(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilleri 25 Mayıs 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını P.Asb.Çvş...............in, 14.2.2000 tarihinde P.Er ....................... tarafından silahla vurularak öldürüldüğünü, olay nedeniyle yapılan hazırlık soruşturması sonunda P.Er ..................in Silahlı Fiilen Taarruz Sonucu Üstünü Öldürmek suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığını, yapılan yargılaması sonunda 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 19.12.2000 gün ve 2000/1176 Esas, 2000/1050 Karar sayılı kararı ile Yirmi Yıl Ağır Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirtilerek zararlarının giderilmesi için 60.000.000.000.TL. maddi ve 18.500.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 78.500.000.TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Davacıların adli yardım istemleri AYİM İkinci Dairesinin 4.7.2001 tarih ve Gensek No:2001/998, Esas No: 2001/516 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sırasında Askerî Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 27 Mart 2002 tarih ve Gensek No: 2001/998, Esas No:2001/516, Karar No: 2002/363 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine oy çokluğu ile karar verilmiş, bu karara karşı davalı idarenin karar düzeltme istemleri üzerine yapılan inceleme sonucunda, AYİM İkinci Dairesinin 22 OCAK 2003 tarih ve Gensek No: 2002/2210, Esas No:2003/46 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabulüyle, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın kaldırılarak davaya kalındığı yerden devam edilmesine karar verilmiş ve esasa geçilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını P.Astsb. Çvş................in görevli bulunduğu Gaziantep-Akçakyolun 5.Zh.Tug.1.Hd. Tb. K.lığında 14 Şubat 2000 tarihinde P.Er ............... tarafından silahla vurularak öldürüldüğü, olay nedeniyle yapılan hazırlık soruşturması sonunda P.Er ..............in Silahlı fiilen Taarruz Sonucu Üstünü Öldürmek suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılamsı sonunda 5.Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19 Aralık 2000 gün ve 2000/1176 Esas, 2000/1050 Karar sayılı kararıyla Yirmi Yıl Ağır Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, karar içeriğinde P.Er ..................in müsnet suçu P.Astsb.Çvş...............in makam ve mevkiinin salahiyetine tecavüz etmek suretiyle ağır tahrik altında işlediğinden bahisle cezasından indirim yapıldığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacıların yakını olan P.Astsb.Çvş.................in ölümü sonucunu doğuran maddi olayın askerlik gibi özellikli bir kamu görevinin ifası sırasında davalı idarenin hizmette ajan olarak istihdam ettiği P.Er .................in yine idareye ait olan bir silahı kullanması sonucu meydana geldiği hizmet ile eylem arasında illiyet bağı bulunduğu, bu nedenle zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak ajanın görev kusuru nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 27 Mart 2003 tarihli yazılarında, davacı baba ............... ve anne ...........e vazife malullüğü yetim aylığı bağlanmadığı, ayrıca ilgililere aylık bağlanmaması sebebiyle 3480 sayılı Kanun uyarınca tütün ikramiyesi ödenmediği gibi 4567 sayılı Kanun da uygulanmadığı, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 19 Mart 2003 tarih ve 722860 sayılı işlemi ile 2665 sayılı Kanunun 1 nci maddesi uyarınca müteveffa P.Astsb.Çvş.................in 3 yıl 6 ay 8 gün hizmetine karşılık tespit edilen 10.derece 3.kademe intibak üzerinden hesaplanan 449.870.000 TL. ikramiye ve 4354 sayılı Kanun gereğince 64.730.000 TL. ikramiye farkı olmak üzere toplam 514.600.000 TL. tutarındaki ikramiyenin kanuni mirasçılarına ödenmesine karar verildiği bildirilmiştir.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tazim olunup Mahkememize ibraz edilen 05 Mayıs 2003 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne ...................'in ve davacı baba .................in maddi tazminat hakedişlerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna davacı vekilleri tarafından bilirkişi hesap yöntemine itiraz edildiği anlaşılmakta ise de; bilirkişi hesaplama yöntemi Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun olduğundan davacılar vekillerinin itirazlarına itibar olunmamıştır. Davacıların tüm zararlarının sağlanan yararla tamamıyla ve fazlasıyla karşılandığı anlaşıldığından maddi tazminat talepleri reddedilmiştir.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacıların maddi tazminat hakedişlerinin bulunmaması davacıların istemlerinde haksız oluşlarından değil haklı görülen istemlerinin dava tarihinden sonra T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce, desteğin mevcut hizmeti karşılığı ödenen emekli ikramiyesi ve bunun faizlen-dirilmesine dayandığı, Emekli Sandığı işleminin beklenmesi halinde dava açma süresi geçirilebilecek olduğundan dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak belirmesi karşısında reddedilen maddi tazminatla ilgili olarak istenen miktar üzerinden Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu ve 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminat nazara alınarak davacı anne ..................... ve davacı baba ............ in maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Takdiren davacı kardeşler ......................, ......................, ......................, ......................ve ......................e ayrı ayrı 400.000.000er TL. (Dörtyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminata 14 Şubat 2002 tarihinden 31 Aralık 2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış), 01 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzdeellibeş), 01 Nisan 2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz) yasal faiz yürütülmesine,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 120.000.000 TL. (yüzyirmimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 200.000.000 TL. (ikiyüzmilyon TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Dava duruşmalı görülmekle birlikte reddedilen maddi tazminat miktarı için yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı idare lehine Avukatlık ücreti hükmedilmesine yönündeki istemin REDDİNE,
7- 1602 sayılı AYİM Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelenin gereğince ve tarifenin 10 ncu maddesi nazara alınarak nisbi olarak hesap edilen 200.000.000 TL. (İkiyüzmilyon TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
29 Mayıs 2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy