(2709 S. K. m. 36, 37, 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı 10 Aralık 2002 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde, 19.06.2002 tarihinde 1 nci Ordu Komutanlığına verdiği şikayet dilekçesinde Fenerbahçe Orduevi Müdürü Top. Alb. .................... hakkında rüşvet almak, memuriyet görevini ihmal, görevi kötüye kullanmak, nüfuz suiistimali, resmi aracı özel işinde kullanmak, erleri kanuna aykırı olarak hizmetçiliğe vermek, emre itaatsizlikte ısrar suçlarını işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, 1 nci Ordu Komutanlığınca 28.06.2002 tarihinde tanzim edilen idari tahkikat raporunda Top. Alb. ....................nın şikayete konu eylemlerinde suç unsuru bulunmadığının belirtildiğini, söz konusu idari tahkikat raporunun 11.10.2002 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, şikayet dilekçesinde ileri sürdükleri bazı olayların değerlendirilmediğini, idari tahkikatın baştan savma ve göstermelik olarak yapıldığını belirterek, idari tahkikat raporunun iptalini talep ve dava etmiştir.
İdari yargı yerinde hukuka uygunluk denetimi yapılacak; iptali söz konusu olabilecek işlemler, idari makamlarca kamu hizmeti yükümlülüğünün ifası için kamu gücü kullanılarak idare hukuku dalında sonuç doğuracak olan işlemlerdir. Bu açıdan idare hukuku esas ve ölçülerine göre idari işlemin yapıcı öğesi organik yapısından ibaret değildir. Daha açık bir deyişle esas işlevi ve devlet yapısı içindeki yeri itibarıyla idari makam konumunda bulunan kamu birimlerinin her türlü irade beyanı, yetki kullanımı idari işleme vücut vermez. Kullanılan yetki ile açıklanan kamusal irade etki ve sonuçlarını idare hukuku alanında göstermelidir ve işlem bu amaçla tesis edilmelidir.
Dava konusu olayda yetki kullanımı, davacının şikayet ettiği Top. Alb. ...nın bir takım eylemlerinin ceza yargısında suç teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi için yapılan idari soruşturma ile sınırlı olup, etki ve sonuçlarıyla ceza hukukunu doğrudan ilgilendirmektedir. Bu açıdan söz konusu idari tahkikat raporunun idari işlem olarak kabulü ve idari yargı yerinde hukuka uygunluk yönünden incelemesi mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İnceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE, 22 Ocak 2003 tarihinde Başkan Hak.Kd.Alb. Osman ŞİMŞEKin karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasanın 36 ve 37 nci maddelerine göre hiçbir mahkeme kendi görevi içinde olmayan bir davaya bakamayacağı gibi kendi görevi içinde olan bir davaya bakmaktan da kaçınamaz. Mahkemelerin görevleri kamu düzeni ile ilgilidir. Taraflar anlaşma yolu ile de bir yargı yerinin görev alanını değiştiremezler. Görevsizlik itirazını tarafların ileri sürmesine gerek yoktur. Mahkemeler her zaman görev konusunu kendiliğinden inceleyebilir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevlerini düzenleyen Anayasanın 157 nci ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete İlişkin İdari İşlem Ve İdari Eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Anayasanın 157 nci ve 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden bakılabilmesi için;
a-Uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin bir idari eylem yada işlemden kaynaklanması,
b-Uyuşmazlık konusu eylem yada işlemin askeri kişiyi ilgilendirmesi,
Koşularının bir arada gerçekleşmiş bulunması gerekir.
Çoğunluk kararında; İdari yargı yerinde hukuka uygunluk denetimi yapılacak; iptali söz konusu olabilecek işlemler, idari makamlarca kamu hizmeti yükümlülüğünün ifası için kamu gücü kullanılarak idare hukuku dalında sonuç doğuracak olan işlemlerdir. Bu açıdan idare hukuku esas ve ölçülerine göre idari işlemin yapıcı öğesi organik yapısından ibaret değildir. Daha açık bir deyişle esas işlevi ve devlet yapısı içindeki yeri itibarıyla idari makam konumunda bulunan kamu birimlerinin her türlü irade beyanı, yetki kullanımı idari işleme vücut vermez. Kullanılan yetki ile açıklanan kamusal irade etki ve sonuçlarını idare hukuku alanında göstermelidir ve işlem bu amaçla tesis edilmelidir.
Dava konusu olayda yetki kullanımı, davacının şikayet ettiği Top.Alb...................nın bir takım eylemlerinin ceza yargısında suç teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi için yapılan idari soruşturma ile sınırlı olup, etki ve sonuçlarıyla ceza hukukunu doğrudan ilgilendirmektedir. Bu açıdan söz konusu idari tahkikat raporunun idari işlem olarak kabulü ve idari yargı yerinde hukuka uygunluk yönünden incelemesi mümkün değildir. denildikten sonra inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın reddine hükmedilmiştir.
Çoğunluk kararında da ifade edildiği gibi idari yargıda iptal davasına konu edilebilecek bir idari işlem bulunmamaktadır.
Davacı İstanbulda serbest Avukatlık yapan sivil bir kişidir.
Ortada iptal davasına konu edilebilecek bir idari işlemin yok olduğu kabul edilmesine, davacı sivil bir kişi olmasına Anayasanın emredici nitelikteki 36, 37 ve 157 nci, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddelerine rağmen görevsizlik kararı verilmeyerek, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli sayılıp hükme gidilmesini mevzuata ve hukuka aykırı bulduğumdan çoğunluk kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy