(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 17.10.2002 tarihinde Sivas İdare Mahkemesi kaydına, 21.10.2002 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacının Siirt 3 ncü Komd.Tug.4 ncü Komd.Tb.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 13.03.2001 tarihinde spor eğitimi sırasında dörtlü kirişten düştüğünü, düşme sırasında sol kolunun dirsekten kırıldığını, yapılan tedavileri sonucunda sevk edildiği Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 26.10.2001 gün ve 4730 sayılı raporuyla askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, olayda davacının kusurunun bulunmadığını, davacının yaralanıp sakat kalmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu, davacının sakatlanma nedeniyle işgücü kaybına uğradığını, acı duyduğunu belirterek 20.000.000.000 TL. maddi ve 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihi olan 13.03.2001 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacı P.Er .......................ın Siirt 3 ncü Komd.Tug. 4 ncü Komd.Tb.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 13.03.2001 tarihinde pentatlon sahasında yapılan savaş beden eğitimi sırasında dörtlü kirişten ayağının kayması sonucu sol kolunun dirsek kısmından kırıldığı, 16.03.2001 ile 02.04.2001 tarihleri arasında 600 Yataklı Diyarbakır Asker Hastanesinde yatarak tedavi edildiği, 20.03.2001 tarihinde ameliyat edildiği, 600 Yataklı Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 02.04.2001 gün e 1372 sayılı raporu ile davacıya Sol dirsek kırığı ameliyatlısı tanısı konulup, hakkında C/59 SMK Diyarbakır Asker Hastanesi Ortopedi 1,5 (Birbuçuk) ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişimi bitiminde sevk edildiği, 600 Yataklı Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 13.06.2001 gün ve 90 nolu raporuyla davacıya Sol dirsek eski kırık ameliyat nekahatlisi tanısı konulup, hakkında 59/C SMK 1,5 (Birbuçuk) ay hava değişimi Diyarbakır Asker Hastanesi Ortopedi Kliniği kararı verildiği, hava değişimi bitiminde sevk edildiği 600 Yataklı Diyarbakır Asker Hastanesi Ortopedi servisince 10.08.2001 tarihinde SMK ile 20 gün istirahat verildiği, Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunca 19.09.2001 tarihinde SMK ile bir ay hava değişimi verildiği, Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 26.10.2001 gün ve 4730 sayılı raporuyla Sol dirsek kırığına bağlı hareket kısıtlılığı tanısı konulup, hakkında 58/B/F1 Askerliğe elverişli değildir. kararı verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Zararın meydana gelmesinde idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de; bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan askerlik hizmetini yaparken savaş beden eğitimi sırasında pentatlon sahasındaki dörtlü kirişi engelinden geçmekte olan davacının ayağının kayması sonucu düşmesi nedeniyle yaralanması olayının hizmetten soyutlanamayacağı, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından kursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararların idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında olayın davacının dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, olayda müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş ise de; davacının savaş ve beden eğitimi esnasında geçmekte olduğu dörtlü kiriş engelinin, engelden geçen herkes için düşme riskini taşıdığı, davacının ayağının kaymasının dikkatsizlik sonucu meydana gelmeyip kaza sonucu meydana geldiği, olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı, kanaatine varılarak davalı idarenin iddiasına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere, olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 16 Eylül 2003 tarihli yazısından Genel Müdürlüğün 21.08.2003 tarih ve 807545 sayılı işlemi ile 01 Ocak 2002 tarihinde itibaren davacıya 311.910.000 TL. 6 ncı derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı, en son olarak 01 Temmuz 2003tarihinden itibaren aylığın 510.820.000 TL.ye yükseltildiğinin, ayrıca 2002 yılı için (12 aylık) 754.600.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacının zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 03 Kasım 2003 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi zararının 42.870.198.049 TL.sı olduğunun, toplam maddi yararının 151.404.420.370 TL. olduğunun davacının zararlarının maddi yararlarla fazlasıyla karşılandığının, maddi tazminat hakedişinin bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmiş ise de; Mahkememizin tespit ettiği kıstaslara yerleşik kararlarına ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporunca uygulama yapılırken davacı vekilinin itirazları kabul görmemiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce ödenen maluliyet aylığı ve tütün ikramiyesi maddi tazminat miktarlarından düşülmektedir. Zira davacı bu olay nedeniyle T.C.Emekli Sandığında gerek maluliyet aylığı ve gerekse tütün ikramiyesinin ödenmesi uzun zamana ihtiyaç göstermekte ve başlangıçta bu aylığın bağlanması kesin olmadığından idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanlar bir yandan aylık bağlanması hususunda başvururken öte yandan da dava açma süresini geçirmemek için maddi tazminat verilmesi istemiyle bağlanacak aylıkları da içerecek şekilde tam yargı davası açmaktadırlar. Başka bir deyişle başlangıçta davacıların maddi tazminat istemiyle tam yargı davasını açma veya aylık bağlanması için başvuruda bulunma yollarından birini seçmeleri haklarının kaybolmasını önlemek yönünden imkan dahilinde bulunmamakta, zorunlu olarak iki yola birden başvurma durumunda kalmaktadırlar. Hal böyle olunca duruşmalı görülen davalarda mahsup muamelesinden dolayı maddi tazminat isteminin kısmen veya tamamen reddi halinde davacılar aleyhine hükmolunması haksızlığa ve hak aramak için başka çaresi olmayan davacının zarara uğramasına yol açmaktadır. Davacıya T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından davanın açıldığı tarihten sonra emekli aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Bu görüşün ışığı altında Mahkememizdeki benzer davalarla ilgili uygulamalar da dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddi sebebiyle aleyhe vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli, yasal faizin işlemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve askerlik statüsüyle sosyal durumu göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı .......................ın MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Takdiren davacıya 1.000.000.000 TL. (BİRMİLYAR TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 13 Mart 2001 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEALLİBEŞ) , 01 Nisan 203 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan 345.030.000 TL. (ÜÇYÜZKIRKBEŞMİLYON OTUZBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 36.000.000 TL. posta giderlerinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesaplanan 120.000.000 TL. (YÜZYİRMİMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesaplanan (Tarifenin 10 ncu maddesi de dikkate alınarak ) 120.000.000 TL. (YÜZYİRMİMİLYON TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
10. Dava duruşmalı görülmekle birlikte reddedilen maddi tazminat miktarı için yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı idare lehine avukatlık ücreti hükmedilmesi yönündeki istemin REDDİNE
11. Davacıya ait şube şahsi dosyasının Şarkışla Askerlik Şubesi Başkanlığına İADE EDİLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy