(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri, 17 Temmuz 2002 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmeti sırasında askerlik hizmetinin güç koşulları nedeniyle psikolojik rahatsızlık geçirdiğini, iş yapamayacak ve kendini kontrol edemeyecek hale geldiğini, mevcut zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek, adli yardım istemlerinin kabulü ile davacı lehine 150.000.000.000 TL. maddi ve 20.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının adli yardım istemi AYİM Nöbetçi Dairesinin 26 Temmuz 2002 gün ve E.2002/66 sayılı, yeniden adli yardım istemi de AYİM Nöbetçi Dairesinin 28 Ağustos 2002 gün ve E.2002/66 sayılı kararlarıyla reddedilmiştir. Adli yardım talebinin reddi üzerine davacı vekilleri, maddi tazminat istemlerinin 130.000.000.000 TL.lik kısmından feragat etmişlerdir.
Dava dosyası ile davacıya ait askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinden; Ankara Zırhlı Birlikler Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığındaki temel askerlik eğitimini müteakip, Ankara Mamak 29 ncu Mekanize Tugay Kosova Eğitim Bölük Komutanlığı emrine dağıtım olan davacının, bu birlikte yapılan mülakatlar sırasında psikolojik rahatsızlığı olduğunun fark edilmesi üzerine, 26 Kasım 2000 tarihinde önce birlik revirine, ardından da GATA psikiyatri kliniğine sevk edildiği, aynı gün yatırılarak tedavisine başlanan davacıya 07 Aralık 2000 ve 01 Mart 2001 tarihlerinde SMKli üçer ay hava değişimi verildiği, bu sürenin sonunda 29 Mayıs 2001 tarihinde yeniden GATA Psikiyatri kliniğine yatırıldığı ve GATA Sağlık Kurulunun 13 Haziran 2001 gün ve 5669 sayılı Psikotik Bozukluk teşhisli raporuyla hakkında; B/15 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir. kararı verildiği ve davacının bu raporu üzerine terhis edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilleri, davacının bu rahatsızlığının askerlik hizmetinin ağır koşullarından kaynaklandığını iddia ettiğinden, bu hususun açıklığa kavuşturulması amacıyla tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının askerlik şubesi şahsi dosyası ile askerlik hizmeti boyunca psikiyatrik yönden gördüğü tüm tedavilerine ilişkin tıbbi bilgi ve belgeler getirtilerek dava dosyası ve davacıya ait askerlik şubesi şahsi dosyası resen tıbbi bilirkişi olarak seçilen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr.........., Doç. Dr............., Doç. Dr............den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek kendilerinden, davacının hastalığının bünyesel olup olmadığı, bu hastalığın sebeplerinin neler olduğu, bu sebepler arasında askerlik hizmetinin koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarını içeren bir bilirkişi raporu hazırlamaları istenmiştir.
Resen seçilen bilirkişiler tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 24 Ekim 2003 tarihli raporda; davacının terhis edilmesine gerekçe olan psikotik bozukluğun bünyesel bir rahatsızlık olduğu, askerlik hizmeti sırasında yaşanabilecek ağır koşulların bu rahatsızlık için doğrudan bir neden teşkil etmeyeceği tıbbi kanaati belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekillerince, yetersiz olduğu, davacı muayene edilmeden böyle bir rapor düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Adli Tıp Kurumundan tekrar rapor alınması istemiyle itirazda bulunulmuştur. Düzenlenen tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülerek davacı vekilinin iddialarına ve istemine itibar olunamamıştır. İdare Hukuku İlkelerine ve TC. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tıbbi bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan psikotik bozukluk hastalığının bünyesel bir rahatsızlık olduğu, hastalığın oluşumunun askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanmadığı, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla davacının mevcut zararının idareye yüklenemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ..............in maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy