(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 17 Ocak 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu ...............in Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı Kh.ve Serv.Bl.K.lığı emrinde J.Er olarak askerlik hizmetini yapmakta iken Bakım ve Onarım Takım Komutanlığı kapalı otoparkının çatısının onarımı için beş askerle birlikte görevlendirildiğini, Atğm .............. nezaretinde çatı atermitini sökerken atermitini kırılması sonucu 4-5 metre yüksekten beton zemine düşerek kafasını çarptığını, sevk edildiği GATA Haydarpaşa Hastanesinde 13.01.2002 tarihinde vefat ettiğini belirterek 25.000.000.000 TL. Maddi ve 5.000.000.000 TL. Manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin adli yardım talebi AYİM İkinci Dairesinin 05 Şubat 2003 gün ve Gensek No:2003/93 Esas No:2003/129 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgilerin incelenmesinde; davacının oğlu ....................in Diyarbakır Jandarma Bölge K.lığı Kh.ve Srv.Bl.K.lığı emrinde J.Er olarak askerlik hizmetini yapmakta iken 10.01.2002 tarihinde J.Vet.Atğm. ................. tarafından beş askerle birlikte Bakım Onarım Takım Komutanlığına ait açık garajın çatı atermitlerinin sökülmesi ile görevlendirildiği, üzerinde bulunduğu atermitin kırılması nedeniyle yaklaşık 4.5 metre yüksekliğindeki çatıdan beton zemine düşerek kafasını çarptığı, hemen Diyarbakır Askeri Hastanesine sevk edilip ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Ankara GATA Hastanesine sevk edildiği, 13.01.2002 tarihinde vefat ettiği, J.Er ...............in ölümü olayı hakkında yürütülen soruşturma sonunda Diyarbakır 7.Kor.K.lığı Askeri Savcılığının 02.07.2002 gün 2002/369-540 E.K. sayılı iddianamesi ile J.Bölge K.lığı Kh. ve Srv.Bl.Komutanı J.Ütğm. ..................... ile çatıdaki atermit sökümüne nezarete eden J.Vet.Atğm. .................... hakkında Memuriyet Görevini İhmal suçundan kamu davası açıldığı, iddianamede J.Ütğm............. ile J.Vet.Atğm...............in Emniyet ve Kaza Önleme emirleri gereği yapılan iş sırasında gerekli emniyet tedbirlerini almadıkları için kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarını ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, kamu hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramaması için gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gerektiği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin kanıtıdır. Müteveffa J.Er ................. ve yanındaki erlere yerden yaklaşık 4.5 metre yüksekliğindeki çatının atermitlerinin sökülmesi görevini veren idare ajanları J.Ütğm................. ve J.Vet.Atğm.............in Emniyet ve Kaza Önleme emirleri gereğince gerekli ve yeterli emniyet tedbirlerini almamaları sonucu J.Er .................in çatıdan düşerek vefat etmesi nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davacının zararlarının hizmet kusuru esaslarını göre giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı idare savunmasında, 7.Kor.K.lığı Askeri Savcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, J.Er ..................in emniyetsiz iş yapmasına rağmen fiziksel emniyetinin alınması için hiçbir çaba göstermemesinden dolayı 1/8 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi nedeniyle olayda müteveffanın müterafık kusurunun bulunduğunu iddia etmiş ise de; konumu itibariyle kendisine verilen emirleri yerine getirmek durumunda bulunan ve lise mezunu olup inşaat işlerinde hiçbir tecrübesi bulunmayan müteveffanın çatıdaki atermitin kırılmasını öngörebilmesini mümkün olmaması karşısında müteveffanın meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış olup, davalı idarenin iddiasına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerlermiş içtihatları uyarınca, olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşürüldüğünden bu husus irdelenmiş, davacı baba .................in 02.02.1962 doğumlu olduğu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 72 nci maddesinde düzenlenen ölüm tarihinde 65 yaşını doldurmuş bulunmak ve muhtaç olmasına rağmen malul olmak koşullarını taşımaması nedeniyle kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmasının hukuken mümkün olmadığı, tütün ikramiyesi de ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacının nakdi tazminat talebi J.Gn.K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 15.04.2002 gün ve 2002/36 sayılı kararıyla müteveffa J.Er ...................in durumunun 2330 sayılı Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Maddi tazminat isteminde bulunan davacının zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 03.11.2003 tarihli bilirkişi raporundan, davacının maddi tazminat hak edişinin 4.864.562.051 TL. olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır. Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacının sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı ....................e 4.865.000.000 TL. (DÖRTMİLYARSEKİZ YÜZALTMIŞBEŞMILYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2. Takdiren davacıya 2.500.000.000 TL. (İKİMİLYARBEŞYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde edebileceği farz edilen 23 Temmuz 2002 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına ölüm tarihi olan 13 Ocak 2002 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Dava adli yardımlı görüldüğünden 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6. Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu kullanılmak suretiyle davalı idare tarafından sarf edilen posta giderlerinin DAVALI İDARE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7. Davacı tarafından yatırılarak sarf edilen 60.000.00 TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklilik oranına göre 48.000.000 TL. (KIRKSEKİZMİLYON TL.)sinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 12.000.000 TL. (ONİKİMİLYON TL.)sinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesap edilen 699.200.000 TL. (ALTIYÜZDOKSANDOKUZMİLYONİKİYÜZBİN TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
03 ARALIK 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy