(2709 S. K. m. 125, 126) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının görev yaptığı süre içerisinde rahatsız olduğuna dair hiçbir müracaatının ve şikayetinin olmadığı, hastalığının sözleşme yenilenmesi aşamasında ortaya çıkmış olduğu, davacının hastalığının belirli bir nedene bağlı olmaksızın gelişen yapısal bir hastalığı olduğu, bilimsel yayınlarda bu hastalığın meslek hastalığı olduğu veya belirli bir görevden kaynaklandığına dair bir bulgunun bulunmadığı, dolaysıyle hastalığın görev ile ilişkisi bulunmayıp bünyesel kaynaklı olduğu, zarar ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığından idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun söz konusu olmadığı, rahatsızlığın görevden kaynaklanması hallide T.C. Emekli Sandığınca davacıya vazife malulü aylığı bağlanabileceği, buna ilişkin işlemlerin davam etmekte olduğu, istenilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu, savunma hilafına tazminata hükmedilmesi halinde maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanması manevi tazminata faiz uygulanması isteminin reddi gerektiği, idari müracaat süresi geçtikten sonra fazlaya dair haklarının talep edilemeyeceği belirterek davanın reddine karar verilmesinin gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacıda mevcut Kronik İdyopatik Trombositofenik Purpura rahatsızlığının askerlik görevi sırasında ve askerlik görevi nedeniyle oluştuğuna dair somut bilgi ya da belge bulunmaması nedeniyle, söz konusu rahatsızlık ile askerlik görevi arasında illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ikinci Dairesince, davacının istemi üzerine 24 Kasım 2004 Çarşamba günü saat; 09:30'da davacının yokluğunda, davacı vekili Av.A.Mehmet KOCAOĞLU, davalı idare vekili Haz.Av.Neriman AKKAYA ve AYİM Savcısı Hav.Hak.Bnb.Hakan ÖZBEK'in iştirakleriyle açık duruşma yapılıp Raportör Dz.Kur.Alb.H.Tuğrul Dinçin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 25 Mart 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; P.Uzm.Çvş. Murat YAYLAÇEŞMEnin 04.09.2000 tarihinde Balıkesir Ordu Donatım Okuluna girdiğini, 08.12.2000 tarihinde başarı ile mezun olduğunu ve 1 nci İç Güvenlik P.BIK.lığı Şemdinli/Hakkari'de göreve başladığını, göreve başlarken sağlıklı olduğunu fakat daha sonra rahatsızlandığını ve hakkında GATA Sağlık kurulunun 04.07.2003 tarih ve 3404 sayılı B/35 F.3 Askerliğe Elverişli Değildir raporu verilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesikliğini, hastalığı nedeniyle çalışamaz durumda olduğu iddia edilerek 1.000.000.000 TL maddi ve 1.000.000.000 TL manevi tazminatın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 04.09.2000 tarihinde Balıkesir Ordudonatım Okulu ve Eğitim Mrk. K.lığına girdiği, 08.12.2000 tarihinde mezun olarak 1 nci İç Güvenlik P.B.I.K.lığı Şemdinli/Hakkari'de göreve başladığı, sözleşme süresi sonunda sözleşmesini uzatmak için dilekçe verdiği, dilekçesi uygun görülerek sağlık raporu almak için 11.06.2003 tarihinde Van 100 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği, buradan da ileri tetkik ve tedavi için GATA (Ankara)ya gönderildiği, burada yapılan muayene ve tetkik sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 04.07.2003 gün ve 3404 sayı ile davacı hakkında Kronik İdyopatik Trombositefenik Purpura tanısı ile B/35 F3 Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, 04.09.2003 tarihinde sözleşmesi yenilenmeyerek terhis edildiği, GATA K.lığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 03 Mart 2004 tarih ve HEMATO Ad.9029-51-04/116 sayılı yazısı ile davacıdaki mevcut kronik idyopatik purpura rahatsızlığının tıbbi olarak aşırı yorgunluk ve çalışmadan kaynaklandığına dair dünyada hiçbir kanıt olmadığını, bu hastalığın her zaman her yaşta görülebildiği, görev esnasında bu hastalığın oluşması sadece bir tesadüf olduğu, adı üstünde bu hastalığın idyopatik yani Türkçesi binmeyen bir sebeple trombosit sayılarının azalması olduğu, tedavi gerektiği zaman (semptomatik olur ise tedavi yapılmakta ve % 50 -70 civarında hastalık tedavi ile düzeltilebilmekte ancak tedavi bitiminde sıklıkla hastalık tekrar etmektedir.) tedavi edilebileceği, tedavi gerektirmeyen durumlarda sadece takip önerildiği denildiği, davacı vekilinin 22.01.2004 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak davacıya maddi ve manevi tazminat ödenmesi isteminde bulunduğu işlemin süresinde cevap verilmeyerek reddi üzerine süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve istemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacı vekillin, davacının rahatsızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana geldiği ve iyi tedavi edilmediği iddiaları karşısında; GATA K.lığı'nın 03.04.2004 tarih ve HEMATO Ad.:9029-51-04/116 sayılı raporu, GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 06.09.2004 tarih ve 149 sayılı sağlık raporu ve T.C. Emekli Sandığının 08.08.2004 tarih ve SAYI:8.07.1.EMS.0.61.00.00./93610 sayılı yazısı dikkate alındığında davacı vekilinin iddialarına itibar edilmemiştir.
Davacı vekilinin, vazife malulü aylığı bağlanmaması isteminin iptali istemiyle Askeri Yüksek idare Mahkemesinde T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davada; AYİM Üçüncü Dairesinin 16 Eylül 2004 tarih ve Gensek No: 2004/775, Esas No: 2004/539 ve Karar No: 2004/1500 sayılı kararıyla, bünyesel kaynaklı rahatsızlığı nedeniyle vazife maluliyet sayılması imkanı olmayan davacıya vazife maluliyeti aylığı bağlanmasına ilişkin istemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası ve yukarıda belirtilen sağlık raporları dikkate alınarak, davacının rahatsızlığının bünyesel nitelikte olduğu, askerliğin sebep ve tesiri ile meydana geldiği, dolaysıyla davacının rahatsızlığının idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına dair hiçbir kanıt bulunmaması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmaması nedeniyle davacı vekilinin iddialarına itibar olmayarak davcının; maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilemesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Murat YAYLAÇEŞME'nin, maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 15.300.000TL, (ONBEŞMİLYONÜÇYÜZBİN TL.) başvurma harcı ile 20.600.000TL: (YİRMİMİLYON-ALTIYÜZBİNTL.) esas ilam harcı toplamı olan 35.900.000TL. (OTUZBEŞMİLYONDOKUZ YÜZBİNTL.) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 44.500.000 TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 8.600.000TL. (SEKİZMİLYONALTIYÜZBİN TL) harem istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nisbi, manevi tazminat yönünden maktu olarak hesap edilen 820.000.000 TL. (SEKİZYÜZYİRMİMİLYONTL) avukatlık ücretinin DAVACIDAN ALINARAK, DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy