(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekillerinin 03 Ekim 2001 tarihinde AYİM kaydına giren ilk dava dilekçesi hakkında AYİM İkinci Dairesinin 23 Mayıs 2001 gün ve 2002/2 esas sayılı kararıyla dilekçe reddi kararı verilmiş, bu karar 04 Haziran 2002 tarihinde tebliğ edildikten sonra davacı vekili Av..................in 16 Haziran 2002 tarihinde Kahramanmaraş Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi yoluyla gönderilerek 21 Haziran 2002 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesi, AYİM İkinci Dairesinin 18 Eylül 2002 gün ve 2002/608 esas sayılı kararıyla dilekçenin reddine karar verilmiş, bu karar vekile 07 Ekim 2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili Av................in 10 Ekim 2002 tarihinde AYİM Kaydına giren dava dilekçesinde özetle; davacının sağlam olarak askere alındığını, Devrek İlçe Jandarma K.lığı emrinde askerliğini yaparken Diabetes Mellitus hastalığına yakalandığını, yapılan muayene ve tedavileri neticesinde askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek terhis edildiğini, çalışamaz hale geldiğini, güç kaybına ve maddi zarara uğradığını, davacının bu hastalığa idarenin yeterli tedbirleri almaması nedeniyle yakalandığını,idarenin kusurlu olduğunu belirterek davacıya 47.300.000.000 TL. maddi tazminat ödenmesi talebiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasından davacının 27 Mayıs 1999 tarihinde askere sevk edildiği, Devrek İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken, 04 Ekim 1999 tarihinde kasık ağrısı şikayetiyle Mevki Askeri Hastanesine sevk edildigi, 23 Şubat 2000 tarihinde Diabetes Mellitus şikayeti görüldüğü ve ketosis tanısı aldığı, 26 Haziran 2000 tarihinde sarılık şikayeti ile Mevki Askeri Hastanesi Endokrinoloji ünitesine sevk edildigi, bu süre içinde insülin kullanması önerildiği, 04 Ekim 2000 tarihinde rahatsızlanması üzerine Mevki Askeri Hastanesine yatırılarak tedavi edildigi, 02 Kasım 2000 tarihli verilen askerliğe elverişli değildir raporuna binaen terhis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının gördüğü tedaviler, vizite kayıtları, hastane kayıtları ve şube şahsi dosyası getirilerek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..............., Prof. Dr............... ile Doç. Dr...............dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacının hastalığının bünyesel olup olmadığının, bu hastalığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelemeyeceğinin, teşhis ve tedavide bir gecikme, eksiklik, hata ve ihmal bulunup bulunulmadığının, işlemlerin yeterli ve usule uygun olup olmadığının, davacının iddialarının tıbbi açıdan değerlendirilmesi istenilmiştir.
Resen seçilen bilirkişiler tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 03 Kasım 2003 tarihli raporda; davacının hastalığının (Tip 1 Diabetes Mellitus) genetik yatkınlık ile oluşan otoimmün kökenli bir hastalık (bünyesel bir hastalık) olduğu, bu hastalığın gelişiminin davacının askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle kötü şartlardan yaşamaktan ileri gelmediği, yapılan tedavinin uygun olduğu yönünde kanaat belirtilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından aynı iddialar ileri sürülerek Adli Tıp Kurumundan tekrar rapor alınması istemiyle itirazda bulunulmuştur.
Düzenlenen tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülerek, davacı vekilinin iddialarına ve istemine itibar olunmamıştır. Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esasa göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmıştır. İster hizmet kusuru , isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterli ve zorunludur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tıbbi bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan Diabetes Mellitus hastalığının oluşumunda askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunmadığı, hastalığının, tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinde idareye yüklenebilecek herhangi bir ihmal ve hata bulunmadığı, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının maddi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy