(1602 S. K. m. 46) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 13.12.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 21.08.2001 tarihinde askere sevk edildiğini, 125 nci J.Er Eğt. A.K.lığında acemi eğitimini tamamladıktan sonra 12.11.2001 tarihinde Diyarbakır 7 nci Kor. K.lığına katıldığını, üç ay süreyle Kozandan J.Krk. K.lığında görev yaptıktan sonra Yuva J.Krk. K.lığında görevlendirildiğini, 22.03.2002 tarihinde nöbette iken sol gözünde kaşıntı meydana geldiğini, bunun üzerine ertesi gün başvurduğu revir doktoru tarafından Diyarbakır Asker Hastanesine sevk edildiğini, ancak 20 gün sonra anılan hastaneye gönderildiğini, bu hastanede 18 gün yatarak tedavi gördükten sonra bir ay hava değişimine gönderildiğini, hava değişiminde iken ağrılarının artması üzerine askerlik şubesince sevk edildiği Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinde tedavi edildiğini, daha sonra tedavisine Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesinde devam edildiğini burada gördüğü tedavi sonrasında düzenlenen 29.08.2002 tarihli sağlık kurulu raporu ile hakkında B-6 F1 Askerliğe elverişli değildir. kararı verilerek taburcu edildiğini, askere giderken sağlam raporu olan davacının rahatsızlığının askerlik görevi sırasında meydana geldiğini, davacının hastaneye sevkinin geciktirildiği, tedavisinin gereği gibi yapılmadığını, idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek davacıya 40.000.000.000 TL. maddi, 10.000.000.000 TL. manevi tazminatın 28.08.2002 tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin adli yardım talebi AYİM İkinci Dairesinin 15.01.2003 gün ve Gensek No:2002/3056 Esas No:2003/34 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacının 21.08.2001 tarihinde askerlik hizmetine başladığı, 21.11.2001 tarihinde Diyarbakır-Silvan İlçe J.K.lığına dağıtımın yapıldığı, Silvan ilçe J.K.lığına bağlı Yuva J.Krk. K.lığı emrinde görevli iken 22.03.2002 tarihinde sol gözünde kaşıntı meydana gelmesi üzerine 08.04.2002 tarihinde Silvan J.Komd. Tuğ. K.lığı revirine başvurduğu, burada yapılan muayenesinde Diyarbakır Askeri Hastanesi Göz Polikliniğine sevkinin uygun olduğuna karar verildiği, 11.04.2003 tarihinde Diyarbakır Askeri Hastanesine başvurduğu, hastanede 29.04.2002 tarihine kadar yatırılarak tedavi edildiği, Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 29.04.2002 gün ve 1948 sayılı raporu ile sağ göz kornea ülseri tanısı konulup hakkında 6/C SMK Diyarbakır As. Hst.Göz Kliniği 1 ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişiminde iken 14.05.2002 tarihinde Erzurum 600 Yataklı Mareşal Çakmak Asker Hastanesine başvurduğu 14.05.2002 ile 22.05.2002 tarihleri arasında yatırılarak tedavi edildiği, 22.05.2002 tarihli raporla sol göz keratit tanısı konulup, hava değişimi sonunda kıtası hastanesine müracaat etmek üzere taburcu edilmesine karar verildiği, 06.06.2002 tarihinde Silvan J.Komd.Tuğ.K.lığı reviri tarafından Diyarbakır Asker Hastanesi Göz Kliniğine sevk edildiği, 06.06.2002 tarihinde Diyarbakır Asker Hastanesi tarafından Diyarbakır Devlet Hastanesine sevk edildiği, 06.06.2002 tarihinde Diyarbakır Asker Hastanesi tarafından Diyarbakır Devlet Hastanesine sevk edildiği, bu hastane tarafından ileri tetkik ve tedavi için Askeri Hastanece Gülhane Askeri Tıp Akademisine sevkinin uygun olduğuna karar verildiği, Diyarbakır Asker Hastanesi tarafından 20.06.2002 tarihinde Sol Göz Keratit tanısı konulup, GATA Göz Polikliniğine sevkinin uygun olduğuna karar verildiği, 04.07.2002 tarihinde Ankara GATA hastanesine başvurduğu, 04.07.2002 ile 09.07.2002 tarihleri arasında hastanece yatırılarak tedavi edildiği, GATA Hastanesi Sağlık Kurulunun 08.07.2002 gün ve 6768 sayılı raporu ile Sol Gözde Keratit +Kornea Vaskülerizasyonu tanısı konulup, hakkında C/6 SMK GATA 1.5 ay hava değişimi kararı verildiği, daha sonra 26.08.2002 ile 28.08.2002 tarihleri arasında GATA Hastanesinde yatırılarak tedavi edildiği, GATA Hastanesi Sağlık Kurulunun 28.08.2002 gün ve 9209 sayılı raporuyla Sol Göz Vaskülarize Lökom tanısı konulup, hakkında B/6 F1 Askerliğe elverişli değildir. kararı verildiği, 22.08.2002 tarihinde terhis edildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslarla belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacı vekili, davacının birlik revirince hastaneye çok geç sevk edilmesi ve hemen ameliyat edilmesi gerekirken ilaçla tedavi edilip iki kez hava değişimine gönderilmesi nedeniyle davacının gözündeki sakatlığın meydana geldiğini iddia ettiğinden; davacıda mevcut göz rahatsızlığının sebeplerinin neler olduğu, hastalığın bünyesel olup olmadığı, askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, tedavisinde gecikme, ihmal ve hata bulunup bulunmadığı, ilaç tedavisi yerine derhal ameliyatın gerekli olup olmadığı konularının açıklığa kavuşturulması için davacıya ait tüm tıbbi kayıt ve bilgiler getirtilerek tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığından resen seçilen üç bilirkişi tarafından düzenlenen 16.01.2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacının keratit geçirdiğinin, bir kornea hastalığı olan bu durumun bünyesel olmayıp mesleğe bağlı olmaksızın herkeste ve her yasta ortaya çıkabileceğinin, öncelikle ilaç tedavisi başlanacağının, ameliyatın en son başvurulacak yöntem olduğunun, hastanın tedavisinin bakteriyel etkenler düşünülerek verildiğinin ancak viral ve mantar etkenlerin göz önüne alınmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Taraflara tebliğ edilen tıbbi bilirkişi raporunda itiraz edilmemiştir.
Bilirkişi raporu heyetimizce yetersiz bulunduğundan davacının tedavisinde viral ve mantar etkenlerin göz önüne alınmamasının tedavi hatası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması için ek tıbbi bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince hazırlanan 19.02.2004 tarihli ek tıbbi raporunda; viral ve mantar etkenlerin tedavi planlanmasında gözönüne alınmamasının tedavi hatası olarak değerlendirildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Taraflara tebliğ edilen ek tıbbi bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, düzenlenen ek bilirkişi raporu heyetimizce yeterli bulunmuştur. Kamu hizmetini yöneten idarenin halin icabına ve ihtiyacına göre hizmeti en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin iyi işlemediğinin kanıtıdır.
Tıbbi bilirkişiler tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, askerlik hizmeti sırasında sol gözünden rahatsızlanan ve Diyarbakır Askeri Hastanesine müracaat eden, bu hastanede, Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesinde, GATA Hastanesinde muayene ve tedavi edilen davacının tedavisinde viral ve mantar etkenler göze alınmayarak davacıya hatalı tedavi uygulanması nedeniyle davacının askerliğe elverişsiz hale gelecek şekilde göz rahatsızlığının ilerlemesinin idarenin tıbbi birimlerinde hizmetin iyi işlemediğinin bir kanıtı olduğu, dolayısıyla olayda idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu, davacının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin içtihatlarıyla Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere T.C.Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan maluliyet aylıkları ve ödenen tütün ikramiyesi maddi zararlarından düşüldüğünden; maddi tazminat isteminde bulunan davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 12.04.2004 gün ve B.07.1 EMS.0.10.01.01./81.937.008 sayılı yazısından, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmadığı dolayısıyla maaş bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının zararlarının tespiti amacıyla resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 07.06.2004 tarihli bilirkişi raporundan; davacının maddi tazminat hak edişinin 88.319.324.904 TL. olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ancak davacının istemiyle bağlı kalınmıştır. Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli, yasal faizin islemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve askerlik statüsüyle sosyal durumu göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat hükmedilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili 14.06.2004 tarihli dilekçe ile 40.000.000.000 TL. olarak talep ettiği maddi tazminat talebini 48.319.324.904 TL arttırılarak bilirkişi raporunda belirtilen 88.319.324.904 TL.ye ıslah ettiğini belirterek, yeni istemleri gibi karar verilmesini talep etmiş ise de, 1602 sayılı AYİM Kanununun 46/4 ncü maddesindeki Taraflar sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler kuralı karşısında, idari yargıda iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı bulunduğundan ve davacının süresi dışında müddeabihi ıslah yoluyla arttırmaları mümkün bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istemi kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı
a 40.000.000.000 TL. (KIRKMİLYAR TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren davacıya 5.000.000.000 TL. (BEŞMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edebileceği varsayılan 21 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına davacının askerliğe elverişsiz hale geldiği 28 Ağustos 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDE ONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy