(1602 S. K. m. 43, 56) (1086 S. K. m. 74) (2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Davacılar vekilleri 13 Mart 2003 tarihinde Kocaeli Vergi Mahkemesinde, 18 Mart 2003 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların yakını
.ün Siirt 3 ncü Komando Tugay Hizmet Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 25 Mayıs 2002 tarihinde mutfak çavuşluğu görevini yaptığı sırada mutfakta görev yapan er
. tarafından kasten bıçaklanarak öldürüldüğünü belirterek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 8.000.000.000 TL. maddi ve 5.000.000.000 TL manevi, davacı kardeşler için ayrı ayrı 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacı vekillerinin adli yardım talepleri AYİM İkinci Dairesinin 09 Nisan 2003 gün ve Esas No:2003/376 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını
ün Siirt 3 ncü Komando Tugay Hizmet Bölük Komutanlığı emrinde P.Er olarak askerlik hizmetini yapmakta iken er mutfağında tatlıcı olarak görevlendirildiği, P.Er
.ın aynı mutfakta kasap olarak görevli olduğu, 25 Mayıs 2002 tarihinden yaklaşık bir hafta önce P.Er
..ün P.Er
'a yemekhaneye geç gelmesi nedeniyle tokatla vurduğu, 25 Mayıs 2002 tarihinde
..ün mutfakta görevli erleri içtima ettirdiği, iki eri yakalarından tutarak ikaz ettiği, daha sonra P.Er
..ı bir gün önce akşam kendisinden izinsiz mutfaktan ayrılması nedeniyle sözlü olarak uyarıp yakasından tutup itekleyerek yere düşürdüğü, akabinde yumruk vurduğu, a
. k
çocuğu, pezevenk, ibne şeklinde küfür ettiği, ayrıca
..ın annesine de küfür ettiği, 10-15 dakika sonra P.Er
ın P.Er
ün sol lomber bölgesine elindeki bıçağı sapladığı, P.Er
..ün kaldırıldığı seyyar cerrahi hastanesinde aynı gün vefat ettiği, P.Er
.ın 2 nci Taktik Hv. K. K.lığı Askeri Mahkemesinin 10 Ekim 2003 gün ve 2003/289-617 E.K. sayılı hükmü ile Kasten Adam Öldürmek suçundan mahkumiyetine karar verilip, suçu ağır haksız tahrik altında işlendiği kabul edilerek cezasından indirim yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davacılardan
.ün idareye başvurma dilekçesinde isminin olmadığını, bu nedenle onun açısından dava dilekçesinin görevli mercie tevdiine karar verilmesini talep etmiş ise de, usul ekonomisi dikkate alınarak davacı
.. açısından dava dilekçesinin görevli mercie tevdiine karar verilmesine gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı idare savunması da ayrıca davacıların ön müracaat dilekçesinde toplam 10.000.000.000 TL. maddi, 6.000.000.000 TL. manevi tazminat talep ettikleri, dava dilekçesinde ise tazminat miktarlarını arttırarak 16.000.000.000 TL. maddi, 20.000.000.000 TL. manevi tazminat talep ettiklerini, ön müracaatta belirtilen miktardan fazla olan meblağın dikkate alınmaması gereğini sürmüş ise de; 1602 sayılı AYİM Kanununun 56 ncı maddesinin atfı nedeniyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde de uygulanmakta olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74 ncü maddesi gereğince, hakimin tarafların isteği ile bağlı olması ve tarafların istemleri arttırılmamaları kuralı ancak usulüne uygun biçimde açılmış davalarda geçerlidir. 1602 sayılı AYİM Kanununun 43 ncü maddesinde öngörülen zorunlu idari başvuru dilekçesi, dava dilekçesi niteliğinden olmadığından davalı idarenin bu konuya ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Davacıların, yakınları olan P.Er
.ün ölümü nedeniyle uğradıkları zararın meydana gelişinde idareye yüklenebilecek hizmetin kurulmasından ve işletilmesinden doğan bir hizmet kusuru bulunmamaktadır. Ancak davacıların yakının bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan askerlik hizmetini yürütürken idarenin diğer bir ajanının kasten bıçaklaması sonucu suç teşkil eden eylemi sonucu vefat ettiği, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu ve söz konusu zararın davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak davacıların yakını müteveffa P.Er
.ün bıçaklama olayından önce P.Er
ı ittirip yere düşürmesi, yumrukla vurması mahkeme ilamında belirtilen şekilde galiz küfür ederek hakarette bulunması müterafik kusur olarak kabul edilmiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilip davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 29 Nisan 2004 tarihli yazısıyla, Yönetim Kurulunun 01 Nisan 2004 tarih ve 214 sayılı kararı ile Er
.ün kendisinin neden olduğu haksız tahrikin etkisiyle meydana gelen ölümü olayında görevinin neden ve etkisi bulunmadığından , hakkında 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına şeklinde karar verildiği, davacılara aylık bağlanmadığı gibi tütün ikramiyesi de ödenmediği bildirilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacıların maddi zararlarının tespiti amacıyla resen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 05 Temmuz 2004 tarihli bilirkişi raporundan; davacı anne
..ün maddi tazminat hak edişinin 4.011.906.056 TL. davacı baba
ün, maddi tazminat hakedişinin 2.768.193.650 TL. olduğu anlaşılmıştır. Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış, ancak davacıların yakını müteveffanın müterafik kusuru nazara alınmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesine, hükmedilmiş ancak tazminatın takdirinde davacıların yakını müteveffanın müterafik kusuru nazara alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı anne .........e 2.000.000.000 TL. (ikimilyar TL.), davacı baba
.e 1.400.000.000 TL. (birmilyardörtyüzmilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
2- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği farz edilen 12 Kasım 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (yüzdeonbeş) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı anne
.. ile davacı baba
.e ayrı ayrı 1.600.000.000er TL. (birmilyaraltıyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
4- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı kardeşler
..,
.,
.,
.., ve
e ayrı ayrı 350.000.000er TL. (üçyüzellişermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 25 Mayıs 2002 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine karda yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yılık %15 (yüzdeonbeş) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy