(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 09 Temmuz 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; müvekkilinin 21 Haziran 2000 tarihinde Tugay Komutanı konutu nizamiyesinde nöbet hizmetini yürütürken, ayni yerde nöbetçi olan P.Er .............in kusurlu davranışı sonucu G-3 P.Tüfeği ile her iki bacağından ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin 6 kez sağlık kurulu raporu ile müteaddit defalar hava değişimi aldığını, en son olarak 31.07.2001 tarih ve 1460 sayılı sağlık kurulu raporu ile D/59 F-1, D/58 F-1, D/66 F-5 Barışta ve savaşta sürekli olarak askerliğe elverişli değildir. 120 (yüzyirmi) gün mutad işgali olmuştur. Hayati tehlike geçirmiştir. Uzuv tatili mevcuttur. % 33 çalışma gücü kayıp oranı mevcuttur. Hastanın sağ ayakta 4 santim kısalıklı, bir çift ortopedik bot ve kısa bacak yerine ortezi kullanması uygundur kararı verildiğini belirterek elli beş milyar TL. maddi ve sekiz milyar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı ....................in 21.06.2000 tarihinde 19.00- 21.00 saatleri arasında Tugay komutan konutu yanındaki nöbet kulübesinde nöbetçi olduğu, ayni mahalde bulunan başka bir nöbet kulübesinde P.Er ...............in de ayni saatlerde nöbetçi olduğu, nöbet hizmeti esnasında P.Er ................in görevi gereği kendisine teslim edilen G-3 P.Tf.nin kurma kolu ve şarjörü ile oynaması sonucunda davacı ...............in yaralanmasına sebep olduğu, sanık sıfatıyla 9 ncü P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinde yargılanan ve tam kusurlu görülen .................in bu mahkemenin 04.10.2002 tarih ve 2002/526-708 E.K. sayılı gerekçeli hükmü ile Dikkatsizlik ve Tedbirsizlik sonucu yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan TCK 459/2 maddesi uyarınca mahkum edildiği, davacının yaralanma sonucunda 6 kez sağlık kurulu raporu ile müteaddit defalar hava değişimine gönderildiği ve tedavisinin devam ettiği, son olarak davacı hakkında Malatya Askeri Hastanesi Baştabipliğinin 31 Temmuz 2001 tarih ve 1400 sayılı sağlık kurulu raporu ile D/59, F-1, D/58, F-1, D/66, F-5, Barışta Ve savaşta Sürekli Olarak Askerliğe Elverişli Değildir. 120 (Yüzyirmi) Gün Mutad İstical olmuştur. Hayati tehlike geçirmiştir. Uzuv tadili mevcuttur. % 33 Çalışma Gücü Kayıp Oranı Mevcuttur. Hastanın sağ Ayakta 4 cm. Kısalık 1 Çift Ortopedik Bot Ve Kısa Bacak Yürüme Ortezi Kullanması Uygundur kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu açıdan idarenin sorumluluğu Anayasa Prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunu hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu sorunun çözümü öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
Genel kabule göre, bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. Hangi esas üzerinde temellendirilirse temellendirilsin genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Somut olayda davacı, idarenin ajanı olan P.Er ..................in dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu silahından çıkan mermi ile yaralanmıştır.
Davacının yaralanıp askerliğe elverişsiz hale gelmesi olayının, kamu görevi olan askerlik hizmetinin ifası sırasında, nöbetçi olarak görev yapan idarenin ajanı P.Er ................in idareye ait silahla suç teşkil eden kusurlu eylemi sonucu gerçekleştiği, davacının kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zararla eylem arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının uğradığı zararların kursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce iştirakçi olmayanlara bağlanan vazife malullüğü aylığı ve ödenen tütün ikramiyeleri davacının tespit edilen maddi zararından düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 04.03.2003 tarih ve 714280 sayılı işlemi ile 01.06.2002 tarihinden itibaren 6 nci derece vazife malullüğü aylığı olarak 320.880.000 TL. aylık bağlandığı, bağlanan bu aylığın değişen katsayılar itibariyle 01.01.2003 tarihinden itibaren 451.220.000 TL.ye yükseltildiği, ayrıca davacıya 2002 yılı için 754.600.000 TL tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının tespiti amacıyla bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 26.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda 45.980.423.472 TL. zararına karşılık 114.794.748.859 yarar sağlandığı ve maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşılık olarak Mahkememize verdiği ve 14 Temmuz 2003 tarihinde kayda geçen dilekçesinde maddi tazminat isteminden tamamen feragat ettiğini beyan ettiği, dava açma tarihinde davacıya emekli aylığı bağlanmamış olması sebebiyle hak kaybına uğramaması için davanın açılma zorunluluğu olacağından yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesini ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Feragat, taraflar arasındaki uyuşmazlığı ortadan kaldıran ve davanın esasına girilmesini önleyen kesin bir irade beyanı olduğundan ve kesin hükmün sonuçlarını doğurduğundan, feragat nedeniyle davanın maddi tazminat istemiyle ilgili uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava duruşmalı görülmüş ve davacı bilirkişi incelemesinden sonra maddi tazminat isteminden feragat etmiş ise de; mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce ödenen maluliyet aylığı ve tütün ikramiyesi davacı aleyhine davacının maddi tazminat hak edişinden düşülmektedir. Davamızda davacının maddi tazminat hak edişinin bulunmaması haksız oluşundan değil, haklı görülen talebinin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylık ve tütün ikramiyesi gibi gelirlerin mahsup edilmesi sebebiyle geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından ve davacının davasını açtığı sırada vazife malullüğü aylığı henüz bağlanmamış olmasından kaynaklandığı, davacının bu aylığın bağlanıp bağlanmayacağı hususundaki T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü işlemini beklediği takdirde dava açma süresini geçirecek olduğundan, dava açılmasının hukuki bir zorunluluk olarak belirmesi karsısında maddi tazminat istemi bakımından davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve yaşam boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen karşılayabilmek amacıyla kendisine uygun miktarda tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının maddi tazminat istemiyle açılan davadan feragat etmiş olması nedeniyle, davacının maddi tazminat istemi konusunda bir karar verilmesine YER OLMADIGINA,
2- Davacıya takdiren 2.000.000.000 TL. (iki milyar TL.) manavı tazminat verilmesine, fazlaya ait istemin REDDİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 21 Haziran 2000 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış), 1 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzde ellibeş), 1 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESINE,
4- 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (bilirkişi ücreti hariç) davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIGINA,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 859.940.000 TL. (sekizyüzelli dokuz milyon dokuzyüzkırk bin TL.) harcın istemi halinde davacıya İADESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 19.000.000 TL. (ondokuz milyon TL.) posta ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7. Davacı tarafından yatırılan ve sarf edilen 60.000.000 (altmış milyon TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesabedilen 200.000.000 TL. (ikiyüz milyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9- Dava duruşmalı görüldüğünden, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifleri gereğince (Tarifenin 10 ncu maddesi dikkate alınarak) nispi olarak hesabedilen 200.000.000 TL. (ikiyüz milyon TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
10- Dava duruşmalı görülmüş ise de reddedilen maddi tazminat istemi bakımından davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 03 Aralık 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy