(1602 S. K. m. 20, 44) (2709 S. K. m. 157)
Davacılar vekilleri 24 Ocak 2003 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine verdikleri ve 29 Ocak 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin 01 Mayıs 1995 tarihinde, üzerinde bağ evi bulunan ve tapu sicilinde askerî yasak bölge olduğuna dair bir şerh bulunmayan gayrimenkulü satın aldıklarını, bilahare bu bölgenin 1989 yılında ikinci derece askerî yasak bölge olmasına karar verildiğini, gayrimenkul üzerindeki bağ evinin yıktırılmasına Kuzey Deniz saha Komutanlığı tarafından karar verilerek, Sarıyer Belediyesinden evlerin yıktırılmasının talep edildiğini, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın görevsizlikle sonuçlandığını belirterek, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı tarafından verilen yıkım kararının iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dilekçesi üzerinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğince 1602 sayılı AYİM Kanununun 44 ncü maddesi uyarınca yapılan inceleme sonunda, görev noktasından kanuna aykırılık görülerek dava dilekçesi ve eklerinin Dairemize intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girip girmediği hususu Kurulumuzca öncelikle incelenmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.12.1981 günlü ve 2586 sayılı Kanunda değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir.
1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerî memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
O halde, bir davaya Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için;
1. İdari işlemin bir asker kişi göz önünde tutularak tesis edilmesi veya idari eylemin bir asker kişiye yönelmiş olması ya da uyuşmazlığın askerlik yükümlülüğünden doğmuş bulunması,
2. Dava konusu idari işlem veya eylemin askerî hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Dava konusu olayda, davacılar asker kişi olmadıkları gibi dava konusu uyuşmazlığın askerî hizmetle bir ilişkisi de yoktur. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanı dışında kaldığı, davanın görüm ve çözüm yerinin Genel İdari Yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın Görev Yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy