararının idareye izafe edilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun bir nedensellik bağının bulunmadığı, bünyesel bir rahatsızlık sonucu meydana gelen zarardan idarenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri ve bilirkişi ücreti dahil) DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 11.970.000 TL. (ONBİR MİLYONDOKUZYÜZYETMİŞBİN TL.) başvurma harcı ile 16.090.000 TL. (ONALTIMİLYONDOKSANBİN TL.) ilam harcı toplamı olan 28.060.000 TL. (YİRMİSEKİZMİLYONALTMIŞBİN TL.) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 1228.500.000 TL. (BİRMİLYARİKİYÜZYİRMİSEKİZMİLYONBEŞYÜZBİN TL.) harçtan mahsubu ile arta kalan 1200.440.000TL. (BİRMİLYARİKİYÜZMİLYONDÖRTYÜZKIRKBİN TL.) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy