(2709 S. K. m. 125) (5434 S. K. m. 12) (926 S. K. m. 82) (205 S. K. m. 12) (1602 S. K. m. 42, 71)
Davacı vekilleri, 14.06.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının İstihkam Teknisyen Astsb. Sınıf Okulunda öğrenci iken sağlık durumu nedeniyle ilişiğinin kesildiğini, açtıkları dava sonucunda AYİM İkinci Dairesinin 26.09.2001 tarihli kararıyla işlemin iptal edildiğini, bu karar üzerine okuluna dönüp mezun olduğunu, 12.03.2002 tarihinde kura çekip atandığı yerde göreve başladığını, kendisine statü dışında geçirdiği 30.08.2000-21.01.2002 tarihleri arasındaki döneme ait aylık ve özlük haklarının ödenmesi gerekmekte iken, sadece 21.01.2002-20.03.2002 tarihleri arasındaki aylıklarının ödendiğini, idareye yaptıkları müracaata cevap verilmediğini, ayrıca haksız olarak tesis edilen ayırma işlemi nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını, hukuka aykırı olan 30.08.2000-21.01.2002 tarihleri arasına ait aylık ve özlük haklarının ödenmemesi işleminin iptalini ve müvekkiline 750.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, 23.09.1999 tarihinde KKK. lığı İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı İstihkam Teknisyen Astsubay aday öğrencisi olarak okula kaydının yapılarak eğitim ve öğretime başladığı, rahatsızlığı nedeniyle kontrol muayenesi için sevkedildiği İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesinin 07.08.2000 tarih ve 513 sayılı sağlık kurulu raporu ile Aort yetmezliği Mitral kapak hastalığı teşhisi konularak Durumu D/42 F-10 uyar. Askeri öğrenciliğe devam edemez. kararı verildiği, 08.08.2000 tarihinde okuldan uzaklaştırıldığı, 05.12.2000 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği, 30.08.2000 tarihinden geçerli olmak üzere astsubay çavuşluğa nasıp onayının iptal edildiği, okuldan çıkarılma işleminin iptali istemi ile açılan dava sonucunda AYİM İkinci Dairesinin 26.09.2001 tarih ve Esas No:2001/109, Karar No:2001/66 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararının davacı tarafa 02.11.2001 tarihinde tebliğ edildiği, iptal kararı üzerine okula tekrar alındığı, noksan gördüğü eğitim ve öğrenimini 27.12.2001-21.01.2002 tarihleri arasında tamamladığı, iptal kararında personelin rahatsızlığına göre yeniden sınıflandırılma işlemine tabi tutulmamasının hukuka aykırı olduğu belirtildiğinden KKK. lığının 14.01.2002 tarih ve 2002/01 sayılı Sınıflandırma Kurulu kararı ile personel sınıfına ayrıldığı, personel sınıfı ile Astsubay Okulundan mezun olduğu 21 Ocak 2002 tarihinden geçerli olarak astsubay çavuşluğa nasbedildiği, 12.03.2002 tarihinde kura çekip 20.03.2002 tarihinde atandığı görev yerine katıldığı, kendisine 21.01.2002-20.03.2002 tarihleri arasındaki aylık ve özlük haklarının ödendiği, statü dışında geçen 30.08.2000-21.01.2002 tarihleri arasındaki aylık ve özlük haklarının ödenmesi için 25.03.2002 tarihlerinde idareye yapılan müracaata cevap verilmemesi üzerine 14.06.2002 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının, hukuka aykırılığı Mahkememizin kararıyla saptanan bir idari tasarrufla astsubay okulundan çıkarıldığı ve emsallerinden bir buçuk yıl sonra göreve başladığı maddi bir vakıadır. İdare ajanlarının hukuka aykırı sağlık raporu sonucunu esas alarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Davacının hukuka aykırı olarak hakkında tesis edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle emsali arkadaşlarından daha sonra astsubay nasbedilmek ve göreve başlamak suretiyle statü dışında kalmak suretiyle uğradığı maddi zararlarının ve bu arada duyduğu manevi acı nedeniyle maruz kaldığı manevi zararın idarece hizmet kusuru esaslarına göre giderilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin istemi, maddi tazminat istenmesi yönünde olmayıp davacının statü dışında geçen 30.08.2000-21.01.2002 tarihleri arasında mahrum kaldığı maaşlarının tahakkuk ettirilmemesi, Emekli Sandığı ile OYAK kesintilerinin yapılıp ilgili kurumlara aktarılmaması ve kanuni kesintiden sonraki net itasının tahakkuku tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmemesi işleminin iptali yönündedir. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 12 nci maddesinde, sandığın iştirakçileri ve tanınan haklardan kimlerin yararlanabileceği sayılmıştır. Bunlar arasında Astsubay Sınıf Okulu öğrencileri bulunmayıp, Astsubaylar bulunmaktadır. Astsubay statüsü ise, ancak Astsubay Çavuş nasbedilmekle başlar. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 82 nci maddesine göre, Astsubay nasbedilmek için Astsubay Sınıf Okulundaki eğitim ve öğretimin başarıyla bitirilmesi gerekir. Davacı Astsubay Sınıf Okulundan 2002 yılında mezun olmuş ve 21 Ocak 2002 tarihinde Astsubay Çavuş nasbedilmiştir. Dolayısıyla nasıp tarihi olan 21 Ocak 2002 tarihinden itibaren Emekli Sandığı kesintisi yapılabilecektir. Emekli Sandığı iştirakçiliği ancak Astsubay Çavuş nasbedildikten sonra başlayacağından davacının öğrencilikte fazladan geçirdiği süreye ilişkin olarak Emekli Sandığı kesintisi yapılarak Kuruma gönderilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 205 sayılı OYAK Kanununun 12 nci maddesine göre, Astsubaylar kurumun daimi üyesidir. Astsubay sınıfı okulu öğrencilerinin kurumun üyesi olduklarına ve bunlardan aidat kesileceğine ilişkin bir hüküm 205 sayılı Kanunda yer almamaktadır. Dolayısıyla davacının OYAK üyeliği Astsubay nasbedildiği tarihten itibaren başlayacağından OYAK kesintileri de ancak bu tarihten itibaren yapılabilecektir.
Davacının geç mezun olduğu döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilmesi gereken aylıklardan Emekli Sandığı ve OYAK kesintisi yapılmayacağı buna göre davacının maddi zararı, 12.03.2002 tarihinde atandırıldığı görev yeri dikkate alınarak ilk aylığı hak ettiği 01.09.2000 tarihi ile kendisine ilk aylığın verildiği 21.01.2002 tarihleri arasında alması gereken yasal kesintiler hariç fakat OYAK ve Emekli Sandığı kesintileri dahil brüt aylıklarının, her bir aylık için ayrı ayrı, tahakkuk tarihlerinden itibaren 31.12.2002 tarihine kadar %60 (yüzde altmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz yürütülmek suretiyle tespit edilecek toplam miktardan ibarettir. Bu nedenle, hukuka aykırılığı Mahkememizce tespit edilen okuldan çıkarma işlemi nedeniyle emsallerinden geç mezun olan davacının emsallerine göre mahrum kaldığı aylıkların kendisine ödenmemesi yönündeki işlemin iptaline karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının manevi tazminat istemine gelince; davacı okuldan çıkarılması işleminin hukuka aykırı görülmesi sebebiyle bu olaydan derin üzüntü duyduğunu ve bunun sonucu olarak da manevi zarara uğradığını iddia etmiş ise de; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 42 nci maddesi ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. hükmünü amir bulunmaktadır. Davacının İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı İstihkam Teknisyen Astsubay Sınıfı Okulundan çıkarılma işlemi ile manevi zarara uğradığı, bu işlemin iptali için açılan davanın AYİM İkinci Dairesinin 28.09.2001 tarihli kararı ile iptal edildiği, iptal kararının davacı tarafa 02.11.2001 tarihinde tebliğ edildiği, ancak manevi tazminat istemli bu davanın tebliğ tarihinden itibaren altmış günlük yasal süre geçtikten sonra 25.03.2002 tarihinde idareye müracaat edildiği, cevap verilmemesi üzerine 14.06.2002 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davacının manevi tazminat isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı ............................ın, İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı İstihkam Teknisyen Astsubay Sınıf Okulundan çıkarılması işleminin mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmesi nedeniyle yeniden okula kabul edilerek emsallerine göre geç mezun olmasından dolayı atandırıldığı görev yeri dikkate alınarak emsallerine göre statü dışında geçirdiği 30.08.2000 tarihinden 21.01.2002 tarihine kadar mahrum kaldığı emsalleri için her ay tahakkuk ettirilen (Emekli Sandığı kesenekleri ve OYAK aidatları dahil) brüt aylıklarından diğer kanuni kesintiler yapıldıktan sonra her bir aylık için ayrı ayrı tahakkuk tarihlerinden itibaren 30.12.2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yılık %55 (yüzdeellibeş), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz yürütülerek davacıya ödenmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE,
2- Davacı ...........................ın, manevi tazminat isteminin süre aşımı yönünden REDDİNE,.....................
3- 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 9.500.000 TL. (dokuzmilyonbeşyüzbin TL.) posta ücretinin davalı idareden alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 17.700.000 TL. (onyedimilyonyediyüzbin TL.) harcın istemi halinde davacıya İADESİNE,
6- Dava duruşmalı görüldüğünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 700.000.000 TL. (yediyüzmilyon TL.) maktu avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
17 Aralık 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy