(2709 S. K. m. 125, 126) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı Mustafa İŞCAN Yayladağ 3 ncü Hudut Tabur K.lığı 11 nci Hudut Bölük K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 15 Eylül 2001 tarihinde gündüz hudut emniyet nöbetini tutarken dinlenme sırasında P.Er Savaş KÜTÜK ile şakalaşma esnasında P.Er Savaş KÜTÜK'ün silahının ateş alması sonucu karın bölgesinden yaralandığı, olay sonrası davacının Antakya Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve burada opere edildiği, 16 Eylül 2001 tarihinde Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesine sevk edildiği, oradan da Adana Asker Hastanesine yatırılan davacının tedavisine devam edilerek 12.10.2001 gün ve 1637 sayılı rapor ile 2 ay SMK ile hava değişimi verilerek taburcu edildiği, hava değişimi sonunda GATA Hastanesine yatırılarak 13.12.2001 tarihinde tekrar opere edildiği ve 19.12.2001 tarihinde 10 gün istirahat ile taburcu edildiği, dava konusu olayda davacının zararının olduğu ancak maddi tazminatın kar ve kazanca vesile olmaması, yalnızca maruz kalınan zararı telafi etmesinin gerektiği, istenilen maddi tazminat miktarının yüksek olduğu, istenilen miktarın zarar ite objektif orantılılık arzetmediği gibi hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine de uygun düşmediği, manevi tazminat miktarının da yüksek olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
İdarenin organ ve ajanları aracılığı ile hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi sorumluluğunun olduğu, hizmetin istenilen seviyede devamlı ve hatasız bir şekilde yürütülmesi zorunluluğunun, idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğünü beraberinde getireceği, idare ajanının hatalı hareketleri ile meydana gelen olayda, idarenin hizmetlerinden ayrı düşünülemeyecek olan ajanın eğitim, yetiştirilme, denetim ve gözetim konularında idarenin sorumluluklarım yeterli seviyede yerine getirdiğini söylemenin mümkün olmadığı, bu açıdan idarenin, hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde işletilmesinden kaynaklanan hizmet kusurunun bulunduğu, ancak idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı kabul edilse bile kusursuz sorumluluk ilkesi gereği idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunduğu belirtilerek davacılara meydana gelen maddi 2ararları ile ilgili olarak bilirkişiye tespit ettirilecek bir miktarın yasal faiziyle birlikte maddi tazminat, olay nedeniyle duyulan acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdir edilecek bir miktarın yasal faiziyle birlikte manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacı vekillerinin istemleri üzerine 03 Aralık 2003 Çarşamba günü saat 09:30'ta davacı Mustafa İŞCAN, davacı vekillerinden Av. Selda KÖKNUR, davalı idare vekili Haz. Av. Nihat ERYILMAZ ve AYİM Savcısı Hak. Bnb. Yasin TEKAKÇA'nın iştirakleriyle açık duruşma yapılıp Raportör üye Dz. Kur. Alb. H. Tugrul DİNÇ'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 26 Şubat 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının, K.K.K.lığı Hatay Yayladağ 3 ncü Hudut Tabur K.lığı emrinde askerlik görevini hizmetini yapmakta iken 15.09.2001 tarihinde devriye nöbetinde P.Er Savaş KÜTÜK tarafından G3 Piyade tüfeği ile silah ve cephanesinde dikkatsizlik ye nizamlara ve emirlere riayetsizlik sonucu yaralandığını, olaya ilişkin cezai kavuşturmanın halen Adana 6 ncı Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinde 2002/2789 Esas numaralı dosya ile devam ettiğini, yaralanma sonucunda kalça kemiğinde çatlama ile birlikte sağ dizinde 2-3 santim kısalma olduğunu ve topal kaldığını, sol dizinde kurşun çıkış bölgesinde bulunan sinirlerde zedelenme meydana geldiğini, bahse konu sakatlık yüzünden eşinden boşanmak zorunda kaldığını belirterek 30.000.000.000 TL maddi ve 20.000.000.000. TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini ve davacının adli yardım hükümlerinden yararlandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım talebi, AYİM İkinci Dairesi'nin, 26 Mart 2003 gün ve GENSEK NO: 2003/373, ESAS NO: 2003/302 sayılı karan ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı Mustafa İŞCAN, Hatay Yayladağ 3 ncü Hudut Tabur K.lığı 11 nci Hudut Bölük K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 15 Eylül 2001 tarihinde 371 nolu Hudut Taşı ile 372 nolu Hudut Taşı arasında Tim Komutanı Recep BARIŞKOPUZ ve P. Er Savaş KÜTÜK ile devriye görevi ifa ettikleri, saat 17:00 sıralarında davacı Mustafa İŞGAN'ın sigara yaktığı, P.Er Savaş KÜTÜK'ün davacıdan sigarayı alıp uzaklaştığı, davacının P.Er Savaş KÜTÜK'ten sigarasını geri istediği, vermeyince P.Er Savaş KÜTÜK'e mermini alırım diye söylediği ve P.Er Savaş KÜTÜK'ün silahı ile oynadığı daha sonra P.Er. Savaş KÜTÜK silahını alarak havaya doğru kaldırdığı ve boşaltmak maksadı ile kurma kolunu çekip bıraktığı ve şarjörü çıkarttığı, daha sonra şaka olarak silahı davacıya doğru çevirdiği ve tetik düşürdüğü silahın ateş aldığı ve davacının karın bölgesinden yaralandığı, 8 ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 18.09.2002 tarih ve 2002/76-969 esas ve karar sayılı İddianamesi ile P.Er Savaş KÜTÜK hakkında Silah ve Cephanesinde Dikkatsizlik ve Emirlere Riayetsizlik Sonucu Yaralanmaya Sebebiyet Vermek Suçundan kamu davacı açıldığı, yapılan yargılaması sonucunda 6 ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 09.12.2003 tarih ve 2003/1467-1097 esas ve karar sayılı kararıyla Silah ve Cephanesinde Dikkatsizlik ve Emirlere Riayetsizlik Sonucu Yaralanmaya Sebebiyet Vermek Suçundan P.Er Savaş KÜTÜK hakkında Askeri Ceza Kanununun 146 ncı maddesi atfı ile TCK.nun 469/2 maddesi uygulanmak suretiyle içtimaen ve neticeten; 349.952.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 8 ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ve iş bu kararında 29.04.2004 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 126 ncı maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur illiyet bağının kesilmiş sayılması için ise zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Davacı Mustafa İŞCAN'ın yaralanıp sakat kalması ile neticelenen olayda, hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte zararın bir kamu hizmeti olan askerlik görevinin ifası sırasında idarenin ajanı durumunda olan P.Er Savaş KÜTÜK'ün suç teşkil eden fiili sonucu ve idareye ait silahın kullanılması sonucu meydana geldiği, zararla eylem arasında sıkı bir illiyet bağının bulunduğu, dava dosyası, düzenlenen iddianame ve gerekçeli hükümde de belirtildiği şekilde yaralanma olayının şakalaşma sırasında meydana geldiği, davacının P.Er Savaş KÜTÜK'ün silahı ile oynaması ile şakalaşmanın başladığı bu suretle davacı Mustafa İŞCAN'ın da 2/8 oranında kusurunun da bulunduğu anlaşıldığından, davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak davacı Mustafa İŞCAN'ın uğradığı zararın davalı idarece kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 10.06.2004 tarih ve B.07.1.EMS.G.10.01.01/80.418.099 sayılı yazısıyla; Yönetim Kurulunun 25.03.2004 tarih ve 207 sayılı kararı ile hakkında 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 18.05.2004 tarih ve 103695 sayılı işlemi ile 01.12.2003 tarihinden itibaren davacı Mustafa İŞCAN'a 6 ncı derece TSK vazife malulü aylığı olarak 428.210.000 TL aylık bağlandığı, bağlanan bu aylıkların değişen katsayılar itibariyle son olarak 01.01.2004 tarihinde 551.050.000 TLye yükseltildiği, diğer taraftan 3480 sayılı kanun uyarınca 2002 yılı için 1 aylık 62.884.000 TL., 2003 yılı için 881.240.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Davacının maddi zararların tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 15.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Mustafa İŞCAN'ın 64.672.248.651. TL maddi zararına karşılık 153.478.405.013 TL maddi yarar sağladığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve limi verilere uygun bulunduğundan davacı vekilinin bilirkişi raporundaki itirazlarına itibar edilmeyerek davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda istem yapılmıştır.
Davacıya, müterafik kusuru da dikkate alınarak sakatlanması sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıya olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının statüsü, sosyal durumu, sakatlık derecesi ve paranın alım gücü dikkate alınarak uygun miktarda ve olay tarihi olan 15.09.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de, bu red hususu davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen talebinin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerin maddi zararlarından mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandırıldığından, davanın açıldığı 26 Şubat 2003 tarihinde davacıya aylık bağlanmamış olduğundan ve davacının aylık bağlanması hususundaki T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü işlemini beklediği taktirde dava açma süresinin geçirileceği, dava açılmasının hukuki zorunluluk olarak belirmesi dikkate alınarak davacının reddedilen maddi tazminat istemi bakımından avukattık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı Mustafa İŞCAN'ın MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı Mustafa İŞCAN'a takdiren ve müterafik kusuru dikkate alınarak 1.500.000.000 TL (BİRMİLYARBEŞYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4. Hükmedilen manevi tazminata, olay tarihi olan 15.09.2001 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01.07.2002 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ ), 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihle kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90.000.000 TL.(DOKSANMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 180.000.000 TL. (YÜZSEKSENMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve hüküm verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ve Tarifenin 10 ncu maddesi de dikkate alınarak hesaplanan 180.000.000 TL. (YÜZSEKSENMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
8. Dava duruşmalı görülmüş ise de davacı Mustafa İŞCAN yönünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı aleyhine avukatlık ücreti hükmedilmesine ilişkin davalı idare isteminin REDDİNE,
9. Davacıya ait askerlik şahsi dosyasının, KESKİN Askerlik Şubesi Başkanlığına İADESİNE,
03 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy