(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (1632 S. K. m. 146) (765 S. K. m. 455) (2330 S. K. m. 6) (5434 S. K. m. 44, 45) (492 S. K. m. 13)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: İdarenin kendi eyleminden doğmamış zararından sorumlu tutulabilmesinin hukuken mümkün olmadığı, dava konusu olayda idareye izafe edilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, idarenin kendisine tevdi edilen kamu hizmetlerini ifa ederken personelinin kusuru, ihmali, tedbirsizlik ye dikkatsizliğinden kaynaklanan sorumluluğunun mutlak ve genel bir sorumluluk olmadığı, böyle bir sorumluluğun doğabilmesi için hizmetin kuruluş veya işleyişinin, doğan zararın sebebi olmasının gerektiği, dava konusu olayda yasal sorumluluklarını sonuna kadar getiren idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesinin gerekeceğine dair savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Maddi olayın, askerlik hizmetinin yapılması sırasında idarenin aynı hizmette istihdam ettiği diğer bir asker kişinin dikkatsiz ve tedbirsiz olarak silah kullanmasından kaynaklandığı, davacının yaralanmasına sebebiyet veren ajanını iyi yetiştirememesi nedeniyle idarenin hizmet kusurunun ve tazmin sorumluğunun bulunduğu belirtilerek davanın kabulü ve bilirkişiye tespit ettirilecek maddi ve takdir edilecek manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerekeceği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak.Bnb.Şakir AYTAŞ'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 04.03.2003 tarihinde Kocaeli Vergi Mahkemesi'ne verdiği ve 10 Mart 2003 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesinde özetle; müvekkilinin 48 nci İç Güvenlik Tugayı 3 ncü iç Güvenlik Tabur Karargah Destek Bölük K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa ederken 23.07.2002 tarihinde aynı birlikte görevli Ertaç ASLAN, Uygar TEKER ve Fuat YALÇIN ile birlikte Aşağı Mahalle Üs Bölgesi nöbet yerinde 13.00-20.00 saatleri arasında nöbetçi oldukları sırada Ertaç ASLAN ile Fuat YALÇIN'ın aralarında geçen olay nedeniyle Fuat YALÇIN'ın silahını Ertaç ASLAN'a yönelttiğini, Ertaç ASLAN'ın da koşarak davacının arkasına saklandığını, bu esnada Fuat YALÇIN'ın elindeki silahın ateş alması sonucunda davacının göğüs bölgesinden yaralandığını, Ertaç ASLAN'ın da vefat ettiğini, davacının bu yaralanmadan sonra uzun süre tedavi gördüğünü, en nihayetinde 04.12.2002 tarihinde terhis edildiğini, askerliğe elverişli olup olmadığının tesbitinin yapılmadığını, bedeni çalışma gücünü olay nedeniyle kaybettiği için şoförlük mesleğini yapamadığını, uğradığı maddi zarara karşılık 30 milyar TL. maddi, duyduğu acı ve üzüntüye karşılık 10 milyar TL. manevi tazminata hükmedilmesine, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım istemi, AYİM İkinci Dairesinin 26 Mart 2003 tarih ve Gensek No.:2003/434, Esas No.:2003/324 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 48 nci İç Güvenlik Tugayı 3 ncü İç Güv.Tb.Kh.Ds.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa ederken 23.07.2002 tarihinde P.Çvş.Fuat YALÇIN, P.Erler Ertaç ASLAN ve Uygar TAKAR ile birlikte Aşağı Mahalle nöbet mevkiinde 13.00-20.00 saatleri arasında nöbetçi oldukları, saat 09.30 sıralarında davacı ve P.Er Ertaç ASLAN'ın P.Çvş.Fuat YALÇIN'ın nöbet tuttuğu mevziiye geldikleri, burada sohbet etmeye başladıkları, bir süre sonra P.Çvş.Fuat YALÇIN'ın tüfeğinin kurma kolunu yarıya kadar çekip bıraktığı, tüfeğin namlusunu P.Er Ertaç ASLAN'a ve davacıya yönelttiği, merminin atım yatağına girmediğini düşünerek tetik düşürdüğü, namludan çıkan merminin önce davacının sağ göğsüne isabet ederek sırt kısmından çıktığı, aynı merminin davacının arkasında duran P.Er Ertaç ASLAN'ın göğüs bölgesine isabet ettiği, olay yerinde yapılan müdahalelere rağmen P.Er Ertaç ASLAN'ın hastahaneye götürülürken yolda vefat ettiği, davacının Elazığ Asker Hastahanesinde tedavisinin yapılmaya başlandığı, burada yapılan ameliyat sonucu önce SMK 1 ay hava değişimi raporu verildiği, bilahare 03.09.2002 tarihinde 45 gün, 18.10.2002 tarihinde ise 25 gün hava değişimi ve istirahat raporları verilerek tedavisinin yapıldığı, en nihayetinde 04.12.2002 tarihinde terhis edildiği, dava konusu olay nedeniyle 8.Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinde kamu davası açıldığı yapılan yargılama sonucunda P.Çvş.Fuat YALÇIN'ın silahı ve cephanesi hakkında dikkatsizlik, terbisizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan Askeri Ceza Kanununun 146 ncı maddesi delaletiyle TCK.nun 455/2 nci maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlarından doğması gerekmektedir.
Yaralanma olayının meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığı söz konusu değil ise de; davacının bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan askerlik görevi sırasında idarenin diğer bir ajanının silahı ile oynarken suç teşkil eden dikkatsizlik ve tedbirsizliği ile silahın ateş alması neticesinde yaralandığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu, söz konusu zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının olayda herhangi bir kusurunun olmadığı yukarıda açıklanan mahkeme ilamından anlaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere ölüm olayı sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşülmektedir. Diğer taraftan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanununun 6 ncı maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumlarını ödemekle yükümlü tutulacakları aylıkların göz önünde tutulacağı öngörülmüştür.
T.C.Emekli Sandığının 27.05.2004 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/81.636.004 sayılı yazısından davacının hakkında düzenlenen Denizli 100 Yataklı Asker Hastahanesinin 15.05.2003 tarih ve 158 sayılı Askerliğe Elverişlidir kararlı raporunun Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucunda durumunun 5434 sayılı Yasanın 44 ve 45 nci maddeleri kapsamına giremeyeceğine dair karar verilmesi nedeniyle vazife malullüğü aylığı bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacıya yaralanması nedeniyle 2330 sayılı Kanun uyarınca Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 25.07.2003 gün ve 2003/153 sayılı kararı ile 6.517,000.000 TL. nakdi tazminat ödenmiştir.
Davacının maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 24.06.2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat hakedişinin nakdi tazminat yararının mahsubundan sonra 6.168.414.565 TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilerek uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılarak maddi tazminata hükmolunmuştur.
Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı Ahmet ÖZTÜRK'e, 6.170.000.000 TL, (ALTIMİLYAR YÜZYETMİŞMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Davacı Ahmet ÖZTÜRK'e, takdiren 1.000.000.000 TL. (BİRMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına, davacının yeniden gelir elde edebileceği varsayılan 24.01.2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 23.07.2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununu 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90.000.000 TL. (DOKSANMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 71.490.000 TL. sının (YETMİŞBİRMİLYONDÖRTYÜZDOKSANBİN TL.) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 18.510.000 TL'sının (ONSEKİZMİLYONBEŞYÜZONBİN TL.) DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı nispi olarak hesap edilen 837.000.000 TL. (SEKİZYÜZOTUZYEDİMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy