(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı 11.11.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; tarafına Balıkesir Valiliğince verilen kamu görevlisi taşıma ruhsatlı tabancası ile meskun mahalde ateş etmek suçunu işlediğinden bahisle ruhsatının iptal edildiğini, bu işlemin hatalı olduğuna, iddia edilen suç nedeni ile İvrindi Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davada suçsuz bulunarak tabancanın müsadere isteminin reddedildiğini, idarenin işleminin mahkeme kararları ile çelişir durumda olduğunu, tabanca ruhsatının iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre, davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden öncelikle incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle husumet itirazından önce davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı hususu Kurulumuzca incelenmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.07.1972 günlü ve 1602 sayılı Yasanın 25.12.1981 günlü ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Yasanın değişik 20 nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. İdari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanabilmesi için işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işlemin askeri nitelikte olduğu kabul edilmelidir. İşlem, askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Dava, Köy Muhtarı olan davacının 7.65 mm çap ve 976029 seri numaralı tabancasına Balıkesir Valilik makamınca verilen Kamu Görevlisi Taşıma Ruhsatının davacının meskun mahalde silah atmak suçunu işlediğinden bahisle iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının asker kişi olmadığı, işleminde askeri hizmete ilişkin bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Anayasanın 157 nci ve 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddelerinde, AYİMin bir davaya bakabilmesi için öngörülen asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin bulunma koşullarının birlikte gerçekleşmemiş olması karşısında, davanın görüm ve çözümünde genel idari yargı yeri görevi bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy